DİKKAT EKSİKLİĞİ VE HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU (DEHB)
Dikkat eksikliği hiperaktivite/aşırı
hareketlilik bozukluğu, çocuğun “yaşına ve gelişim düzeyine uygun
olmayan aşırı hareketlilik, ataklık ve dikkat sorunları” olarak
tanımlanmaktadır. Günümüzde, okul yaşındaki nüfusun yaklaşık %3 ila
%7'sini etkilemekte, erkek çocuklarda kız çocuklara kıyasla 3-4 kat
daha fazla tanı koyulmaktadır. Gereken dikkat verilmediğinde, DEHB
ergenlik ve erişkinlik döneminde de devam edebilmektedir.
Ø
Dikkat eksikliği ve
hiperaktivitenin belirtileri:
Dikkat eksikliği:
1.
Görevinde, ödevinde ya da oyununda
dikkatini sürdürmede zorlanır.
2.
Kendisiyle konuşulduğunda tam
olarak dinlemiyor gibi görünür.
3.
Okul ödevini ve verilen işi
tamamlamada zorlanır.
4.
Etkinlik ve görev planlamada ve
düzenlemede zorluk çeker.
5.
Belirli bir süre üzerinde zihinsel
çaba gerektiren okul çalışması, ev ödevi gibi görevlerden hoşlanmaz,
kaçınır, isteksiz davranır.
6.
Yapmakta olduğu görev ya da
etkinlik için gerekli olan malzemeyi kaybeder.
7.
Dışarıdan gelen uyarılarla dikkati
kolaylıkla çelinir.
8.
Günlük etkinliklerinde
unutkanlıklar yaşar.
9.
Okul ödevinde, çalışmasında ya da
diğer etkinliklerinde dikkatsizliğinden dolayı ayrıntıları kaçırır
ya da hatalar yapar.
Hiperaktivite:
1.
Eli ayağı boş durmaz, oturduğu
yerde kıpırdanır.
2.
Oturması gereken durumlarda
örneğin; derste kalkıp gezinir.
3.
Uygunsuz bir halde gezinir,
tırmanır.
4.
Oyun ya da eğlence etkinliklerini
sakince sürdürmede zorlanır.
5.
Çoğunlukla hareket halindedir, ya
da kurulmuş motor gibidir.
6.
Çok konuşur.
ÖZELLİKLER
·
DEHB’in (Dikkat eksikliği ve
hiperaktivite bozukluğu) temel özelliği, kalıcı ve sürekli
dikkatsizlik belirtileri ve yerinde duramama diye nitelenen aşırı
hareketliliktir. Yürümeye yeni başlayan bir yada iki yaşındaki bir
çocuğun çok hareketli olması gelişimsel olarak beklenen bir
durumdur. Ancak onbir yaşındaki bir çocuğun sınıfta 10-15 dakika
bile yerinde oturamaması gelişimsel olarak olağan
karşılanmamaktadır. Yine de bir yıl içinde sadece birkaç gün aşırı
hareketli olan çocuğa bu tanı konulamaz. Tanı koyma aşamasında
belirtilerin birden çok ve çeşitli olması beklenmekte, sadece
unutkan olmak yada arkadaşlarına dürtüsel davranmak tanı için
yeterli kabul edilmemektedir
·
DEHB’i olan çocuk çoğunlukla
birinci çocuktur.
·
Aşırı konuşkan ve gürültücü bu
çocukların anneleri de normalden daha konuşkandır,yaşları
ortalamadan küçüktür.
·
Boyu ve kilosu yaşına göre
ortalamanın altındadır.
·
Acıya dayanıklılık görülebilir.
·
Titizliği ve takıntıları vardır
(obsesif-kompulsif tepkiler).
·
El yazısı bozuktur. Sınıfta kalma
oranı normal çocuklara göre iki-üç kat daha fazladır.
·
Bireysel olarak uygulanan IQ
testlerinde bilişsel gelişim olduğundan daha düşük görülmektedir,
Bunun nedeni zihinsel gelişim için gerekli odaklanma eksikliği ve
zihin tembelliğidir.
