OKULDA ve SINIFTA DİSİPLİN
Disiplin
Genel anlamda disiplin kavramı, bir amaçla
bir araya gelmiş insan grubunun düzen içinde yaşamasını sağlamak
için seçilip konulmuş kuralları, hükümleri ve bunlara uyulması için
alınan önlemleri ifade eder(Sarıtaş, 2000). Disiplin denilince daha
çok sıkı / katı kurallara dayalı düzen anlaşılmakta ve akla ceza
gelmektedir. Oysa disiplin, sadece ceza vermekten ibaret bir iş
olmayıp; olumsuz davranışların ortaya çıkmasını önlemek için
tutarlı ve kararlı davranışlarda bulunmaktır(Erdoğan, 2001). Kısaca
disiplin, yapılan işlerin belli bir düzen içerisinde yürütülmesidir.
Okulda ve sınıfta disiplinden, daha çok
öğrenci davranışlarının eğitimciler tarafından kontrol edilmesi
anlaşılır. Oysa öğrenciler, bir başkası tarafından kontrol edilmek
yerine, kendi davranışlarını kontrol etmeyi öğrenirlerse disiplin,
zaman içinde öğrenilebilecek ve içselleştirilebilecek bir
alışkanlığa dönüşür. Öğrencilere kendi kendilerini kontrol etme,
kendi davranışlarını denetleme ve kendilerini yönetme becerisi
kazandırıldığında, öğretmenler zamanlarının çoğunu eğitim ve
öğretime harcayabilirler. Okul ve sınıf disiplininin en önemli
parçası, eğitimcilerin kendi disiplin anlayış ve uygulamalarıdır.
Öğretmenler ve yöneticiler, öğrencilerinde görmek istedikleri
davranışları, önce kendileri göstererek onlar için iyi bir rol
modeli oluşturmalıdır.
Okulun önemli işlevlerinden biri,
öğrencinin kişilik gelişimini sağlamaktır. Bu durumda öğretmenin
görevi, öğrencilerin sağlıklı seçimler ve tercihler yapmalarına
yardım etmektir. Yani her öğrenciye, gerçekleştirmek istediği
eylemi seçme, sonuçlarına katlanma ve sorumluluk üstlenme fırsatının
sağlanmasıdır. Öğrencilerin her sorununa müdahale etmek yerine,
kendi sorunlarını çözme konusunda destek verilirse, onların
bağımsız iş görebilme ve yaratıcılık becerileri de geliştirilmiş
olur. Kendine güvenen öğretmen, öğrenciye ceza vermekten çok, ona
kendi davranışlarının sonuçlarını kabullenmesini öğretir.
Öğretmene düşen görev, daha öğretim
yılının başında, okul ve sınıf kurallarını öğrencilerine
açıklamaktır. Hatta bu kurallar yazılı bir biçimde ilan edilerek
öğrenci velilerine de gönderilebilir. Sınıf içi kuralların bir
kısmı, öğrenci katılımı ile belirlenebilir, daha sonra da bu
kurallara tüm sınıf üyelerinin uyması beklenir.
Öğretmenin ne türden ve ne ölçüde disiplin
sağlayacağına karar vermeden önce, yeterli disipline sahip olup
olmadığını gözden geçirerek, ne çeşit bir disiplin istediğini
belirlemesi gerekir. Bir öğretmen için doğru olan disiplin anlayışı,
diğer birine ters gelebilir. Örneğin, bir öğretmene göre, öğrenci
kendisine soru sorulduğu zaman ayağa kalkarak cevaplamalıdır. Başka
bir öğretmene göre ise, önemli olan cevabın doğruluğudur. Bir
diğer öğretmene göre ise bu tür zorlamalar, öğrenci ile iyi
ilişkiler kurmayı engellemektedir(Küçükahmet, 1998).
Disiplin, uyulması gereken kurallar listesinden
çok, amaçlı etkinlikler, uygun çevre, birlikte çalışma, kendi
kendini kontrol gibi kavramları içerir. Amacını açık seçik olarak
bilmeyen, etkinlik için uygun çevre bulamayan öğrencileri, yeterince
başarılı olamadıklarında suçlamamak gerekir. 20 kişilik bir sınıfta
50 kişinin ders dinlemeye zorlanması yada kalabalık bir laboratuarda
öğrencilerden deneylerin sonuçlarını bulmalarının istenmesi disiplin
sorunu yaratacaktır.
