DİKKAT EKSİKLİĞİ VE HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU (DEHB)

 

         Dikkat eksikliği hiperaktivite/aşırı hareketlilik bozukluğu, çocuğun “yaşına ve gelişim düzeyine uygun olmayan aşırı hareketlilik, ataklık ve dikkat sorunları” olarak tanımlanmaktadır. Günümüzde, okul yaşındaki nüfusun yaklaşık %3 ila %7'sini etkilemekte, erkek çocuklarda kız çocuklara kıyasla 3-4 kat daha fazla tanı koyulmaktadır. Gereken dikkat verilmediğinde, DEHB ergenlik ve erişkinlik döneminde de devam edebilmektedir.

 

Ø     Dikkat eksikliği ve hiperaktivitenin belirtileri:

 

Dikkat eksikliği:

1.      Görevinde, ödevinde ya da oyununda dikkatini sürdürmede zorlanır.

2.      Kendisiyle konuşulduğunda tam olarak dinlemiyor gibi görünür.

3.      Okul ödevini ve verilen işi tamamlamada zorlanır.

4.      Etkinlik ve görev planlamada ve düzenlemede zorluk çeker.

5.      Belirli bir süre üzerinde zihinsel çaba gerektiren okul çalışması, ev ödevi gibi görevlerden hoşlanmaz, kaçınır, isteksiz davranır.

6.      Yapmakta olduğu görev ya da etkinlik için gerekli olan malzemeyi kaybeder.

7.      Dışarıdan gelen uyarılarla dikkati kolaylıkla çelinir.

8.      Günlük etkinliklerinde unutkanlıklar yaşar.

9.      Okul ödevinde, çalışmasında ya da diğer etkinliklerinde dikkatsizliğinden dolayı ayrıntıları kaçırır ya da hatalar yapar.

 

Hiperaktivite:

1.      Eli ayağı boş durmaz, oturduğu yerde kıpırdanır.

2.      Oturması gereken durumlarda örneğin; derste kalkıp gezinir.

3.      Uygunsuz bir halde gezinir, tırmanır.

4.      Oyun ya da eğlence etkinliklerini sakince sürdürmede zorlanır.

5.      Çoğunlukla hareket halindedir, ya da kurulmuş motor gibidir.

6.      Çok konuşur.

 

ÖZELLİKLER

·         DEHB’in (Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu) temel özelliği, kalıcı ve sürekli dikkatsizlik belirtileri ve yerinde duramama diye nitelenen aşırı hareketliliktir. Yürümeye yeni başlayan bir yada iki yaşındaki bir çocuğun çok hareketli olması gelişimsel olarak beklenen bir durumdur. Ancak onbir yaşındaki bir çocuğun sınıfta 10-15 dakika bile yerinde oturamaması gelişimsel olarak olağan karşılanmamaktadır. Yine de bir yıl içinde sadece birkaç gün aşırı hareketli olan çocuğa bu tanı konulamaz. Tanı koyma aşamasında belirtilerin birden çok ve çeşitli olması beklenmekte, sadece unutkan olmak yada arkadaşlarına dürtüsel davranmak tanı için yeterli kabul edilmemektedir

·         DEHB’i olan çocuk çoğunlukla birinci çocuktur.

·         Aşırı konuşkan ve gürültücü bu çocukların anneleri de normalden daha konuşkandır,yaşları ortalamadan küçüktür.

·         Boyu ve kilosu yaşına göre ortalamanın altındadır.

·         Acıya dayanıklılık görülebilir.

·         Titizliği ve takıntıları vardır (obsesif-kompulsif tepkiler).

·         El yazısı bozuktur. Sınıfta kalma oranı normal çocuklara göre iki-üç kat daha fazladır.

·         Bireysel olarak uygulanan IQ testlerinde bilişsel gelişim olduğundan daha düşük görülmektedir, Bunun nedeni zihinsel gelişim için gerekli odaklanma eksikliği ve zihin tembelliğidir.

·         Erkeklerde aşırı hareketlilik ve dürtüsellik belirtileri daha çok görülmekte iken, kızlarda dikkatsizlik daha çok görülmektedir.

·         Bir yandan çocukluk dönemleri boyunca yaramaz olarak nitelenip davranış bozuklukları yanlış değerlendirilmekte ve önemsenmemektedir. Diğer yandan her yaramazlık davranışı hiperaktif bozukluk demek değildir.

.

DEHB KONUSUNDA ÖĞRETMENLERE TAVSİYELER

 

1. DEHB olan öğrencilere öğretmenler daha hoşgörülü davranmalı ve ceza      yönteminden  çok ödül yöntemini kullanmalıdır.Bu tür çocukların tutarsız ,belirsiz,iyi planlanmamış ortamlarda kafaları karışır.Dolayısıyla yapılandırılmış bir ortamda,övgülerle olumlu davranışları pekiştiren bir öğretmen bu çocuklarla rahatlıkla başa çıkabilir.