·
Erkeklerde aşırı hareketlilik ve
dürtüsellik belirtileri daha çok görülmekte iken, kızlarda
dikkatsizlik daha çok görülmektedir.
·
Bir yandan çocukluk dönemleri
boyunca yaramaz olarak nitelenip davranış bozuklukları yanlış
değerlendirilmekte ve önemsenmemektedir. Diğer yandan her yaramazlık
davranışı hiperaktif bozukluk demek değildir.
.
DEHB KONUSUNDA
ÖĞRETMENLERE TAVSİYELER
1. DEHB olan öğrencilere öğretmenler daha
hoşgörülü davranmalı ve ceza yönteminden çok ödül yöntemini
kullanmalıdır.Bu tür çocukların tutarsız ,belirsiz,iyi planlanmamış
ortamlarda kafaları karışır.Dolayısıyla yapılandırılmış bir
ortamda,övgülerle olumlu davranışları pekiştiren bir öğretmen bu
çocuklarla rahatlıkla başa çıkabilir.
2.DEHB olan çocukların dikkatleri çok çabuk
dağılabileceğinden,önlerine farklı uyaranların giremeyeceği şekilde
en ön sırada,pencere ya da kapıdan yada gürültücü çocuklardan uzakta
oturtmak bu çocuklar açısından en verimlisidir.Bunun yanında sık sık
göz teması kurmak da önemlidir.
3.Çocuğun gerçekleştirmesi gereken görevin,ilginç ve dikkat çekici
hale getirlmesi de gereklidir.
4.Sınıfta sürekli hareket halinde olan öğrenciyle özel olarak
konuşup sırasında oturması gerektiğini açıklayın ve neden yerinde
oturmadığını sorun.Her hareketli çocuğun hiperaktif olmayacağı
unutulmamalıdır.Ortamdan kaynaklanan rahatsız edici başka sebepler
de olabilir.
5.Hiperaktif çocuklar tüm ders süresi boyunca sıralarında
oturamayabilirler.Böyle durumlarda belli bir süre ayakta durmasına
izin verin.Oturarak yapması gereken bir işi ayakta yapmasını
sağlayabilirsiniz.
6.DEHB olan öğrencilerin dikkatleri dağıldığında derslerinde
verimli olmaları zordur.Bu nedenle çok uzun süre çalışmasını
beklemek yerine sık sık ara vermesini sağlamak daha verimli bir
çalışma ortamı sağlayacaktır.Her 20 dk da bir 5 dk lık bir ara
vermek yararlı olur.
7.DEHB olan çocuklar için bir konunun ilgi çekici hale getirilmesi
önemlidir.Bunun için dersi anlatırken ses tonunun sık sık
değiştirilmesi uzun konuşmalar yerine görsel materyallerle dersin
sunulması ve mümkünse ilgi duyduğu bir alanda çalışma yapılması
önemlidir.
8.Bu tür çocuklara sınıf içinde olumsuz sözler kullanmak
özgüvenlerinin zedelenmesine yol açabileceğinden olumlu
davranışlarına dikkat çekilerek övülmesi ve ödül ceza yöntemlerinin
uygulanması özgüveninin pekişmesi açısından önemlidir.
9.DEHB olan çocuklar çabuk unutma sorunu yaşadıklarından onlara
mesaj iletirken sık sık tekrarlamalı,açık ve net ifade edilmelidir
,verilen yönergeler,ödevler,görevler daha kısa olmalıdır.
10.DEHB bir hastalıktır.Öğrencilerin davranışları sizi
kızdırmak,inatlaşmak için yapmadığını hatırlayarak onlara anlayış
göstermeli ,davranışlarının bir kısmını görmezden gelmeli ve
ihtiyacı olduğunda ona hareket alanı sağlayın.
11.Çocuğu olduğu gibi kabul ederek ebeveynlerle de sürekli iletişim
halinde olun.
DİKKAT EKSİKLİĞİ
KONUSUNDA ÖĞRETMENLERE ÖNERİLER
1.Soru soracağınız zaman gözlerinizi
öğrencileriniz üzerinde sessizce gezdirerek, sınıfta heyecan
yaratın.
2.Öğrencilerinize, ders sırasında sürpriz
sorular sorarak dikkatlerini yalnızca sıraları geldiğinde
toplamalarını engelleyin.