Okul yöneticileri ve öğretmenlerin
bulunduğu çeşitli toplantılarda dile getirilen sorunlar içinde ilk
sıralarda disiplin gelmekte; okulda ve sınıfta disiplin sağlamayı
eğitimin bir aracı olarak değil, eğitimin amacı gibi algılayanlara
rastlanmaktadır. Gözlemlerimize göre, disiplin sağlamak için
önerilen yöntem ve teknikleri uygulamaktan çok, baskı yoluna
gidilmektedir.
A. Okulda Disiplin
Okulda disiplin sağlamaya yardımcı belli
başlı faktörler şunlardır(Küçükahmet, 1998):
1.Uygun bir eğitim programı: Amaçlarına,
yeteneklerine, isteklerine ve geçmiş bilgilerine uygun olarak
hazırlanan bir eğitim programı öğrencinin ilgisini çekerek,
işbirliği içinde olmasını sağlayacaktır.
2. İyi bir rehberlik sistemi: Böyle
bir sistem aracılığıyla sorunlar ortaya çıkmadan gerekli işlemler
yapılabilecektir. Sonuçta kendisinin ruh sağlığıyla da
ilgilenildiğini bilen öğrenci, ilgililere yardımcı olma ve okul
çalışmalarına katılma isteği duyacaktır.
3. Etkin veli-okul ilişkisi: Veliler
ve öğrenciler okulda en iyisinin ve doğrusunun yapıldığına
inandıkları müddetçe okul çalışmalarına destek olmaktadırlar.
4.Okul binasının etkin kullanımı:
Okul binaları ve görsel –işitsel araçların kullanım biçimi disipline
yardımcı ya da engel olabilmektedir. Örneğin, koridorları karanlık
bir binada, ışık yakılmaması ciddi disiplin sorunlarına neden
olabilir. Aydınlık ve ferah koridorları olan bir okul binası,
öğrenciyi rahatlatır. Okulun badana renginden döşemesine kadar her
şeyi, disipline uyumu kolaylaştırdığı gibi zorlaştırabilir.
B. Sınıfta Disiplin
Öğretmenin sınıf önünde duruşundan
konuşmasının etkililiğine, ödevleri kontrol edişinden yazı tahtasını
kullanma tarzına kadar pek çok husus sınıf yönetimini ve disiplinini
etkilemektedir(Küçükahmet, 1998). Sınıfta disiplin problemi
oluşturan istenmeyen davranışlar ve nedenlerine ilişkin olarak
Tertemiz( 2000)’ in görüşleri aşağıdaki şekilde özetlenebilir:
Sorun Olan Davranışlar;
1- Sınıf içinde diğer öğrencileri rahatsız eden, sınıf
etkinliklerini bozan, okulun ve öğretmenin beklenti ve kuralları ile
ters düşen ya da sınıfta karışıklık yaratan geçici ilgisizlikler:
Etrafa bakmak, ıslık çalmak, hayallere dalmak, sırayı dizleriyle
kaldırmak gibi. 2- Aşırı ders dışı davranışlar: Yüksek sesle
konuşmak, kandırmak, aldatmak, kopya çekmek, birbirine not yollamak,
dersle sürekli ilgilenmemek gibi. 3- Öğretmenin dersi anlatmasını
ve öğrencilerin çalışmalarını engelleyen durumlar: Sınıf kurallarına
veya öğretmenin isteklerine uymamak, vurmak, sürekli gürültü yapmak,
diğer öğrencilerle çatışmak, dikkat dağıtıcı sözler söylemek, fiziki
saldırıda bulunmak, diğer öğrencilerin sınıf etkinliklerine
katılmalarına engel olmak, sınıf malına zarar vermek vb.
davranışlardır.
Disiplin sorunlarını çözmenin yolu,
istenmeyen davranışların nedenlerini tanımaktan geçer. İstenmeyen ve
sorun olan davranışların nedenleri üç başlık altında toplanabilir:
1. Öğrencilerin kendilerinden
kaynaklanan nedenler:
a)
Kendilerini sevgisiz ya da
yetersiz görmeleri,
b)
Dikkati çekme ve karşı gelme
isteği,
c)
Başkalarının onları
eleştirmeleri, küçük düşürmeleri, kaba davranmaları, alay etmeleri,
d)
Bir grubun üyesi olma
ihtiyaçları,
e)
Öğretmenden, sınavlardan veya
sınıfta konuşmaktan korkma,
f)
Kendilerini tutsakmış gibi
hissetmeleri,
g)
Okuldaki çalışmaları sıkıcı
bulmaları.