2.DEHB olan çocukların dikkatleri çok çabuk dağılabileceğinden,önlerine farklı uyaranların giremeyeceği şekilde en ön sırada,pencere ya da kapıdan yada gürültücü çocuklardan uzakta oturtmak bu çocuklar açısından en verimlisidir.Bunun yanında sık sık göz teması kurmak da önemlidir.

3.Çocuğun gerçekleştirmesi gereken görevin,ilginç ve dikkat çekici hale getirlmesi de gereklidir.

4.Sınıfta sürekli hareket halinde olan öğrenciyle özel olarak konuşup sırasında oturması gerektiğini açıklayın ve neden yerinde oturmadığını sorun.Her hareketli çocuğun hiperaktif olmayacağı unutulmamalıdır.Ortamdan kaynaklanan rahatsız edici başka sebepler de olabilir.

5.Hiperaktif çocuklar tüm ders süresi boyunca sıralarında oturamayabilirler.Böyle durumlarda belli bir süre ayakta durmasına izin verin.Oturarak yapması gereken bir işi ayakta yapmasını sağlayabilirsiniz.

6.DEHB olan öğrencilerin dikkatleri dağıldığında  derslerinde verimli olmaları zordur.Bu nedenle çok uzun süre çalışmasını beklemek yerine sık sık ara vermesini sağlamak daha verimli bir çalışma ortamı sağlayacaktır.Her 20 dk da bir 5 dk lık bir ara vermek yararlı olur.

7.DEHB olan çocuklar için bir konunun ilgi çekici hale getirilmesi önemlidir.Bunun için dersi anlatırken ses tonunun sık sık değiştirilmesi uzun konuşmalar yerine görsel materyallerle dersin sunulması ve mümkünse ilgi duyduğu bir alanda çalışma yapılması önemlidir.

8.Bu tür çocuklara sınıf içinde olumsuz sözler kullanmak özgüvenlerinin zedelenmesine  yol açabileceğinden  olumlu davranışlarına dikkat çekilerek övülmesi ve ödül ceza yöntemlerinin uygulanması özgüveninin pekişmesi açısından önemlidir.

9.DEHB olan çocuklar çabuk unutma sorunu yaşadıklarından onlara mesaj iletirken sık sık tekrarlamalı,açık ve net ifade edilmelidir ,verilen yönergeler,ödevler,görevler daha kısa olmalıdır.

10.DEHB bir hastalıktır.Öğrencilerin davranışları sizi kızdırmak,inatlaşmak için yapmadığını hatırlayarak onlara anlayış göstermeli ,davranışlarının bir kısmını görmezden gelmeli ve ihtiyacı olduğunda ona hareket alanı sağlayın.

11.Çocuğu olduğu gibi kabul ederek ebeveynlerle de sürekli iletişim halinde olun.

 

DİKKAT EKSİKLİĞİ KONUSUNDA ÖĞRETMENLERE ÖNERİLER

1.Soru soracağınız zaman gözlerinizi öğrencileriniz üzerinde sessizce gezdirerek, sınıfta heyecan yaratın.

2.Öğrencilerinize, ders sırasında sürpriz sorular sorarak dikkatlerini yalnızca sıraları geldiğinde toplamalarını engelleyin.

3.Sürpriz sorularınızdan birini soracağınız yolunda önceden bir sinyal verin.

4.Anlattığınız konuya ya da soracağınız soruya öğrencinizin ismini katın.

5.Dikkati dağılmaya başlayan öğrencinize (anlatığınız konuyla ilgili olması şart değil) basit bir soru sorun.

6.Öğrencinizle aranızda geçmiş özel bir şakayı tekrarlayarak dikkatini çekmeye çalışın.

7.Dikkati kolayca dağılan öğrencinize yakın durun ve ders anlatırken ara sıra elinizi onun omuzuna koyun.

8.Ders anlatırken sınıfta yürüyerek, dikkati dağılan öğrencinin yanından geçerken anlatmakta olduğunuz satırı önündeki kitapta gösteriniz.

9.Derslerin ve ödevlerin uzun olmamasına özen gösteriniz.

10.Fiziki ve düşünsel aktiviteleri dönüşümlü olaak uygulayınç

11.Derslerinizi, filmler, kasetler, resimlerle ya da küçük çalışma grupları oluşturarak ya da öğrencilerin birbirlerine soru sormalarına olanak tanıyarak ilginç hale getirmeye çalışın.

12.Öğrencilerinizin özel meraklarını ders konularına katmaya çalışın.

13.Basit, anlaşılması kolay direktifler verin.

14.Hayal kurmayı günlük hayatın içinde yapılması gereken zamanlı bir aktivite olarak öğretin.