3.Sürpriz sorularınızdan birini soracağınız
yolunda önceden bir sinyal verin.
4.Anlattığınız konuya ya da soracağınız
soruya öğrencinizin ismini katın.
5.Dikkati dağılmaya başlayan öğrencinize (anlatığınız
konuyla ilgili olması şart değil) basit bir soru sorun.
6.Öğrencinizle aranızda geçmiş özel bir
şakayı tekrarlayarak dikkatini çekmeye çalışın.
7.Dikkati kolayca dağılan öğrencinize yakın
durun ve ders anlatırken ara sıra elinizi onun omuzuna koyun.
8.Ders anlatırken sınıfta yürüyerek, dikkati
dağılan öğrencinin yanından geçerken anlatmakta olduğunuz satırı
önündeki kitapta gösteriniz.
9.Derslerin ve ödevlerin uzun olmamasına özen
gösteriniz.
10.Fiziki ve düşünsel aktiviteleri dönüşümlü
olaak uygulayınç
11.Derslerinizi, filmler, kasetler,
resimlerle ya da küçük çalışma grupları oluşturarak ya da
öğrencilerin birbirlerine soru sormalarına olanak tanıyarak ilginç
hale getirmeye çalışın.
12.Öğrencilerinizin özel meraklarını ders
konularına katmaya çalışın.
13.Basit, anlaşılması kolay direktifler
verin.
14.Hayal kurmayı günlük hayatın içinde
yapılması gereken zamanlı bir aktivite olarak öğretin.
15.Öğrencilerinize kendi kendilerini
gözlemlemeyi öğretin.
16.Öğrencilerinize
yapmalarını istediğiniz şeyleri yumuşak bir ses tonuyla söyleyin


Dikkat
Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) sadece çocuklarda değil
yetişkinlerde de görülebilen dikkatin bir noktaya
yoğunlaştırılamaması ve sık sık dikkatin farklı konulara kayması
şeklinde tanımlanabilir. DEHB, 1902 yılında İngiliz Doktor George
Still tarafından tanımlanmadan önce çocuklarda bir 'yaramazlık'
sorunu şeklinde anlaşılıyordu. Bunu yapan çocuklar da doğal olarak
yaramaz sıfatıyla anılıyordu ve ailenin göstereceği sert tutumla bu
sorunun üstesinden gelinebileceğine inanılıyordu. Ama DEHB, sadece
çocuğun yaramaz olması değil, arkasında biyolojik nedenlerin olduğu
ve uygun yöntemlerin uygulanmasıyla ilerleyen yaşlarda iyice
azaltılabilen hatta yok edilebilen bir durumdur genetik fiziksel bir
bozukluktur.
Dikkat
eksikliği Hiperaktivite/aşırı hareketlilik bozukluğu, çocuğun
“yaşına ve gelişim düzeyine uygun olmayan aşırı hareketlilik,
ataklık ve dikkat sorunları” olarak tanımlanmaktadır(APA, 1994).
Dikkat eksikliği ve aşırı hareketlilik, bireyi, anne-babasını ve
öğretmenini sürekli meşgul eden önemli bir sorun haline gelmiştir.
Bu bozukluğu olan bireyleri; aileleri ve öğretmenleri “kavgacı,
asabi, çabuk düş kırıklığına uğrayıp, sıklıkla ağlayan, hayallere
dalan, başkasının konuşmasını kesen, yaramaz, kurallara uymayan,
derslerde eşyalarını kaybeden çabuk heyecanlanan ve oturduğu yerden
sık sık kalkan” olarak tanımlamaktadır. Bu tür tanımlamalar, çocuğun
benlik algısının düşürüp, sosyal ilişkilerini ve eğitim sürecini
olumsuz etkilemektedir. İlk çocukluk dönemindeki anne-babanın eğitim
hataları, çocuktan aşırı beklenti, az/yanlış isteklendirme, gelişim
krizleri, olumsuz yaşam koşulları, bulunulan ortamdaki olumsuz
yaşantılar, beslenme, anne-babanın çocuklara ayırdıkları zamanın
sınırlılığı ve kitle iletişimi araçlarının etkisi zaman zaman
bireylerde DEHB’ye benzer aşırı hareketlilik ve dikkat toplama
zorluklarıyla karıştırılmakta ve hiperaktivite/aşırı
hareketlilik/dikkat dağınıklığı bozukluğu olarak
etiketlendirilmektedir.