2. Evden kaynaklanan nedenler:
a)
Anne- baba arasındaki zayıf
ilişkiler,
b)
Anne-baba ve çocuk arasındaki
zayıf ilişkiler,
c)
Aile bireylerinin birinin
ölümü,
d)
Ayrılık, terk etme, boşanma,
e)
Anne-babanın istenmeyen
davranışları,
f)
Kardeşler arasında rekabet ve
düşmanlık.
3. Öğretmenlerden kaynaklanan nedenler:
a)
Derse zamanında başlamama,
b)
Öğrencilere farklı davranma,
c)
Ders araçlarını zamanında
hazırlamama,
d)
Uzun süre konuşma ya da film
izletme,
e)
Rutin işleri gereği gibi ele
almama (Kalem açma, kağıt dağıtma vb.),
f)
Sürekli öğüt verme,
g)
Dersi erken bitirme,
h) Özgüvensizlik, tükenmişlik,
başarısızlık korkusu,
ı) Çocuklardan hoşlanmama ve özel
sorunları (evlilik vb).
Disiplin
Anlayışları
Son
zamanlarda disiplin ve disiplinli sınıf anlayışımız değişmiştir.
Daha önceleri disiplinde temel ölçü sessizlikti. “İğne düşse
sesinin, sinek uçsa vızıltısının duyulduğu” sınıf disiplini
yerini, sınıfın havasının eskiye göre daha az baskıcı olduğu bir
anlayışa bırakmıştır. Artık çağdaş eğitim anlayışı, dersin durumuna
ve uygulanan yönteme göre, öğrencilerin derste alçak sesle
birbirleriyle konuşmalarına, hatta sınıfta dolaşmalarına karşı daha
hoş görülüdür.
Disiplin
Anlayışları
|
Eski |
Yeni |
|
İlgi ve istekler baskı altına alınır
|
İlgi ve isteklere yön verilir
|
|
Korkutularak kontrol sağlanır |
Problemlere ve isteklere rehberlik
edilir |
|
Katı kurallara önem verilir |
Benimsenen davranış normları önemlidir
|
|
Sessizliğe düzene ve pasifliğe önem
verilir |
Çalışkanlık, işbirliği ve yardımseverlik
önemlidir |
|
Olumsuz davranışlar cezalandırılır
|
Olumlu davranışlar teşvik edilir
|
|
Otoriteye dayalı öznel kontrol var |
Öğrenci–öğretmen işbirliği var |
Disiplin anlayışlarının
karşılaştırılmasından sonra, üzerinde durulması gereken diğer bir
konu da çeşitli disiplin uygulamalarıdır. Büyük karagöz ve Çivi
(1994) 3 çeşit disiplin uygulaması olduğunu belirtmektedir.
A) Yapıcı Disiplin
Disiplin problemlerini problem çıktıktan
sonra önlemek, çıkmadan önlemekten daha güçtür. Problemin çıkmadan
önlenmesinde şu hususlara dikkat edilmelidir.
1- Yapmalardan çok yapılar üzerinde
durulmalıdır. Örneğin, çocuğa kalemini yere açma, konuşma,
yaramazlık yapma demek yerine, ondan bunun olumlularını istemek daha
iyidir. Kalemini çöp kutusuna aç demek daha faydalıdır. Öğrencilere
emir vererek iş yaptırmak yerine, neden yapması gerektiğine
inandırarak yaptırmak esastır. Susun konuşmayın, gürültü yapmayın
demek yerine, bunların nedenleri üzerinde durulmalıdır.
2- Sınıfta öğrencilerin boş kalmamasına dikkat
edilmelidir. Ders saatlerinde eğer öğrenciyi meşgul edecek bir iş
verilmişse, o sınıfta problem çıkma ihtimali de azalır. Boş kalan
öğrenciler, sıraya isim kazımaktadırlar(Temel,1997).
3- Derslerde değişik yöntem ve teknikler
uygulanmalıdır. Bunun için çalışma biçimi öğrencinin ilgisini
çekecek şekilde zaman zaman değiştirilmelidir. İlginin canlı
tutulması için, öğrencinin değişik araç ve gereci kullanmasına imkân
verilmelidir. Öğrenci yapılan öğretimin faydalarına
inandırılmalıdır.
4- Öğrencinin kişiliğine saygı gösterilmelidir.