15.Öğrencilerinize  kendi kendilerini gözlemlemeyi öğretin.

16.Öğrencilerinize yapmalarını istediğiniz şeyleri yumuşak bir ses tonuyla söyleyin

 

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) sadece çocuklarda değil yetişkinlerde de görülebilen dikkatin bir noktaya yoğunlaştırılamaması ve sık sık dikkatin farklı konulara kayması şeklinde tanımlanabilir. DEHB, 1902 yılında İngiliz Doktor George Still tarafından tanımlanmadan önce çocuklarda bir 'yaramazlık' sorunu şeklinde anlaşılıyordu. Bunu yapan çocuklar da doğal olarak yaramaz sıfatıyla anılıyordu ve ailenin göstereceği sert tutumla bu sorunun üstesinden gelinebileceğine inanılıyordu. Ama DEHB, sadece çocuğun yaramaz olması değil, arkasında biyolojik nedenlerin olduğu ve uygun yöntemlerin uygulanmasıyla ilerleyen yaşlarda iyice azaltılabilen hatta yok edilebilen bir durumdur genetik fiziksel bir bozukluktur.

Dikkat eksikliği Hiperaktivite/aşırı hareketlilik bozukluğu, çocuğun “yaşına ve gelişim düzeyine uygun olmayan aşırı hareketlilik, ataklık ve dikkat sorunları” olarak tanımlanmaktadır(APA, 1994).

Dikkat eksikliği ve aşırı hareketlilik, bireyi, anne-babasını ve öğretmenini sürekli meşgul eden önemli bir sorun haline gelmiştir. Bu bozukluğu olan bireyleri; aileleri ve öğretmenleri “kavgacı, asabi, çabuk düş kırıklığına uğrayıp, sıklıkla ağlayan, hayallere dalan, başkasının konuşmasını kesen, yaramaz, kurallara uymayan, derslerde eşyalarını kaybeden çabuk heyecanlanan ve oturduğu yerden sık sık kalkan” olarak tanımlamaktadır. Bu tür tanımlamalar, çocuğun benlik algısının düşürüp, sosyal ilişkilerini ve eğitim sürecini olumsuz etkilemektedir. İlk çocukluk dönemindeki anne-babanın eğitim hataları, çocuktan aşırı beklenti, az/yanlış isteklendirme, gelişim krizleri, olumsuz yaşam koşulları, bulunulan ortamdaki olumsuz yaşantılar, beslenme, anne-babanın çocuklara ayırdıkları zamanın sınırlılığı ve kitle iletişimi araçlarının etkisi zaman zaman bireylerde DEHB’ye benzer aşırı hareketlilik ve dikkat toplama zorluklarıyla karıştırılmakta ve hiperaktivite/aşırı hareketlilik/dikkat dağınıklığı bozukluğu olarak etiketlendirilmektedir.

 

 

Dikkat eksikliğinin genel olarak 3 temel özelliği vardır:

1. Dikkat dağınıklığı (dikkati odaklayamama, dalıp gitme)

2. Fiziksel Hiperaktivite (yerinde duramama, sürekli kıpırdanma, işten işe atlama)

3. Dürtülere göre davranma (düşünmeden hareket etme, sonra da pişman olma)

AŞIRI HAREKETLİLİK (HİPERAKTİVİTE)

Aslında her çocuğun hareketli olması beklenir. Çocuk koşar, düşer ve gürültü çıkararak oynar. Bunların hepsi doğal karşılanabilir. Ancak DEHB’da ise çocuğun hareketliği aşırıdır ve yaşıtlarıyla kıyaslandığında farklılık hemen anlaşılır. Genellikle bu çocuklar bir motor tarafından sürülüyormuş gibi sürekli hareket halindedirler. Bitmek tükenmek bilmeyen bir enerjileri vardır. Yükseklere tırmanır, koltuk tepelerinde gezer, ev içinde koşuşturur ve dur sözünden anlamazlar. Sakin bir şeklide oynamayı beceremez, bir süre sakin bir şekilde oturamazlar. Oturmaları gereken durumlarda ise elleri ayakları kıpır kıpırdır. Çok konuşur, iki kişi konuşurken sık sık lafa girerler. Masanın başında oturamaz, dolayısıyla derslerini uygun mekanlarda çalışamazla

 

 

DİKKAT EKSİKLİĞİ

Çocukta dikkat kusuru özellikle eğitim hayatının başlamasıyla belirgin hale gelir. Okul öncesi dönemde de her şeyden çabuk sıkılan ve bıkan bu çocuklar, oyuncaklardan dahi sıkılıp kısa bir süre sonra onları parçalamayı tercih ederler. Okulun başlamasıyla birlikte öğrenmeye karşı ilgisizdirler. Ödev yapmayı sevmez, anne/baba ve öğretmenin zoruyla ödev yaparlar. Ödevleri yapmakta hayli zorlanırlar. Masanın başına oturamaz, otursalar dahi çeşitli bahaneler uydurarak (tuvalete gitme, su içme gibi) sık sık masa başından kalkarlar. Anne /babayı ders çalışırken sürekli yanlarında isterler. Üzerine aldıkları bir işi sürekli bitirmekte zorlanır, bir işi bitirmeden hemen diğerine geçerler. Kendileriyle konuşulduğunda sanki konuşanı dinlemiyormuş görüntüsü verirler. Bir komutu birkaç defa söyledikten sonra yerine getirirler.