Dikkat
eksikliğinin genel olarak 3 temel özelliği vardır:
1.
Dikkat dağınıklığı (dikkati odaklayamama, dalıp gitme)
2.
Fiziksel Hiperaktivite (yerinde duramama, sürekli kıpırdanma, işten
işe atlama)
3.
Dürtülere göre davranma (düşünmeden hareket etme, sonra da pişman
olma)
AŞIRI HAREKETLİLİK (HİPERAKTİVİTE)
Aslında
her çocuğun hareketli olması beklenir. Çocuk koşar, düşer ve gürültü
çıkararak oynar. Bunların hepsi doğal karşılanabilir. Ancak DEHB’da
ise çocuğun hareketliği aşırıdır ve yaşıtlarıyla kıyaslandığında
farklılık hemen anlaşılır. Genellikle bu çocuklar bir motor
tarafından sürülüyormuş gibi sürekli hareket halindedirler. Bitmek
tükenmek bilmeyen bir enerjileri vardır. Yükseklere tırmanır, koltuk
tepelerinde gezer, ev içinde koşuşturur ve dur sözünden anlamazlar.
Sakin bir şeklide oynamayı beceremez, bir süre sakin bir şekilde
oturamazlar. Oturmaları gereken durumlarda ise elleri ayakları kıpır
kıpırdır. Çok konuşur, iki kişi konuşurken sık sık lafa girerler.
Masanın başında oturamaz, dolayısıyla derslerini uygun mekanlarda
çalışamazla
DİKKAT EKSİKLİĞİ
Çocukta
dikkat kusuru özellikle eğitim hayatının başlamasıyla belirgin hale
gelir. Okul öncesi dönemde de her şeyden çabuk sıkılan ve bıkan bu
çocuklar, oyuncaklardan dahi sıkılıp kısa bir süre sonra onları
parçalamayı tercih ederler. Okulun başlamasıyla birlikte öğrenmeye
karşı ilgisizdirler. Ödev yapmayı sevmez, anne/baba ve öğretmenin
zoruyla ödev yaparlar. Ödevleri yapmakta hayli zorlanırlar. Masanın
başına oturamaz, otursalar dahi çeşitli bahaneler uydurarak
(tuvalete gitme, su içme gibi) sık sık masa başından kalkarlar. Anne
/babayı ders çalışırken sürekli yanlarında isterler. Üzerine
aldıkları bir işi sürekli bitirmekte zorlanır, bir işi bitirmeden
hemen diğerine geçerler. Kendileriyle konuşulduğunda sanki konuşanı
dinlemiyormuş görüntüsü verirler. Bir komutu birkaç defa söyledikten
sonra yerine getirirler.
Sınıfta
dersi takip etmedikleri gözlenir. Dışarıdan gelen uyarılarla hemen
dikkatleri dağılır. Ders dışı işlerle fazlaca ilgilenir, elindeki
kalem, defter ve oyuncak gibi malzemeyle uğraşır, dersi takip
edemezler. Derste sıkılmaları nedeniyle sınıfın dikkatini ve
huzurunu bozacak davranışlar sergileyebilirler. (derste konuşma,
arkadaşlarına laf atma ve garip asker çıkarma gibi).
Okuma
ve yazma kaliteleri yaşıtlarından kötü, defter düzeni ve yazıları
bozuk olabilir. Okurken sık hata yapabilir ve cümlenin sonunda
kelime uydurmalarına rastlanabilir. Unutkandırlar. Sınıfta sık eşya
kaybetme yanında, iyi öğrendiklerini düşündüğünüz bir bilgiyi de
çabuk unutabilirler. Kendilerine uygun bir çalışma düzeni ve sistemi
geliştiremezler. Okuma ve yazmayı genellikle sevmezler. Ders kitabı
okumanın yanında hikaye ve roman türü kitapları okumaya karşı da
isteksizdirler.