Sınıfta öğrenci ile alay eden, her an bir disiplin problemi
çıkacakmış gibi davranan öğretmen, sınıfta kendini kabul ettiremez.
5- Öğrencinin öğrenemediği konuların nedenlerine
inilmeli, onu güç durumda bırakmak için durumu silah olarak
kullanılmamalıdır.
6- Öğrenci bir işi başarmaktan doğan zevki
tatmalıdır.
B) Engelleyici Disiplin
Elimizde olmayan nedenlerle ortaya
çıkabilecek problemleri ve gergin durumları, öğretmenlik becerisiyle
önlemek ve büyütmeden yatıştırıp yok etmektir. Örneğin, anne- babası
ayrılmış bir çocuğun bu durumundan dolayı oluşacak bir
disiplinsizlik problemi karşısında öğretmen olarak aile ayrılığını
gidermek bizim elimizde değildir. Ancak, bu durumun okulda meydana
getireceği probleme eğilmek mümkündür.
Öğretmen şu hususlara dikkat etmelidir:
1- Öğrencilerin isimleri öğrenilmelidir. Ruhsal
gerginlik içinde olan bir öğrenciye ismi ile hitap edilmesi biraz
olsun onu rahatlatır.
2- Öğrencilerin sınıfta oturuş biçimine dikkat
edilmelidir. İki yaramaz çocuk bir arada oturmuşsa ilk fırsatta
onları kırmadan yerlerini değiştirmek yararlı olabilir.
3- Ders sırasında samimi ve ciddi olunmalıdır.
Böyle bir durumda olan öğretmenin sınıfında disiplin problemi azdır.
4- Bir yada birkaç öğrenci sınıf disiplinini
bozduklarında sakin olmalı, dersin sonuna kadar bir problem
çıkarmamaya çalışılmalı, o öğrencileri bir odaya alarak onlarla
konuşulmalıdır.
5- Öğrencilerle teker teker ilgilenilmelidir.
Özel problemlerine çare aranmalıdır. Öğrenci karşısında aşırı
kızgınlık göstererek zayıf yönlerimizi açığa vurmaktan
kaçınılmalıdır.
6- Sınıfın karşısında kararsız kalarak,
şaşkınlığa düşmekten kaçınılmalıdır. Öğrenciler karşısında kararlı
olunmalıdır.
7- Sınıftaki tartışmalarda öğrencilere hakem
olacak şekilde, kendimizi tartışmaların dışında tutmak
gerekmektedir. Öğrenciler üzerine fazla giderek gerginliği arttırıcı
inatçı tutum ve davranıştan uzak kalınmalıdır.
C) Düzeltici Disiplin
Bütün önleyici çabalarımıza rağmen yeniden
suç işlenmişse, ona karşı alınacak tavırlarla, öğrencinin bir daha
suç işlememesinin sağlanmasıdır.
Okullarımızda, suç işlemiş öğrencilerimize karşı
davranışlarımızda şu hususları dikkate almalıyız.
1- Öğrenci, suçun işlendiği andan, cezanın
verileceği ana kadar arkadaşlarından uzak tutularak, arkadaşlarının
yanında cezalandırılmamalıdır.
2- Öğrenciye hatası anlatılarak af dilemesi
sağlanabilir.
3- Problem ortadan kalktıktan sonra artık
hatırlatılmamalı ve üzerinde durulmamalıdır. Bazı öğretmenler çok
önceden işlenmiş suçları arkadaşlarının yanında öğrencinin yüzüne
vururlar. Böyle bir davranış yeni gerginliklere sebep olur.
Unutmayalım ki, insan küçültüldüğü oranda büyük görünmek; güçsüz
düşürüldüğü oranda tanınmak; yere düşürüldüğünde doğrulmak isteyen
bir varlıktır.
4- Sınıftan öğrenciyi dışarı atmak ya da okuldan
uzaklaştırmaya hakkımız yoktur.
5- Küçük olaylar kesinlikle büyütülmemelidir.
Mesela, okul bahçesinde top oynayan ve pencere camı kıran bir
öğrencinin disiplin kuruluna verilmesi anlamsızdır. Öğrenciden cam
parasının alınması ve olayın büyütülmeden yatıştırılması gerekir.