Sınıfta dersi takip etmedikleri gözlenir. Dışarıdan gelen uyarılarla hemen dikkatleri dağılır. Ders dışı işlerle fazlaca ilgilenir, elindeki kalem, defter ve oyuncak gibi malzemeyle uğraşır, dersi takip edemezler. Derste sıkılmaları nedeniyle sınıfın dikkatini ve huzurunu bozacak davranışlar sergileyebilirler. (derste konuşma, arkadaşlarına laf atma ve garip asker çıkarma gibi).

Okuma ve yazma kaliteleri yaşıtlarından kötü, defter düzeni ve yazıları bozuk olabilir. Okurken sık hata yapabilir ve cümlenin sonunda kelime uydurmalarına rastlanabilir. Unutkandırlar. Sınıfta sık eşya kaybetme yanında, iyi öğrendiklerini düşündüğünüz bir bilgiyi de çabuk unutabilirler. Kendilerine uygun bir çalışma düzeni ve sistemi geliştiremezler. Okuma ve yazmayı genellikle sevmezler. Ders kitabı okumanın yanında hikaye ve roman türü kitapları okumaya karşı da isteksizdirler.

Yaşanan tüm bu öğrenme zorluklarına sınavlarda dikkatsizce yapılan hatalar eklenir. Sabırsızlıkları nedeniyle soruları hızlıca okuma, tam okumama ve yanlış okumalara sık rastlanır. Bu nedenle çok iyi bildikleri bir soruyu dahi yanlış cevaplayabilirler. Test sınavlarında çeldiricilere kolaylıkla kanarlar. Özellikle ilkokula başladığı yıllarda sınav kağıdını öncelikle vermeyi marifet sayarlar. Sonunda bilgileri ve bildiklerinden daha azı oranında not alırlar.

Dikkat eksikliği okul öncesi dönemde pek fark edilmeyebilir. Ancak bu çocukların bir kısmı ders dışı işlerde de çabuk sıkılma belirtileri gösterirler. Zeka düzeyi iyi olan ve ek olarak özel öğrenme güçlüğü olmayan çocuklar ilkokulun 3.ve 4.sınıflarına kadar derslerde sorun yaşamayabilirler. Çalışmadıkları ve dersi iyi takip etmedikleri halde notları kötü olmayabilir. Derslerin ağırlaşmasıyla birlikte başarıda ciddi düşüşler yaşanmaya başlanır.

Ev içinde günlük yapmaları gereken işler konusunda sorumluluk almak istemezler. Genellikle dağınıktırlar ve kurallardan hoşlanmazlar.

IMPULSİVİTE (DÜRTÜSELLİK)

Sonunu düşünmeden eyleme geçme olarak tarif edilebilecek olan impulsivite, bu çocukların uyumlarını bozan en ciddi belirti kümesidir. Sabırsızlıkları, sırasını beklemekte güçlük çekmeleri ve yönergeleri dinlemeleri tipik özellikleridir. Sonuçta kendisi ve çevresindekiler için zararlı olabilecek fevri hareketleri ve sınır tanımadaki zorlukları davranış sorunlarının ilk habercileri gibidir. Yaşıtlarıyla birlikte olduklarında olaylara aşırı tepki vermeleri ve fiil ve sözle arkadaşlarını rahatsız etmeleri nedeniyle toplum içinde istenmeyen adam ilan edilirler.

Dikkat dağınıklığı olan çocuklar anne, babaları veya öğretmenlerinin dikkatlerini kolayca çekebilirler. Bu yüzden bu özelliğe sahip öğrencilerin olabildiğince erken yaşlarda teşhis edilip, bu sorunun aşılması çok önemlidir.

1.     Dikkat dağınıklığı olan çocuklar, bir şeye yoğunlaşmakta güçlük çeker. Bunun anlamı, beyinleri ortama bir bağlanır bir kapanır. Çevre ile bağlantıları kesildiğinde, bu çocuklar o an önemli olmayan şeylerle ilgilenmeye başlarlar. Bu onların önemli olan şeyleri kaçırmasına sebep olur.

2.     Sınıftayken, akılları başka yere gider. Örneğin, pencereden dışarıyı seyrederler, saatin tik taklarına takılırlar ya da bir önceki akşam televizyonda izledikleri bir şey üstüne düşünürler.