Yaşanan
tüm bu öğrenme zorluklarına sınavlarda dikkatsizce yapılan hatalar
eklenir. Sabırsızlıkları nedeniyle soruları hızlıca okuma, tam
okumama ve yanlış okumalara sık rastlanır. Bu nedenle çok iyi
bildikleri bir soruyu dahi yanlış cevaplayabilirler. Test
sınavlarında çeldiricilere kolaylıkla kanarlar. Özellikle ilkokula
başladığı yıllarda sınav kağıdını öncelikle vermeyi marifet
sayarlar. Sonunda bilgileri ve bildiklerinden daha azı oranında not
alırlar.
Dikkat
eksikliği okul öncesi dönemde pek fark edilmeyebilir. Ancak bu
çocukların bir kısmı ders dışı işlerde de çabuk sıkılma belirtileri
gösterirler. Zeka düzeyi iyi olan ve ek olarak özel öğrenme güçlüğü
olmayan çocuklar ilkokulun 3.ve 4.sınıflarına kadar derslerde sorun
yaşamayabilirler. Çalışmadıkları ve dersi iyi takip etmedikleri
halde notları kötü olmayabilir. Derslerin ağırlaşmasıyla birlikte
başarıda ciddi düşüşler yaşanmaya başlanır.
Ev
içinde günlük yapmaları gereken işler konusunda sorumluluk almak
istemezler. Genellikle dağınıktırlar ve kurallardan hoşlanmazlar.
IMPULSİVİTE
(DÜRTÜSELLİK)
Sonunu
düşünmeden eyleme geçme olarak tarif edilebilecek olan impulsivite,
bu çocukların uyumlarını bozan en ciddi belirti kümesidir.
Sabırsızlıkları, sırasını beklemekte güçlük çekmeleri ve yönergeleri
dinlemeleri tipik özellikleridir. Sonuçta kendisi ve çevresindekiler
için zararlı olabilecek fevri hareketleri ve sınır tanımadaki
zorlukları davranış sorunlarının ilk habercileri gibidir.
Yaşıtlarıyla birlikte olduklarında olaylara aşırı tepki vermeleri ve
fiil ve sözle arkadaşlarını rahatsız etmeleri nedeniyle toplum
içinde istenmeyen adam ilan edilirler.
Dikkat
dağınıklığı olan çocuklar anne, babaları veya öğretmenlerinin
dikkatlerini kolayca çekebilirler. Bu yüzden bu özelliğe sahip
öğrencilerin olabildiğince erken yaşlarda teşhis edilip, bu sorunun
aşılması çok önemlidir.
1.
Dikkat dağınıklığı olan çocuklar, bir
şeye yoğunlaşmakta güçlük çeker. Bunun anlamı, beyinleri ortama bir
bağlanır bir kapanır. Çevre ile bağlantıları kesildiğinde, bu
çocuklar o an önemli olmayan şeylerle ilgilenmeye başlarlar. Bu
onların önemli olan şeyleri kaçırmasına sebep olur.
2.
Sınıftayken, akılları başka yere gider.
Örneğin, pencereden dışarıyı seyrederler, saatin tik taklarına
takılırlar ya da bir önceki akşam televizyonda izledikleri bir şey
üstüne düşünürler.
3.
Bazen kendilerini okulda çok yorgun ve
sıkılmış hissederler. Bu, özellikle oturmaları ve dinlemeleri ya da
okul çalışmalarını yapmaları gerektiğinde olur.
4.
Dikkat dağınıklığı olan çocukların
akılları hızlı işler. Bu yüzden pek çok hata yapabilirler. Bazen çok
hareketli olurlar. Bedenleri durmadığından, insanlar onlara
hiperaktif der. Oturmaları gerektiğinde yerlerinde duramaz ve
dolaşırlar. Bu onların bitirmeleri gereken işlere mani olur ve
çevrelerindeki insanları da rahatsız eder. Pek çok kez, dikkat
dağınıklığı olan çocuklar, düşünmeden hareket eder ve konuşurlar. Bu
yüzden dürtüseldirler. Bunun sonucunda kastetmedikleri şeyleri
söyler ve yaparlar. Bazen de başları derde girer.
5.