Disiplin Sorunlarını Önleyici
Yöntemler
Öğrencilerin yapıcı bir etkinlikle uğraşmaları,
uygunsuz davranışlarda bulunma ihtimallerini azaltacaktır. Sınıf
yönetiminin etkisi, aşağıdaki kontrol yöntemleriyle ortaya
çıkar(Tertemiz, 2000):
1- Planlı Çalışmak: Çalışma planıyla
sınıf içinde oluşacak karmaşa önlenebilir ve öğretmen zamanı daha
etkili kullanabilir. Ders materyalleri zamanında sağlanır;
öğretme-öğrenme sürecinde öğrencilerin neyi, nasıl, ne zaman, ne
kadar yapacakları belli olur.
2-Akıcı Etkinlik: Sınıfa girer girmez
tepegözle bir matematik problemi yansıtan bir öğretmen, öğrencilere
“susun, derse başlıyoruz” gibi uyarılarda bulunmak zorunda kalmaz.
Kesintisiz etkinlik akışı sağlanabilmesi için, öğretim sırasında
canlılığı korumak, fazla hızlı adımlarla gitmemek ya da sunumu
yavaşlatmamak, direktif ve bilgileri açık bir şekilde sunmak,
projeler üzerinde çalışırken neler yapılacağını söylemek, tahtaya
yazmak ya da yansıtmak gibi yollar izlenebilir.
3-Tutarlılık: Öğrenci göstermesi
istenilen davranışlar konusunda öğretmenin tutarlı olduğunu bilirse,
öğretmenin iyi disiplin sağlama şansı daha fazla olur. Öğrencilerin
“konuşma ve gezinme” gibi kuralı bozmalarına bazen aldırmıyor, bazen
izin vermiyorsa, bu durum öğretmenin tutarsızlığını gösterecektir.
4- Öğretmen Kontrolü: Sınıfta neler
olduğunun farkında olmak, önlemek için oldukça önemlidir. Dikkatli
bir öğretmen, yardıma ihtiyacı olan öğrencileri fark edip onlara
yardım eder ve onları yönlendirerek istenmeyen durumların ortaya
çıkmasını engeller. Öğretmen öğrencileri kontrol ederken, aynı
zamanda onların ne derece ilerlediklerini de öğrenir.
5- Kurallar Belirlemek: Sınıf içinde
istenmeyen davranışları önleyici en önemli önlem kurallar
oluşturmaktır. Öğrenciler kurallara ihtiyaç duyarlar ve neyin, neden
beklendiğini bilmek isterler. Kuralları kaldırmaya çalışan
öğretmenler karışıklık ve dağınıklık gibi sorunlarla
karşılaşırlar. Kurallar önceden oluşturulursa ve gerekli
durumlarda öğrencilere hatırlatılırsa, istenmeyen davranışlar
azalır. Uzun ve sık öğütler vermek, kendilerini suçlu
hissetmelerine, kızgınlık ve düşmanlık duymalarına neden
olabileceği için, bundan kaçınmak gerekir.
Sınıf kurallarına uyan, uygun
davranışları gösteren öğrenciler ödüllendirilmelidir.
Bu ödüllendirmeler aşağıdaki şekillerde
olabilir:
1.
Öğrenci çalışmalarını tüm sınıfa
göstermek,
2.
Öğrencilerin ilerlemesini grafikle
göstermek,
3.
Ek puanlar vermek,
4.
İstenilen etkinlikler için serbest
zaman vermek,
5.
İkramlar, partiler düzenlemek,
6.
Eve övgü notları yollamak,
7.
Ayrıcalıklar vermek (boş zaman
gibi),
8.
Panoya güler yüz çizmek,
çıkartmalar vermek vb.,
9.
Güdüleyici ifadeler
kullanmak.(“Ali’nin her seferinde parmak kaldırmasını ve söz
verilene kadar beklemesini çok beğeniyorum. Teşekkür ederim Ali”
gibi)
Disiplin Sorununa Müdahale Yöntemleri
Sorun olan davranışa karşı öğretmenlerin
müdahaleleri, kısa süreli, sıradan bir gözlemci tarafından fark
edilemeyecek türden ve çoğunlukla da sözsüz tepkilerdir. Bu tür
tepkiler daha çok, öğretmenin dersin kesilmesini istemediği ve
öğrencilerin dikkatlerini derse verdikleri zamanlarda verilir. Bu
tepkiler aşağıdaki şekilde olabilir(Tertemiz, 2000):
1. Görmezden Gelmek: Ders başladığında
Ali dikkati dağıtmak ya da çekmek için kalemiyle sıraya vuruyor. Bu
durumda öğretmen Alinin yanında oturan Sema’ya yaklaşarak kurallara
ne kadar iyi uyduğunu söyleyerek Ali’ye mesaj gönderiyor. Böylece
Ali kendisini, sınıfın dikkatini dağıtmadan dersi dinlemek zorunda
hisseder.