3.     Bazen kendilerini okulda çok yorgun ve sıkılmış hissederler. Bu, özellikle oturmaları ve dinlemeleri ya da okul çalışmalarını yapmaları gerektiğinde olur.

4.     Dikkat dağınıklığı olan çocukların akılları hızlı işler. Bu yüzden pek çok hata yapabilirler. Bazen çok hareketli olurlar. Bedenleri durmadığından, insanlar onlara hiperaktif der. Oturmaları gerektiğinde yerlerinde duramaz ve dolaşırlar. Bu onların bitirmeleri gereken işlere mani olur ve çevrelerindeki insanları da rahatsız eder. Pek çok kez, dikkat dağınıklığı olan çocuklar, düşünmeden hareket eder ve konuşurlar. Bu yüzden dürtüseldirler. Bunun sonucunda kastetmedikleri şeyleri söyler ve yaparlar. Bazen de başları derde girer.

5.     Dikkat dağınıklığı olan bazı çocuklar, devamlı yeni oyunlar oynamak, yeni oyuncaklar ve heyecan ister. Bir şeyi istediklerinde de oldukça ısrarcı olabilirler.

 

ANNE BABAYA ÖNERİLER

İlk olarak çocuğu olduğu gibi kabul etmek, ona değer verdiğinizi ve onu sevdiğinizi hissettirmek çocuğun “ben değerliyim, ben önemliyim” duygusunu yaşamasını sağlayacaktır. Çocuğun benlik algısı olumlu olacak ve böylelikle özgüveni artacaktır.

Anne ve babanın etkili iletişim kurallarını bilerek çocuğu ile olumlu bir iletişim ortamı sağlaması gereklidir. Anne baba empati kurarak, “sen dili” yerine “ben dili”ni kullanarak ve etkin dinlemeyi bilerek çocuğu ile iletişim kurmalıdır.

Çocuğun başarılı olma duygusunu yaşaması sağlanmalıdır.

Çocuğa karmaşık olmayan, yapabileceği tek tek görevler verilerek sorumluluk duygusu kazanması sağlanmalıdır.

Ev içinde arkadaşça, kararlı ve adil bir disiplin uygulanmalıdır. İstenmeyen bir davranışın sonucunda ne olacağı anlatılmalıdır.

Çocuktan yapabileceğinden fazlası beklenmemelidir.

Ev içerisinde çocuğun ders çalışması için şartlar olumsuz olsa dahi, günün belirli bir saatinde (her gün aynı saat) şartları olumlu hale getirerek çocuğun motivasyonunu sağlaması önemlidir. Her gün aynı saatte, aynı yerde oturup ders çalışması sağlanabilir. Ders çalışma saatini çocuk kendisi belirlemelidir, anne baba ders çalışma saati yaklaşırken hatırlatabilir.

Ders çalışmaya çocuğun sevdiği dersten başlanması daha etkili olacaktır, ancak çocuk hep sevdiği dersi çalışmak istiyorsa o zaman bu ders için de bir süre konulmalıdır.

Oyun bir çocuğun yaşamında çok önemli bir yere sahiptir. Çocukların kelime haznesi çok olmadığı ve kendilerini sözel olarak ifade etmekte güçlük yaşadıkları oyunlarla kendilerini ifade ederler. Dikkat toplamada da oyunlar özellikle “rol oyunlar” çok önemlidir.

Ev içinde dikkati ve sosyal becerileri arttıran oyunlar şunlardır: Domino, dama, satranç, tavla, mikado çöpleri, bilgisayar oyunlar, hafıza kartları vs. dışarıda oynanabilecek oyunlar ise: Sek sek oynama, kulaktan kulağa, ip atlama, birdir bir, misket, uzun eşek, saklambaç vs.

Çocuğun kurallara uyumunu ve sosyal becerilerini geliştirici ayrıca enerji harcamalarını sağlayıcı bir takım etkinlikler de söz konusudur. Bunlar ise; doğa faaliyetleri, basketbol, futbol, hentbol, voleybol, yüzme, tiyatro, drama, resim yapma, balık tutma vs. Ancak dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan biri de bu etkinliklerin, spor faaliyetleri belirlenirken çocuğun ilgi alanını, becerilerini ve kişilik özelliklerini de göz ardı etmemektedir.