Dikkat dağınıklığı olan bazı çocuklar,
devamlı yeni oyunlar oynamak, yeni oyuncaklar ve heyecan ister. Bir
şeyi istediklerinde de oldukça ısrarcı olabilirler.
ANNE BABAYA ÖNERİLER
İlk
olarak çocuğu olduğu gibi kabul etmek, ona değer verdiğinizi ve onu
sevdiğinizi hissettirmek çocuğun “ben değerliyim, ben önemliyim”
duygusunu yaşamasını sağlayacaktır. Çocuğun benlik algısı olumlu
olacak ve böylelikle özgüveni artacaktır.
Anne ve
babanın etkili iletişim kurallarını bilerek çocuğu ile olumlu bir
iletişim ortamı sağlaması gereklidir. Anne baba empati kurarak, “sen
dili” yerine “ben dili”ni kullanarak ve etkin dinlemeyi bilerek
çocuğu ile iletişim kurmalıdır.
Çocuğun
başarılı olma duygusunu yaşaması sağlanmalıdır.
Çocuğa
karmaşık olmayan, yapabileceği tek tek görevler verilerek sorumluluk
duygusu kazanması sağlanmalıdır.
Ev
içinde arkadaşça, kararlı ve adil bir disiplin uygulanmalıdır.
İstenmeyen bir davranışın sonucunda ne olacağı anlatılmalıdır.
Çocuktan yapabileceğinden fazlası beklenmemelidir.
Ev
içerisinde çocuğun ders çalışması için şartlar olumsuz olsa dahi,
günün belirli bir saatinde (her gün aynı saat) şartları olumlu hale
getirerek çocuğun motivasyonunu sağlaması önemlidir. Her gün aynı
saatte, aynı yerde oturup ders çalışması sağlanabilir. Ders çalışma
saatini çocuk kendisi belirlemelidir, anne baba ders çalışma saati
yaklaşırken hatırlatabilir.
Ders
çalışmaya çocuğun sevdiği dersten başlanması daha etkili olacaktır,
ancak çocuk hep sevdiği dersi çalışmak istiyorsa o zaman bu ders
için de bir süre konulmalıdır.
Oyun
bir çocuğun yaşamında çok önemli bir yere sahiptir. Çocukların
kelime haznesi çok olmadığı ve kendilerini sözel olarak ifade
etmekte güçlük yaşadıkları oyunlarla kendilerini ifade ederler.
Dikkat toplamada da oyunlar özellikle “rol oyunlar” çok önemlidir.
Ev
içinde dikkati ve sosyal becerileri arttıran oyunlar şunlardır:
Domino, dama, satranç, tavla, mikado çöpleri, bilgisayar oyunlar,
hafıza kartları vs. dışarıda oynanabilecek oyunlar ise: Sek sek
oynama, kulaktan kulağa, ip atlama, birdir bir, misket, uzun eşek,
saklambaç vs.
Çocuğun
kurallara uyumunu ve sosyal becerilerini geliştirici ayrıca enerji
harcamalarını sağlayıcı bir takım etkinlikler de söz konusudur.
Bunlar ise; doğa faaliyetleri, basketbol, futbol, hentbol, voleybol,
yüzme, tiyatro, drama, resim yapma, balık tutma vs. Ancak dikkat
edilmesi gereken en önemli noktalardan biri de bu etkinliklerin,
spor faaliyetleri belirlenirken çocuğun ilgi alanını, becerilerini
ve kişilik özelliklerini de göz ardı etmemektedir.


Bu hastalıkta
dikkat eksikliği ve aşırı hareketlilik ön planda ve hemen her zaman
bulunan belirtiler olduğu için bu rahatsızlık DİKKAT EKSİKLİĞİ-HİPERAKTİVİTE
BOZUKLUĞU olarak litaratüre geçmiştir.
Bu hastalığın en çarpıcı
belirtileri dikkat eksikliği, aşırı hareketlilik ve
ataklıktır. Bu üç belirti her çocukta değişik oranlarda
görülebilir.
Motor Davranışlarda
Bozukluklar : Bu çocuklar aşırı hareketlidirler. Bu durum
yürümeye başlamaları ile birlikte göze çarpar ve giderek artar.