2. Fiziksel Yakınlık: Öğretmen istenmeyen
davranışı yapan öğrenciye yaklaşarak, fiziki yakınlığın gücünü
kullanır.
3. Göz Teması ve Sözsüz Uyarıcılar
Kullanmak: Öğretmen göz teması sağlanana kadar öğrenciye bakar
ve istenmeyen davranış sona erer. Göz teması devam eden bir
etkinliği kesmeden yapılabilir. Öğretmen öğrenci uygun davranışı
gösterene kadar göz temasını sürdürmelidir. Cruickshank etkili
öğretmenlerin dersteki zamanlarının %95’inde sözsüz yöntemlerle
istenmeyen davranışları durdurduklarını belirtmiştir.
4.Yeniden Yönlendirmek: Bu yöntem
öğrenciyi ne yapması gerektiği konusunda yönlendirir. “Artık yazınla
ilgilenmenin zamanı”, “Herkesin şimdi 24. sayfayı bitirmesi
gerekiyor” gibi ifadelerle öğrenci tekrar yönlendirilir.
5.Vazgeç İfadeleri ve Uyarılar Kullanmak:
“Onu bir kenara koy ve buraya bak”, “Şu anda ne yapıyor olman
gerekir?” veya “Başkası konuşurken konuşuyor muyuz?”. Bu yöntemde
öğretmen, öğrenciyi arkadaşlarının önünde utandırmamalıdır.
Öğrenciye yaklaşmak ve alçak sesle uyarmak en iyi yoldur.
6. Öğrenciyi Yalnız Bırakmak veya Yerini
Değiştirmek: Düzeni bozan bir öğrenci, istenmeyen davranışla
uğraşma olasılığının daha az olacağı bir tarafa gönderilebilir.
Problem birlikte oturmuş çok sayıda öğrenciyi kapsıyorsa özellikle
sık kullanılan bir yöntemdir.
7. Sessizlik Zamanı Vermek: Gürültü
olduğunda “Şu anda ne yapıyorsanız bırakın” demeli ve sessizlik bir
iki dakika kadar sürmelidir.
8. Güçlü Vazgeç İfadeleri Kullanmak: Bu
vurgulu bir vazgeç ifadesidir: “Bu davranışına hemen bir son
vermelisin” gibi.
9. Kısa Ara Vermek: “Ayşe’ye vurman doğru
bir davranış değil, bence senin 3 dakika araya ihtiyacın var. Boş
olan şu sıraya geç. Süren dolunca haber veririm” gibi.
10. Öğrenciyle Bireysel Konuşma: Sınıf
dışında konuşma tercih edilmelidir. Ders anında diğer öğrenciler
serbest çalışırken de konuşulabilir.
11. Problemi Tanımlamak ve Çözmek:
Problemin tanımlanmasını ve problemin öğrencilerle çözümünü içerir.
John Dewey’ in geliştirdiği aşağıdaki problem çözme aşamaları
kullanılır:
a)
Sorunu tanımlama,
b)
Olası çözümler üretme,
c)Çözümleri Değerlendirme,
d)
En iyi çözümün hangisi olduğuna
karar verme,
e)Bu kararın nasıl uygulanacağına karar verme,
f)
Çözümün başarısını
değerlendirme.
Bazen bu aşamalardan biri ya da birkaçı
kullanılmayabilir ama bu basamaklar akılda tutulmalıdır. Öğretmen
bir arabulucu gibi davranarak öğrencileri konuşturmak suretiyle
yöntemin uygulanmasını kolaylaştırmalıdır. Şimdi bu aşamalardan
1,2,3 ve 4’ün kullanılarak bir sorunun nasıl çözüldüğünü görelim(Gordon,
2001) :
(Öğretmen, Ayşe’yi kimsenin sevmediği ve
birlikte çalışmak istemediği biri olarak tanımlar)
Ayşe: Öğretmenim Lale yanımda
oturup harita ödevime yardım etmiyor.
Lale: Ayşe çalışmak istemiyor ki,
yalnızca konuşuyor, dolaşıyor ve benim kağıtlarımı
karalıyor.