 

 
Dikkat Dağınıklığı Olan Çocuklar Hakkında Bilmeniz Gerekenler

1. Dikkat dağınıklığı olan çocuklar, bir şeye yoğunlaşmakta güçlük çeker. Bunun anlamı, beyinleri ortama bir bağlanır bir kapanır. Çevre ile bağlantıları kesildiğinde, bu çocuklar o an önemli olmayan şeylerle ilgilenmeye başlarlar. Bu onların önemli olan şeyleri kaçırmasına sebep olur.
2. Sınıftayken, akılları başka yere gider. Örneğin, pencereden dışarıyı seyrederler, saatin tik taklarına takılırlar ya da bir önceki akşam televizyonda izledikleri birşey üstüne düşünürler.
3. Bazen kendilerini okulda çok yorgun ve sıkılmış hissederler. Bu özellikle oturmaları ve dinlemeleri ya da okul çalışmalarını yapmaları gerektiğinde olur.
4. Dikkat dağınıklığı olan çocukların akılları hızlı işler. Bu yüzden pek çok hata yapabilirler.
5. Bazen çok hareketli olurlar. Bedenleri durmadığından, insanlar onlara hiperaktif der. Oturmaları gerektiğinde yerlerinde duramaz ve dolaşırlar. Bu onların gereken bitirmeleri gereken işlere mani olur ve çevrelerinde ki insanları da rahatsız eder.
6. Pek çok kez, dikkat dağınıklığı olan çocuklar, düşünmeden hareket eder ve konuşurlar. Bu yüzden dürtüseldirler. Bunun sonucunda kastetmedikleri şeyleri söyler ve yaparlar. Bazen de başları derde girer.
7. Dikkat dağınıklığı olan bazı çocuklar, devamlı yeni oyunlar oynamak, yeni oyuncaklar ve heyecan ister. Bir şeyi istediklerinde de oldukça ısrarcı olabilirler.

Dikkatinizi yoğunlaştırabildiğinizde şunları yapabilirsiniz:

1. Yoğunlaşabilirsiniz
a. Aklınız bir konudan diğerine atlamaz.
b. Yanlış şeye bakmaz ya da dinlemezsiniz.
c. Aklınız hemen yorulmaz.

2. Davranışlarınız kontrol edebilirsiniz.
a. Bir şey yapmadan önce düşünürsünüz.
b. Aşırı derecede aktif, hareketli değilsinizdir.
c. Yanlış birşey yaptığınızda bunun farkına varırsınız.

3. İşlerinizi tamamlarsınız.
a. Çok hızlı çalışmazsınız.
b. Hatalarınızı farkedersiniz.
c. Başladığınız işleri bitirirsiniz.

 

Dikkat dağınıklığı olan çocuklar kendilerine nasıl yardımcı olabilirler?

1. Dikkat dağınıklığı olan çocuklar, dikkatlerini veremedikleri zaman, bunun farkına varmaya çalışmalıdırlar.
Mesela dalıp hayaller kurmaya başladıklarında. Her çocuk kendine, dur bir dakika, sen yine daldın, hayal kuruyorsun diyebilir. Toparlanmalı ve öğretmenimin söylediklerini dinlemeliyim demeli.
2. Dikkat dağınıklığı olan çocuklar, öğretmenlerine yakın oturmaya çalışmalıdır. Bazen öğretmenin, öğrenci dersten koptuğunda, yeniden kendini konuya verebilmesi için,küçük bir işaret vermesi gerekebilir.
3. Çoğu kez, dikkat dağınıklığı olan çocukların yavaşlamaları gerekir. Kendi kendilerine bir şey yapmaya başlamadan önce durup düşünmeleri gerekir. Böylece dürtüsel olmazlar.
4. Önemli bir şeye başlamadan önce kendilerine “ Bunu yapmanın en iyi yolu nedir?” “ Bunu bu şekilde yaparsam ne olur? “ “ Peki başka bir şekilde yaparsam nasıl olur?” diye sormalıdırlar. Bu şekilde planlama yapmak, aklın etkin çalışmasına yardımcı olur.
5. Planlama sayesinde bu çocuklar daha doğru davranır ve daha rahat arkadaşlık kurarlar. Bir şey söylemeden önce, bir çocuk kendine sormalıdır? “ Bunu ona söylersem kendini nasıl hisseder? “ Ya da bir şey yapmazdan önce, “ Bunu yaparsam arkadaşım beni sever mi? “ gibi.
6. Dikkati dağınık çocuklar, bir işi yaparken, onu nasıl yaptıklarını takip etmelidir. Böylece çalışmalarında bu kadar çok dikkatsiz yapılmış hata olmayacaktır.
7. Ödevlerini yaparken, yoğunlaşmak için çok gayret göstermek zorundadırlar. Çalışmak için bir yer bulmalıdırlar. Bazı çocukların birkaç yerde çalışmaları gerekebilir. İşin bir kısmını bir odada, kalanını bir başka odada, ya da yerde, masada ya da sırada yapabilirler. Yer değiştirmek onların kafalarını toparlamalarına yardımcı olur.
8. İşlerini yapmak için iyi bir zaman seçmelidirler. Pek çok ara vermelidirler. Ayağa kalkmaya ve dolaşmaya ihtiyaç duyabilirler.
9. Okurken, not almaya çalışmalıdırlar. Kitap okurken, önemli buldukları kelimelerin altını çizmeleri faydalıdır. Önemli kelimeleri, küçük bir kağıda yazıp, sayfanın kenarına iliştirebilirler. Okurken kalem kullanmak, onların yoğunlaşmasına katkıda bulunur.
10. Dikkat dağınıklığı sorunlarıyla ilgili, konuşabilecekleri bir yetişkin olmalıdır yanlarında. Bu kişi onlara bu konuda ki gayretlerinin nasıl gittiği konusunda nasıl gittiği hakkında bilgi vermelidir.