Özellikle okul döneminde, grup içinde başkalarını rahatsız edici
düzeye varır. Hareketleri amaca yönelik değildir. Durmak yorulmak
bilmeden birbiri arkasına gelen uyarıları takip ederler. İnce motor
hareketlerdeki koordinasyon bozukluğu ve beceri yetersizliği
belirgindir. Örneğin düğmeleri ilikleyemezler, topu atıp tutamazlar.
Bilişsel İşlevlerde
Bozukluklar : En çarpıcı belirtilerdendir. Dikkat süresi
kısadır. Yoğunlaşma yetisi düşüktür. Bu yüzden zekaları normal
olmasına karşın öğrenme güçlüğü ve okul başarısızlığı sıklıkla
görülür. Bellek yönelim yerindedir. Yargılama bozulabilir.
Kişiler arası
İlişkilerde Bozukluklar : Kısa süreli ilişki kurar, fakat
arkadaş olamazlar. Örneğin, bir nedenle arkadaşına tükürür veya
sopayla dürter, saçını çeker, rahatsız edecek davranışlarda
bulunurlar ve bu yüzden arkadaşlığı sürdüremezler.
Ruhsal Bozukluklar
:Bu çocuklar ataktırlar; çabuk uyarılırlar. Tehlikeyi
kavrayamazlar; kazalara uğramamaları için sıkı bir denetim gerekir.
Çabuk heyecanlanır, coşkulu duruma girebilirler. Küçük nedenlerle
ağlamalar, tutturmalar, aşırı neşe belirtileri gösterebilirler.
Engellenmeye dayanma güçleri zayıftır.
İnsan resmi
çizmelerinde, yazılarında, geometrik şekilleri bakarak kopya
etmelerinde bozukluk saptanabilir.
A.B.D’de ergenlik öncesi
çağda çocukların %3’ü bu sendromu göstermektedirler. Kliniklere
başvuran bütün vakalar içinde erkeklerde kızlara göre 6-10 defa
fazla görülmektedir. Yakın akrabalarda görülme sıklığı yüksektir. Bu
ailelerde gelişme bozuklukları, alkol bağımlılığı, davranış
bozukluğu, kişilik bozukluğu sık görülmektedir.
Başlangıç yaşı her ne
kadar 3-4 yaş olarak gösteriliyorsa da belirtiler daha küçük
yaşlarda izlenebilir. Bebekliklerinde anne babalar tarafından
huysuz, huzursuz, uykusuz güç bir bebek olarak tanımlanırlar.
Yürümeye başladıktan sonra çok yorucu bir çocuk olduğu söylenir.
Bazı ailelerde okul öncesi çağda hareketliliğini zekasına,
canlılığına verilir ve doğal kabul edilir. Çoğu zaman okula başlar
başlamaz öğretmenin uyarısı ile çocuk ruh sağlığı kliniklerine
gönderilirler.
10 yaşından sonra aşırı
hareketliliği azalır. Okul başarısızlıkları devam eder. Bu dönemde
topluma aykırı davranışlar ortaya çıkar. Saldırganlık, çalmalar,
kaçmalar sıklıkla görülen belirtilerdir. Bu davranış ve uyum
bozuklukları yetişkin çağda da sürebilir.
Oluş Nedenleri :
Bu bozukluğun oluşumunda bir çok etkenin rol oynadığı
sanılmaktadır. Yayınlarda bilinen yada bilinmeyen nedenlerle
beyinde minimal bir zedelenmeden söz edilir. Bu yapısal etken ile
çocuğun karşılaştığı ruhsal etkenlerin etkileşimi sonucunda
hastalığın değişik belirtileri,değişik oranda ve şiddette ortaya
çıkmaktadır.
Ayırıcı Tanı
: Şu hastalıklarla karıştırılabilir. Nevrotik Çocuklar,
aşırı hareketlilik, dikkatsizlik, ataklık belirtileri
gösterebilirler. Ancak bunlar ilgilerini çeken bir konu olduğunda
(resim yapma, oyun oynama, müzik gibi) dikkatlerini
yoğunlaştırabilirler. Oyunları organize, çizgileri yaşlarına
uygundur. Hareketleri amaçsız değildir.
Gidiş ve Sonlanış:
Bu çocukların çoğunda davranış bozuklukları ergenlik ve yetişkinlik
çağında da sürer. Genellikle aşırı hareketlilik azalır, atak,
dürtüsel ve suça yönelik davranışları artar. Bir bölümü de ergenlik
ya da yetişkinlik çağında belirgin bir düzelme gösterir.
Tedavi :
Nedene yönelik değil, belirtilere yönelik tedavi söz konusudur.
Aşırı hareketlilikleri, dikkat kusurları üzerinde olumlu sonuç
alınması tedavinin temel amacıdır. Ailenin tüm bireylerinin tedaviye
katılımı çok önemlidir. Çocuğun gereksinimlerine yatkın, ilgili,
sevecen, kronolojik yaşına değil, gelişimsel yaşamına göre kurallar
koyup, disiplin uygulayan ve bunda tutarlı olan bir aile ortamı bu
çocuklar için en yararlı ortamdır. Aşırı hoşgörülü ve aşırı
disiplin ise uygun olmayan ortamdır. Aile bireylerine bu konuda
danışmanlık yapılmalıdır. Böyle bir çocuğun aile bireylerinden biri
olmak kolay değildir. Aile parçalanmaları ya da bireyler arasında
uyumsuzluk sık görülür. Böyle durumlarda aile tedavisi yapılmalıdır.
Çocuğa davranış tedavisi uygulanabilir.
İlaç Tedavisi
: Ritalin başarı ile kullanılmaktadır. Hastaların 2/3’sinin
davranışlarında önemli düzelmeler görülmektedir. Baş ağrısı, mide
bulantısı, uykusuzluk, gibi yan etkililerine dikkat edilmelidir.
Tofranil kullanılabilirse de stimülanlar kadar etkili değildir.
ÖNEMLİ NOT : YUKARIDAKİ İLAÇ İSİMLERİ
ÖĞRETMENLERİ BİLGİLENDİRMEK AMACIYLA YAZILMIŞTIR. HİÇBİR ŞEKİLDE BU
TÜR ÖZELLİKTE OLAN ÖĞRENCİLERE BU İLAÇLAR, ÖĞRETMEN TARAFINDAN
TAVSİYE EDİLMEMELİDİR.
Dikkat Geliştirmeye Yönelik
Oyunlar 1
Bu oyunlar ve alıştırmalar,
çocuklarla birlikte oynayabileceğiniz, hem eğlenmeye, hem de
öğrenmeye yönelik etkinliklerdir. Çocuğunuzun dikkat dağınıklığını
tedavi edecek türde değildir, ancak dikkatini toplamasına yardımcı
olacaktır. Oyunlar sadece dikkat dağınıklığı teşhisi konulan
çocuklarla ilgili olmayıp, yaşı gereği her çocukta bulunan dikkat
dağınıklığı sorununa yardımcı olmak amacıyla hazırlanmıştır.
Farklı Olanı Bulma
|
 |
Aşağıdaki sırada bulunan 4 resimden bir
tanesi diğerlerine benzememektedir. Farklı olan resmi bul ve
neden farklı olduğunu anlat. |
|
|
 |
Aşağıda her sırada bulunan dört nesneden
biri diğerlerine benzememektedir. Farklı olanı bul ve
açıkla.
|
Bu alıştırmadaki
resimlerden kendiniz de üretebilirsiniz. Yalnızca resimlerle sınırlı
kalmayıp oyuncaklarla veya resimlerdekine benzer nesneleri masa
üstüne dizerek alıştırma yapabilirsiniz. Farklı olan nesneyi
belirlerken; renk, şekil, kullanım amacı, tür, şekil gibi farklı
özellikleri göz önüne alın.
Resmi Hafızaya Alma
Yönerge: Aşağıdaki resme
dikkatli bakmanı istiyorum. Daha sonra resmi kapatıp sana resimle
ilgili sorular soracağım.
Resmi kapattıktan sonra:
- Kaç tane çocuk vardı?
- Piknik masasının
altında ne vardı?
- Üzerinde meyveler olan
bir ağaç vardı, hangi meyve ağacı idi?