Ayşe: Kağıtlara yazmadım ki,
yazıyor gibi yaptım.
Öğretmen: Kızlar, sorununuz var. İkinizi
de dinlersem sanıyorum ki bir çözüm bulabiliriz.
Kızlar: Tamam ne yapıyoruz?
Öğretmen: Bana duygularınızı anlatın,
dikkatle dinleyeceğim.
Ayşe: Şimdi size hoş görünmek
için benimle oturuyor. Oysa ben gerçekten ödevimi
onunla yapmak istiyorum
Lale: Ben de seninle çalışmayı gerçekten istiyorum ama
sen benim ödevimi
bozuyorsun.
Kendi ödevini önemsemiyorsun, benim de
senin gibi olmamı istiyorsun, ama
ben ödevimi zamanında vermek istiyorum.
Öğretmen: Ayşe ödevini yaparken Lale’nin
eşin olmasını istiyorsun. Lale sen de Ayşe ile
çalışmak istediğini ama ödevini
önemsemediği için onunla çalışmanın zor olduğunu söylüyorsun. Bu
sorunu çözmek için ikinize de uygun gelecek yollar bulmaya
çalışalım.
Ayşe: Lale daha sabırlı olup bana
yardımcı olabilir.
Lale: Ayşe’den ayrılabilirim,
ayrı ayrı çalışabiliriz.
Ayşe: Sıranı benimkinden
uzaklaştırabilirsin.
Lale: (Alaycı) Ayşe’nin annesine
onun baş belası olduğunu bildiren bir not
gönderebiliriz.
Ayşe: (Şiddetle karşı koyarak)
Lale’nin annesine de onun kendisini kusursuz sandığını
söyleyen bir not
gönderebiliriz.
Lale: Ayşe sınıf içinde dolaşmayı
bırakıp oturup ödevini yapabilir.
Ayşe: Lale ödevini yapmaya ara
versin, ben ona yetişeyim, sonra birlikte devam ederiz.
Lale: Birlikte çalışmayı bir kez
daha deneriz.
Öğretmen: Önerileri okuyalım, en iyi çözüme
karar verelim.
Ayşe: Tekrar deneyebiliriz ve eğer
olmazsa sıraları ayırabiliriz.
Öğretmen: Bir şey önerebilir miyim? Şimdi
birbirinizin canını sıkan şeyi bildiğinize göre
bunları yapmamaya
çalışabilirsiniz. Bunu bir gün deneyin, sonra bana gelip
bunun işe yarayıp
yaramadığını söyleyin. Oturup konuşalım. Sıralarınızı şimdiden
ayırabilirsiniz, ama bu
kolaya kaçmak olur. Hem sizin gibi yetişkin iki kız bu
sorunu arlarında
çözümleyebilir.
(Not: Öğrenciler iki gün geçmesine rağmen hala
sıralarını ayırmak istediklerini söylememiştir.)
Sonuç:
Öğretmenin sınıf önünde duruşundan ödevleri
kontrol edişine kadar pek çok husus sınıf yönetimini, sınıf
disiplinini etkilemektedir. Bunlar şu şekilde özetlenebilir(Küçükahmet,
1998).
1-
Öğretmenin Sınıf Önündeki Duruşu:
Genel kural öğretmenin sınıf önünde ayakta durmasıdır. Oysa bu
kuralın değişmesi gerekmektedir.Öğretmen grubuyla bütünleşmeli,
fakat kontrolü elinde tutacak bir pozisyonda da olmalıdır.
Öğrencilerin tümünü görebilmeli, aynı zamanda tüm öğrencilerin de
kendisini görmesini sağlamalıdır. Eğer bu pozisyonu sağlayamazsa
gerçek yöneticilik yapamaz, öğrencilerin dikkatlerini çekmede
zorlanır. Konuşurken oldukça sakin olmak ve dikkati çekmek için el
ve kolları yerinde kullanmak gerekir. Öğrencilerin sıralarından
birine oturmak, hatta (eğer sıralar sabit değilse) öğrencilerle
birlikte yarım daire şeklinde oturmak en iyi yoldur.
2-
Öğretmenin Konuşmasının Etkinliği:
Derste hiçbir şey, monoton bir sesten daha fazla dikkati dağıtamaz.
İyi konuşmacılar önemli bilgilere sahiptirler ve onları nasıl
sunacaklarını bilirler. Söyledikleri oradaki her birey tarafından
rahatça işitilebilir. Seslerini önemli yerleri vurgulamak için
yükseltirler. Dramatik bir etki için seslerini değiştirirler.