Alıntıdır (Çeviren: Sırma Demirel)

 

DİKKAT EKSİKLİĞİ-HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU

 

Bu hastalıkta dikkat eksikliği ve aşırı hareketlilik ön planda ve hemen her zaman bulunan belirtiler olduğu için bu rahatsızlık DİKKAT EKSİKLİĞİ-HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU olarak litaratüre geçmiştir.

 

            Bu hastalığın en çarpıcı belirtileri dikkat eksikliği, aşırı hareketlilik ve ataklıktır. Bu üç belirti her çocukta değişik oranlarda görülebilir.

 

            Motor Davranışlarda Bozukluklar : Bu çocuklar aşırı hareketlidirler. Bu durum yürümeye başlamaları ile birlikte göze çarpar ve giderek artar. Özellikle okul döneminde, grup içinde başkalarını rahatsız edici düzeye varır. Hareketleri amaca yönelik değildir. Durmak yorulmak bilmeden birbiri arkasına gelen uyarıları takip ederler. İnce motor hareketlerdeki koordinasyon bozukluğu ve beceri yetersizliği belirgindir. Örneğin düğmeleri ilikleyemezler, topu atıp tutamazlar.

 

            Bilişsel İşlevlerde Bozukluklar : En çarpıcı belirtilerdendir. Dikkat süresi kısadır. Yoğunlaşma yetisi düşüktür. Bu yüzden zekaları normal olmasına karşın öğrenme güçlüğü ve okul başarısızlığı sıklıkla görülür. Bellek yönelim yerindedir. Yargılama bozulabilir.

 

            Kişiler arası İlişkilerde Bozukluklar : Kısa süreli ilişki kurar, fakat arkadaş olamazlar. Örneğin, bir nedenle arkadaşına tükürür veya sopayla dürter, saçını çeker, rahatsız edecek davranışlarda bulunurlar ve bu yüzden arkadaşlığı sürdüremezler.

 

            Ruhsal Bozukluklar :Bu çocuklar ataktırlar; çabuk uyarılırlar. Tehlikeyi kavrayamazlar; kazalara uğramamaları için sıkı bir denetim gerekir. Çabuk heyecanlanır, coşkulu duruma girebilirler. Küçük  nedenlerle ağlamalar, tutturmalar, aşırı neşe belirtileri gösterebilirler. Engellenmeye dayanma güçleri zayıftır.

 

            İnsan resmi çizmelerinde, yazılarında, geometrik şekilleri bakarak kopya etmelerinde bozukluk saptanabilir.

 

            A.B.D’de ergenlik öncesi çağda çocukların %3’ü bu sendromu göstermektedirler. Kliniklere başvuran bütün vakalar içinde erkeklerde kızlara göre 6-10 defa fazla görülmektedir. Yakın akrabalarda görülme sıklığı yüksektir. Bu ailelerde gelişme bozuklukları, alkol bağımlılığı, davranış bozukluğu, kişilik bozukluğu sık görülmektedir.

 

            Başlangıç yaşı her ne kadar 3-4 yaş olarak gösteriliyorsa da belirtiler daha küçük yaşlarda izlenebilir. Bebekliklerinde anne babalar  tarafından huysuz, huzursuz, uykusuz güç bir bebek olarak tanımlanırlar. Yürümeye başladıktan sonra çok yorucu bir çocuk olduğu söylenir. Bazı ailelerde okul öncesi çağda hareketliliğini zekasına, canlılığına verilir ve doğal kabul edilir. Çoğu zaman okula başlar başlamaz öğretmenin uyarısı ile çocuk ruh sağlığı kliniklerine gönderilirler.

 

            10 yaşından sonra aşırı hareketliliği azalır. Okul başarısızlıkları devam eder.  Bu dönemde topluma aykırı davranışlar ortaya çıkar. Saldırganlık, çalmalar, kaçmalar sıklıkla görülen belirtilerdir. Bu davranış ve uyum bozuklukları yetişkin çağda da sürebilir.

 

            Oluş Nedenleri :  Bu bozukluğun oluşumunda  bir çok etkenin rol oynadığı sanılmaktadır. Yayınlarda bilinen  yada bilinmeyen nedenlerle beyinde minimal bir zedelenmeden söz edilir. Bu yapısal etken ile çocuğun karşılaştığı ruhsal etkenlerin etkileşimi sonucunda hastalığın değişik belirtileri,değişik oranda ve şiddette ortaya çıkmaktadır.

 

            Ayırıcı Tanı : Şu hastalıklarla karıştırılabilir.  Nevrotik Çocuklar, aşırı hareketlilik, dikkatsizlik, ataklık belirtileri gösterebilirler. Ancak bunlar ilgilerini çeken bir konu olduğunda (resim yapma, oyun oynama, müzik gibi) dikkatlerini yoğunlaştırabilirler. Oyunları organize, çizgileri yaşlarına uygundur. Hareketleri amaçsız değildir.

 

            Gidiş ve Sonlanış: Bu çocukların çoğunda davranış bozuklukları ergenlik ve yetişkinlik çağında da sürer. Genellikle aşırı hareketlilik azalır, atak, dürtüsel ve suça yönelik davranışları artar. Bir bölümü de ergenlik ya da yetişkinlik çağında belirgin bir düzelme gösterir.

 

            Tedavi : Nedene yönelik değil, belirtilere yönelik tedavi söz konusudur. Aşırı hareketlilikleri, dikkat kusurları üzerinde olumlu sonuç alınması tedavinin temel amacıdır. Ailenin tüm bireylerinin tedaviye katılımı çok önemlidir. Çocuğun gereksinimlerine yatkın, ilgili, sevecen, kronolojik yaşına değil, gelişimsel yaşamına göre kurallar koyup, disiplin uygulayan ve bunda tutarlı olan bir aile ortamı bu çocuklar için en yararlı ortamdır. Aşırı hoşgörülü ve aşırı disiplin ise uygun olmayan ortamdır. Aile bireylerine bu konuda danışmanlık yapılmalıdır. Böyle bir çocuğun aile bireylerinden biri olmak kolay değildir. Aile parçalanmaları ya da bireyler arasında uyumsuzluk sık görülür. Böyle durumlarda aile tedavisi yapılmalıdır. Çocuğa davranış tedavisi uygulanabilir.

 

            İlaç Tedavisi : Ritalin başarı ile kullanılmaktadır. Hastaların 2/3’sinin davranışlarında önemli düzelmeler görülmektedir. Baş ağrısı, mide bulantısı, uykusuzluk, gibi yan etkililerine dikkat edilmelidir.  Tofranil kullanılabilirse de stimülanlar kadar etkili değildir.

           

ÖNEMLİ NOT : YUKARIDAKİ İLAÇ İSİMLERİ ÖĞRETMENLERİ BİLGİLENDİRMEK AMACIYLA YAZILMIŞTIR.  HİÇBİR ŞEKİLDE BU TÜR ÖZELLİKTE OLAN ÖĞRENCİLERE BU İLAÇLAR, ÖĞRETMEN TARAFINDAN TAVSİYE EDİLMEMELİDİR.

Dikkat Geliştirmeye Yönelik Oyunlar 1

 

Bu oyunlar ve alıştırmalar, çocuklarla birlikte oynayabileceğiniz, hem eğlenmeye, hem de öğrenmeye yönelik etkinliklerdir. Çocuğunuzun dikkat dağınıklığını tedavi edecek türde değildir, ancak dikkatini toplamasına yardımcı olacaktır. Oyunlar sadece dikkat dağınıklığı teşhisi konulan çocuklarla ilgili olmayıp, yaşı gereği her çocukta bulunan dikkat dağınıklığı sorununa yardımcı olmak amacıyla hazırlanmıştır.

Farklı Olanı Bulma

Aşağıdaki sırada bulunan 4 resimden bir tanesi diğerlerine benzememektedir. Farklı olan resmi bul ve neden farklı olduğunu anlat.

 

Aşağıda her sırada bulunan dört nesneden biri diğerlerine benzememektedir. Farklı olanı bul ve açıkla.

 

 

 

Bu alıştırmadaki resimlerden kendiniz de üretebilirsiniz. Yalnızca resimlerle sınırlı kalmayıp oyuncaklarla veya resimlerdekine benzer nesneleri masa üstüne dizerek alıştırma yapabilirsiniz. Farklı olan nesneyi belirlerken; renk, şekil, kullanım amacı, tür, şekil gibi farklı özellikleri göz önüne alın.

Resmi Hafızaya Alma

Yönerge: Aşağıdaki resme dikkatli bakmanı istiyorum. Daha sonra resmi kapatıp sana resimle ilgili sorular soracağım.

Resmi kapattıktan sonra:

  • Kaç tane çocuk vardı?
  • Piknik masasının altında ne vardı?
  • Üzerinde meyveler olan bir ağaç vardı, hangi meyve ağacı idi?