Öğretmen de iyi bir konuşmacı olmalı, ne zaman sesini yükselteceğini
bilmelidir.
3-
Öğrenci Çalışmalarının Kontrolü:
Öğrencinin hazırladığı her ödevin,
öğretmeni tarafından kontrol edileceğini bilmesi disiplinli
çalışmasına neden olacaktır. Öğrencileri ders dışında, boş
zamanlarında gönüllü çalışmalara yönlendirmek disiplin sağlamanın
diğer bir yoludur.
4-
Yazı Tahtasının Kullanımı:
Yazı tahtasına ne yazılacağı kesinlikle
bilinmeli ve çabucak yazılmalıdır. Yazı tahtasını kullanmanın ilk
kuralı (eğer kullanılacaksa) ona yakın durulmasıdır. Yazı tahtasını
kullanan bir öğretmenin yüzü kesinlikle yazı tahtasına dönük
olmamalıdır. Zamanın büyük çoğunluğunu tahtaya yazı yazarak harcayan
öğretmen, öğrencisine de zamanını boşa harcama ve yaramazlık etme
fırsatı vermiş olur.
Disiplin Sağlama Konusunda
Kısa Öneriler
1- Ara sıra ufak tefek
disiplin
olaylarını şakaya dönüştürünüz. Eğlenceli durumlarda sınıfla
birlikte gülerseniz sınıfı kontrol edemez hale gelmekten
korkmayınız.
2- Öğrencinin hiç bir soru sormaksızın itaatkâr davranmasının arzu
edilir olmadığını biliniz.
3-Bir öğrenciyi uyarmanız gerekiyorsa bunu herkesin önünde
yapmayınız.
4-
Disiplin sağlamanın birçok
öğretmenin iddia ettiği kadar önemli bir sorun olmadığını, amaçlara
ulaşmak için araç olduğunu unutmayınız.
5- Bazen öğretmenlerin tutumu yüzünden de öğrencilerin
disiplin
kurallarına uymadıklarını aklınızdançıkarmayınız.
6. Öğrencilerinizde kendi kendini disipline edebilme alışkanlığı
geliştirmeye çalışınız. Kötü bir davranışın her şeyden önce kendi
kişiliğine karşı bir saygısızlık olduğunu belirtiniz.
7. Unutmayınız ki öğretmenin
sınıfta disiplin
sağlamak için çok sert olması gerekmez.
8. Suçluyu bulamadığınız zaman tüm sınıfı cezalandırmaktan
kaçınınız.
9. Disiplin
problemlerine mani olmak, bir kere olduktan sonra onu düzeltmek için
uğraşmaktandahakolaydır.
10. Disiplin
problemi sizi aşmadıkça başkalarına duyurmayınız. Önlem alınması
gereken durumlarda ya da sınıfta
ders yapmanız imkânsızlaştığı hallerde idareye haber veriniz.
11. Sınıfta
disiplini bozan bir davranış oluştuğunda tepkide bulunmadan önce bir
dakika düşününüz. Örneğin, içinizden altmışa kadar sayınız.
Kaynaklar
- Erdoğan, İ. 2001. Sınıf Yönetimi.
Sistem Yayıncılık, İstanbul.
- Gordon, T. 2001. Etkili Öğretmenlik Eğitimi.
Sistem Yayıncılık, İstanbul.
- Küçükahmet, L.1998. Öğretim İlke ve
Yöntemleri. Alkım Yayınları, İstanbul
- Sarıtaş. M. 2000. (Akt:
Erdoğan, 2001) “Sınıf Yönetimi ve Kurallarla İlgili Kurallar
Geliştirme ve Uygulama, Sınıf Yönetiminde Yeni Yaklaşımlar.” Nobel
Yayıncılık, Ankara.
- Tertemiz, N. 2000, “Sınıf Yönetimi ve
Disiplin.” (Sınıf Yönetimi: Edit: Leyla Küçükahmet). Nobel
Yayınevi, Ankara.
- Temel. A. 1997. "Lise ve Üniversite
Öğrencilerinin Sıra ve Masaları Yazıp Çizmelerinin Nedenleri".
Anadolu Üniversitesi 4. Eğitim Bilimleri Kongresi. 10-12
Eylül- Eskişehir.
Yrd. Doç. Dr. Ali TEMEL
Maltepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi