OKULDA ve SINIFTA DİSİPLİN

 

 

 

Disiplin

     Genel anlamda disiplin kavramı, bir amaçla bir araya gelmiş insan grubunun düzen içinde yaşamasını sağlamak için seçilip konulmuş kuralları, hükümleri ve bunlara uyulması için alınan önlemleri ifade eder(Sarıtaş, 2000). Disiplin denilince daha çok sıkı / katı kurallara dayalı düzen anlaşılmakta ve akla ceza gelmektedir. Oysa disiplin, sadece ceza vermekten ibaret bir iş olmayıp;  olumsuz davranışların ortaya çıkmasını önlemek için tutarlı ve kararlı davranışlarda bulunmaktır(Erdoğan, 2001). Kısaca disiplin, yapılan işlerin belli bir düzen içerisinde yürütülmesidir.

         Okulda ve sınıfta disiplinden, daha çok öğrenci davranışlarının eğitimciler tarafından kontrol edilmesi anlaşılır. Oysa öğrenciler, bir başkası tarafından kontrol edilmek yerine, kendi davranışlarını kontrol etmeyi öğrenirlerse disiplin,   zaman içinde öğrenilebilecek ve içselleştirilebilecek bir alışkanlığa dönüşür. Öğrencilere kendi kendilerini kontrol etme, kendi davranışlarını denetleme ve kendilerini yönetme becerisi kazandırıldığında, öğretmenler zamanlarının çoğunu eğitim ve öğretime harcayabilirler.  Okul ve sınıf disiplininin en önemli parçası, eğitimcilerin kendi disiplin anlayış ve uygulamalarıdır. Öğretmenler ve yöneticiler, öğrencilerinde görmek istedikleri davranışları, önce kendileri göstererek onlar için iyi bir rol modeli oluşturmalıdır.

        Okulun önemli işlevlerinden biri, öğrencinin kişilik gelişimini sağlamaktır. Bu durumda öğretmenin görevi, öğrencilerin sağlıklı seçimler ve tercihler yapmalarına yardım etmektir.   Yani her öğrenciye, gerçekleştirmek istediği eylemi seçme, sonuçlarına katlanma ve sorumluluk üstlenme fırsatının sağlanmasıdır. Öğrencilerin her sorununa müdahale etmek yerine,   kendi sorunlarını çözme konusunda destek verilirse,  onların bağımsız iş görebilme ve yaratıcılık becerileri de geliştirilmiş olur.   Kendine güvenen öğretmen, öğrenciye ceza vermekten çok, ona kendi davranışlarının sonuçlarını kabullenmesini öğretir.

      Öğretmene düşen görev, daha öğretim yılının başında, okul ve sınıf kurallarını öğrencilerine açıklamaktır. Hatta bu kurallar yazılı bir biçimde ilan edilerek öğrenci velilerine de gönderilebilir. Sınıf içi kuralların bir kısmı, öğrenci katılımı ile belirlenebilir, daha sonra da bu kurallara tüm sınıf üyelerinin uyması beklenir.   

Öğretmenin ne türden ve ne ölçüde disiplin sağlayacağına karar vermeden önce, yeterli disipline sahip olup olmadığını gözden geçirerek,   ne çeşit bir disiplin istediğini belirlemesi gerekir. Bir öğretmen için doğru olan disiplin anlayışı, diğer birine ters gelebilir. Örneğin, bir öğretmene göre, öğrenci kendisine soru sorulduğu zaman ayağa kalkarak cevaplamalıdır. Başka bir öğretmene göre ise, önemli olan cevabın doğruluğudur.   Bir diğer öğretmene göre ise bu tür zorlamalar, öğrenci ile iyi ilişkiler kurmayı engellemektedir(Küçükahmet, 1998). 

Disiplin, uyulması gereken kurallar listesinden çok,   amaçlı etkinlikler, uygun çevre, birlikte çalışma, kendi kendini kontrol gibi kavramları içerir.   Amacını açık seçik olarak bilmeyen, etkinlik için uygun çevre bulamayan öğrencileri, yeterince başarılı olamadıklarında suçlamamak gerekir. 20 kişilik bir sınıfta 50 kişinin ders dinlemeye zorlanması yada kalabalık bir laboratuarda öğrencilerden deneylerin sonuçlarını bulmalarının istenmesi disiplin sorunu yaratacaktır. 

      Okul yöneticileri ve öğretmenlerin bulunduğu çeşitli toplantılarda dile getirilen sorunlar içinde ilk sıralarda disiplin gelmekte;  okulda ve sınıfta disiplin sağlamayı eğitimin bir aracı olarak değil,  eğitimin amacı gibi algılayanlara rastlanmaktadır. Gözlemlerimize göre,  disiplin sağlamak için önerilen yöntem ve teknikleri uygulamaktan çok, baskı yoluna gidilmektedir.

   

A. Okulda Disiplin

    Okulda disiplin sağlamaya yardımcı belli başlı faktörler şunlardır(Küçükahmet, 1998):

     1.Uygun bir eğitim programı: Amaçlarına, yeteneklerine, isteklerine ve geçmiş bilgilerine uygun olarak hazırlanan bir eğitim programı öğrencinin ilgisini çekerek,  işbirliği içinde olmasını sağlayacaktır.

     2. İyi bir rehberlik sistemi: Böyle bir sistem aracılığıyla sorunlar ortaya çıkmadan gerekli işlemler yapılabilecektir. Sonuçta kendisinin ruh sağlığıyla da ilgilenildiğini bilen öğrenci, ilgililere yardımcı olma ve okul çalışmalarına katılma isteği duyacaktır.

     3. Etkin veli-okul ilişkisi: Veliler ve öğrenciler okulda en iyisinin ve doğrusunun yapıldığına inandıkları müddetçe okul çalışmalarına destek olmaktadırlar.

     4.Okul binasının etkin kullanımı: Okul binaları ve görsel –işitsel araçların kullanım biçimi disipline yardımcı ya da engel olabilmektedir. Örneğin, koridorları karanlık bir binada,   ışık yakılmaması ciddi disiplin sorunlarına neden olabilir. Aydınlık ve ferah koridorları olan bir okul binası, öğrenciyi rahatlatır. Okulun badana renginden döşemesine kadar her şeyi, disipline uyumu kolaylaştırdığı gibi zorlaştırabilir.

 

B. Sınıfta Disiplin

      Öğretmenin sınıf önünde duruşundan konuşmasının etkililiğine, ödevleri kontrol edişinden yazı tahtasını kullanma tarzına kadar pek çok husus sınıf yönetimini ve disiplinini etkilemektedir(Küçükahmet, 1998). Sınıfta disiplin problemi oluşturan istenmeyen davranışlar ve nedenlerine ilişkin olarak Tertemiz( 2000)’ in görüşleri aşağıdaki şekilde özetlenebilir:

 Sorun Olan Davranışlar 1- Sınıf içinde diğer öğrencileri rahatsız eden, sınıf etkinliklerini bozan, okulun ve öğretmenin beklenti ve kuralları ile ters düşen ya da sınıfta karışıklık yaratan geçici ilgisizlikler: Etrafa bakmak, ıslık çalmak, hayallere dalmak, sırayı dizleriyle kaldırmak gibi. 2- Aşırı ders dışı davranışlar: Yüksek sesle konuşmak, kandırmak, aldatmak, kopya çekmek, birbirine not yollamak, dersle sürekli ilgilenmemek gibi.  3- Öğretmenin dersi anlatmasını ve öğrencilerin çalışmalarını engelleyen durumlar: Sınıf kurallarına veya öğretmenin isteklerine uymamak, vurmak, sürekli gürültü yapmak, diğer öğrencilerle çatışmak, dikkat dağıtıcı sözler söylemek, fiziki saldırıda bulunmak, diğer öğrencilerin sınıf etkinliklerine katılmalarına engel olmak, sınıf malına zarar vermek vb. davranışlardır.

 

        Disiplin sorunlarını çözmenin yolu, istenmeyen davranışların nedenlerini tanımaktan geçer. İstenmeyen ve sorun olan davranışların nedenleri üç başlık altında toplanabilir:

      1. Öğrencilerin kendilerinden kaynaklanan nedenler:

a)      Kendilerini sevgisiz ya da yetersiz görmeleri,

b)     Dikkati çekme ve karşı gelme isteği,

c)      Başkalarının onları eleştirmeleri, küçük düşürmeleri, kaba davranmaları, alay etmeleri,

d)     Bir grubun üyesi olma ihtiyaçları,

e)      Öğretmenden, sınavlardan veya sınıfta konuşmaktan korkma,

f)       Kendilerini tutsakmış gibi hissetmeleri,

g)      Okuldaki çalışmaları sıkıcı bulmaları.

 

2. Evden kaynaklanan nedenler:

a)      Anne- baba arasındaki zayıf ilişkiler,

b)      Anne-baba ve çocuk arasındaki zayıf ilişkiler,

c)       Aile bireylerinin birinin ölümü,

d)      Ayrılık, terk etme, boşanma,

e)       Anne-babanın istenmeyen davranışları,

f)       Kardeşler arasında rekabet ve düşmanlık.

 

3. Öğretmenlerden kaynaklanan nedenler:

a)         Derse zamanında başlamama,

b)        Öğrencilere farklı davranma,

c)         Ders araçlarını zamanında hazırlamama,

d)        Uzun süre konuşma ya da film izletme,

e)         Rutin işleri gereği gibi ele almama (Kalem açma, kağıt dağıtma vb.),

f)         Sürekli öğüt verme,

g)        Dersi erken bitirme,

    h)   Özgüvensizlik, tükenmişlik, başarısızlık korkusu,

    ı)    Çocuklardan hoşlanmama ve özel sorunları (evlilik vb).

 

Disiplin Anlayışları

      Son zamanlarda disiplin ve disiplinli sınıf anlayışımız değişmiştir. Daha önceleri disiplinde  temel ölçü sessizlikti. “İğne düşse sesinin, sinek uçsa vızıltısının duyulduğu” sınıf disiplini yerini, sınıfın havasının eskiye göre daha az baskıcı olduğu bir anlayışa bırakmıştır.  Artık çağdaş eğitim anlayışı, dersin durumuna ve uygulanan yönteme göre, öğrencilerin derste alçak sesle birbirleriyle konuşmalarına, hatta sınıfta dolaşmalarına karşı daha hoş görülüdür.

 

Disiplin Anlayışları

Eski

Yeni

İlgi ve istekler baskı altına alınır

İlgi ve isteklere yön verilir

Korkutularak kontrol sağlanır

Problemlere ve isteklere rehberlik edilir

Katı kurallara önem verilir

Benimsenen davranış normları önemlidir  

Sessizliğe düzene ve pasifliğe önem verilir

Çalışkanlık, işbirliği ve yardımseverlik önemlidir 

Olumsuz davranışlar cezalandırılır 

Olumlu davranışlar teşvik edilir 

Otoriteye dayalı öznel kontrol var

Öğrenci–öğretmen işbirliği var

 

      Disiplin anlayışlarının karşılaştırılmasından sonra, üzerinde durulması gereken diğer bir konu da çeşitli disiplin uygulamalarıdır. Büyük karagöz ve Çivi (1994) 3 çeşit disiplin uygulaması olduğunu belirtmektedir.

A) Yapıcı Disiplin

      Disiplin problemlerini problem çıktıktan sonra önlemek, çıkmadan önlemekten daha güçtür. Problemin çıkmadan önlenmesinde şu hususlara dikkat edilmelidir.

1- Yapmalardan çok yapılar üzerinde durulmalıdır. Örneğin, çocuğa kalemini yere açma, konuşma, yaramazlık yapma demek yerine, ondan bunun olumlularını istemek daha iyidir. Kalemini çöp kutusuna aç demek daha faydalıdır. Öğrencilere emir vererek iş yaptırmak yerine, neden yapması gerektiğine inandırarak yaptırmak esastır. Susun konuşmayın, gürültü yapmayın demek yerine, bunların nedenleri üzerinde durulmalıdır.

2- Sınıfta öğrencilerin boş kalmamasına dikkat edilmelidir. Ders saatlerinde eğer öğrenciyi meşgul edecek bir iş verilmişse,  o sınıfta problem çıkma ihtimali de azalır. Boş kalan öğrenciler, sıraya isim kazımaktadırlar(Temel,1997).

3- Derslerde değişik yöntem ve teknikler uygulanmalıdır. Bunun için çalışma biçimi öğrencinin ilgisini çekecek şekilde zaman zaman değiştirilmelidir. İlginin canlı tutulması için, öğrencinin değişik araç ve gereci kullanmasına imkân verilmelidir. Öğrenci yapılan öğretimin faydalarına inandırılmalıdır.

4- Öğrencinin kişiliğine saygı gösterilmelidir. Sınıfta öğrenci ile alay eden, her an bir disiplin problemi çıkacakmış gibi davranan öğretmen, sınıfta kendini kabul ettiremez.

5- Öğrencinin öğrenemediği konuların nedenlerine inilmeli, onu güç durumda bırakmak için durumu silah olarak kullanılmamalıdır.

6- Öğrenci bir işi başarmaktan doğan zevki tatmalıdır. 

B) Engelleyici Disiplin

       Elimizde olmayan nedenlerle ortaya çıkabilecek problemleri ve gergin durumları, öğretmenlik becerisiyle önlemek ve büyütmeden yatıştırıp yok etmektir. Örneğin, anne- babası ayrılmış bir çocuğun bu durumundan dolayı oluşacak bir disiplinsizlik problemi karşısında öğretmen olarak aile ayrılığını gidermek bizim elimizde değildir. Ancak, bu durumun okulda meydana getireceği probleme eğilmek mümkündür.

Öğretmen şu hususlara dikkat etmelidir:

1- Öğrencilerin isimleri öğrenilmelidir. Ruhsal gerginlik içinde olan bir öğrenciye ismi ile hitap edilmesi biraz olsun onu rahatlatır.

2- Öğrencilerin sınıfta oturuş biçimine dikkat edilmelidir. İki yaramaz çocuk bir arada oturmuşsa ilk fırsatta onları kırmadan yerlerini değiştirmek yararlı olabilir.

3- Ders sırasında samimi ve ciddi olunmalıdır. Böyle bir durumda olan öğretmenin sınıfında disiplin problemi azdır.

4- Bir yada birkaç öğrenci sınıf disiplinini bozduklarında sakin olmalı, dersin sonuna kadar bir problem çıkarmamaya çalışılmalı, o öğrencileri bir odaya alarak onlarla konuşulmalıdır.

5- Öğrencilerle teker teker ilgilenilmelidir. Özel problemlerine çare aranmalıdır. Öğrenci karşısında aşırı kızgınlık göstererek zayıf yönlerimizi açığa vurmaktan kaçınılmalıdır.

6- Sınıfın karşısında kararsız kalarak, şaşkınlığa düşmekten kaçınılmalıdır. Öğrenciler karşısında kararlı olunmalıdır.

7- Sınıftaki tartışmalarda öğrencilere hakem olacak şekilde, kendimizi tartışmaların dışında tutmak gerekmektedir. Öğrenciler üzerine fazla giderek gerginliği arttırıcı inatçı tutum ve davranıştan uzak kalınmalıdır.

C)  Düzeltici Disiplin

      Bütün önleyici çabalarımıza rağmen yeniden suç işlenmişse, ona karşı alınacak tavırlarla, öğrencinin bir daha suç işlememesinin sağlanmasıdır.

Okullarımızda, suç işlemiş öğrencilerimize karşı davranışlarımızda şu hususları dikkate almalıyız.

1- Öğrenci, suçun işlendiği andan, cezanın verileceği ana kadar arkadaşlarından uzak tutularak, arkadaşlarının yanında cezalandırılmamalıdır.

2- Öğrenciye hatası anlatılarak af dilemesi sağlanabilir.

3- Problem ortadan kalktıktan sonra artık hatırlatılmamalı ve üzerinde durulmamalıdır. Bazı öğretmenler çok önceden işlenmiş suçları arkadaşlarının yanında öğrencinin yüzüne vururlar. Böyle bir davranış yeni gerginliklere sebep olur. Unutmayalım ki, insan küçültüldüğü oranda büyük görünmek; güçsüz düşürüldüğü oranda tanınmak; yere düşürüldüğünde doğrulmak isteyen bir varlıktır.

4- Sınıftan öğrenciyi dışarı atmak ya da okuldan uzaklaştırmaya hakkımız yoktur. 

5- Küçük olaylar kesinlikle büyütülmemelidir. Mesela, okul bahçesinde top oynayan ve pencere camı kıran bir öğrencinin disiplin kuruluna verilmesi anlamsızdır. Öğrenciden cam parasının alınması ve olayın büyütülmeden yatıştırılması gerekir. 

 

Disiplin Sorunlarını Önleyici Yöntemler

 

Öğrencilerin yapıcı bir etkinlikle uğraşmaları, uygunsuz davranışlarda bulunma ihtimallerini azaltacaktır.  Sınıf yönetiminin etkisi, aşağıdaki kontrol yöntemleriyle ortaya çıkar(Tertemiz, 2000): 

1- Planlı Çalışmak: Çalışma planıyla sınıf içinde oluşacak karmaşa önlenebilir ve öğretmen zamanı daha etkili kullanabilir. Ders materyalleri zamanında sağlanır; öğretme-öğrenme sürecinde öğrencilerin neyi, nasıl, ne zaman, ne kadar yapacakları belli olur.

 2-Akıcı Etkinlik: Sınıfa girer girmez tepegözle bir matematik problemi yansıtan bir öğretmen, öğrencilere “susun, derse başlıyoruz” gibi uyarılarda bulunmak zorunda kalmaz.  Kesintisiz etkinlik akışı sağlanabilmesi için, öğretim sırasında canlılığı korumak, fazla hızlı adımlarla gitmemek ya da sunumu yavaşlatmamak, direktif ve bilgileri açık bir şekilde sunmak, projeler üzerinde çalışırken neler yapılacağını söylemek,  tahtaya yazmak ya da yansıtmak gibi yollar izlenebilir.

3-Tutarlılık: Öğrenci göstermesi istenilen davranışlar konusunda öğretmenin tutarlı olduğunu bilirse, öğretmenin iyi disiplin sağlama şansı daha fazla olur. Öğrencilerin “konuşma ve gezinme” gibi kuralı bozmalarına bazen aldırmıyor, bazen izin vermiyorsa, bu durum öğretmenin tutarsızlığını gösterecektir.

4- Öğretmen Kontrolü: Sınıfta neler olduğunun farkında olmak, önlemek için oldukça önemlidir. Dikkatli bir öğretmen, yardıma ihtiyacı olan öğrencileri fark edip onlara yardım eder ve onları yönlendirerek istenmeyen durumların ortaya çıkmasını engeller. Öğretmen öğrencileri kontrol ederken, aynı zamanda onların ne derece ilerlediklerini de öğrenir.

5- Kurallar Belirlemek: Sınıf içinde istenmeyen davranışları önleyici en önemli önlem kurallar oluşturmaktır. Öğrenciler kurallara ihtiyaç duyarlar ve neyin, neden beklendiğini bilmek isterler. Kuralları kaldırmaya çalışan öğretmenler karışıklık ve dağınıklık gibi sorunlarla karşılaşırlar.   Kurallar önceden oluşturulursa ve gerekli durumlarda öğrencilere hatırlatılırsa, istenmeyen davranışlar azalır. Uzun ve sık öğütler vermek, kendilerini suçlu hissetmelerine,   kızgınlık ve düşmanlık duymalarına neden olabileceği için, bundan kaçınmak gerekir.

        Sınıf kurallarına uyan, uygun davranışları gösteren öğrenciler ödüllendirilmelidir.

Bu ödüllendirmeler aşağıdaki şekillerde olabilir:

1.      Öğrenci çalışmalarını tüm sınıfa göstermek,

2.      Öğrencilerin ilerlemesini grafikle göstermek,

3.      Ek puanlar vermek,

4.      İstenilen etkinlikler için serbest zaman vermek,

5.      İkramlar, partiler düzenlemek,

6.      Eve övgü notları yollamak,

7.      Ayrıcalıklar vermek (boş zaman gibi),

8.      Panoya güler yüz çizmek, çıkartmalar vermek vb.,

9.      Güdüleyici ifadeler kullanmak.(“Ali’nin her seferinde parmak kaldırmasını ve söz verilene kadar beklemesini çok beğeniyorum. Teşekkür ederim Ali” gibi) 

      

Disiplin Sorununa Müdahale Yöntemleri

       Sorun olan davranışa karşı öğretmenlerin müdahaleleri,  kısa süreli, sıradan bir gözlemci tarafından fark edilemeyecek türden ve çoğunlukla da sözsüz tepkilerdir. Bu tür tepkiler daha çok, öğretmenin dersin kesilmesini istemediği ve öğrencilerin dikkatlerini derse verdikleri zamanlarda verilir. Bu tepkiler aşağıdaki şekilde olabilir(Tertemiz, 2000):

1. Görmezden Gelmek: Ders başladığında Ali dikkati dağıtmak ya da çekmek için kalemiyle sıraya vuruyor. Bu durumda öğretmen Alinin yanında oturan Sema’ya yaklaşarak kurallara ne kadar iyi uyduğunu söyleyerek Ali’ye mesaj gönderiyor. Böylece Ali kendisini, sınıfın dikkatini dağıtmadan dersi dinlemek zorunda hisseder.

2. Fiziksel Yakınlık: Öğretmen istenmeyen davranışı yapan öğrenciye yaklaşarak, fiziki yakınlığın gücünü kullanır.

3. Göz Teması ve Sözsüz Uyarıcılar Kullanmak:  Öğretmen göz teması sağlanana kadar öğrenciye bakar ve istenmeyen davranış sona erer. Göz teması devam eden bir etkinliği kesmeden yapılabilir. Öğretmen öğrenci uygun davranışı gösterene kadar göz temasını sürdürmelidir. Cruickshank etkili öğretmenlerin dersteki zamanlarının %95’inde sözsüz yöntemlerle istenmeyen davranışları durdurduklarını belirtmiştir.

4.Yeniden Yönlendirmek: Bu yöntem öğrenciyi ne yapması gerektiği konusunda yönlendirir. “Artık yazınla ilgilenmenin zamanı”, “Herkesin şimdi 24. sayfayı bitirmesi gerekiyor” gibi ifadelerle öğrenci tekrar yönlendirilir.

5.Vazgeç İfadeleri ve Uyarılar Kullanmak: “Onu bir kenara koy ve buraya bak”, “Şu anda ne yapıyor olman gerekir?” veya “Başkası konuşurken konuşuyor muyuz?”. Bu yöntemde öğretmen, öğrenciyi arkadaşlarının önünde utandırmamalıdır. Öğrenciye yaklaşmak ve alçak sesle uyarmak en iyi yoldur. 

6. Öğrenciyi Yalnız Bırakmak veya Yerini Değiştirmek: Düzeni bozan bir öğrenci, istenmeyen davranışla uğraşma olasılığının daha az olacağı bir tarafa gönderilebilir. Problem birlikte oturmuş çok sayıda öğrenciyi kapsıyorsa özellikle sık kullanılan bir yöntemdir.

7. Sessizlik Zamanı Vermek: Gürültü olduğunda “Şu anda ne yapıyorsanız bırakın” demeli ve sessizlik bir iki dakika kadar sürmelidir.

8. Güçlü Vazgeç İfadeleri Kullanmak: Bu vurgulu bir vazgeç ifadesidir: “Bu davranışına hemen bir son vermelisin” gibi.

9. Kısa Ara Vermek: “Ayşe’ye vurman doğru bir davranış değil, bence senin 3 dakika araya ihtiyacın var. Boş olan şu sıraya geç. Süren dolunca haber veririm” gibi.

10. Öğrenciyle Bireysel Konuşma: Sınıf dışında konuşma tercih edilmelidir. Ders anında diğer öğrenciler serbest çalışırken de konuşulabilir.

11. Problemi Tanımlamak ve Çözmek: Problemin tanımlanmasını ve problemin öğrencilerle çözümünü içerir. John Dewey’ in geliştirdiği aşağıdaki problem çözme aşamaları kullanılır: 

a)      Sorunu tanımlama,

b)      Olası çözümler üretme,

c)Çözümleri Değerlendirme,

d)     En iyi çözümün hangisi olduğuna karar verme,

e)Bu kararın nasıl uygulanacağına karar verme,

f)   Çözümün başarısını değerlendirme.

       Bazen bu aşamalardan biri ya da birkaçı kullanılmayabilir ama bu basamaklar akılda tutulmalıdır. Öğretmen bir arabulucu gibi davranarak öğrencileri konuşturmak suretiyle yöntemin uygulanmasını kolaylaştırmalıdır. Şimdi bu aşamalardan 1,2,3 ve 4’ün kullanılarak bir sorunun nasıl çözüldüğünü görelim(Gordon, 2001) :

(Öğretmen, Ayşe’yi kimsenin sevmediği ve birlikte çalışmak istemediği biri olarak tanımlar)

Ayşe:             Öğretmenim Lale yanımda oturup harita ödevime yardım etmiyor.

Lale:             Ayşe çalışmak istemiyor ki, yalnızca konuşuyor, dolaşıyor ve benim kağıtlarımı

                     karalıyor.                                      

Ayşe:             Kağıtlara yazmadım ki, yazıyor gibi yaptım.

Öğretmen:     Kızlar, sorununuz var. İkinizi de dinlersem sanıyorum ki bir çözüm bulabiliriz.

Kızlar:           Tamam ne yapıyoruz?

Öğretmen:     Bana duygularınızı anlatın, dikkatle dinleyeceğim.

Ayşe:             Şimdi size hoş görünmek için benimle oturuyor. Oysa ben gerçekten ödevimi          

                      onunla yapmak istiyorum

Lale:              Ben de seninle çalışmayı gerçekten istiyorum ama sen benim ödevimi  

                      bozuyorsun.   

  Kendi ödevini önemsemiyorsun, benim de senin gibi olmamı istiyorsun, ama 

  ben ödevimi zamanında vermek istiyorum.

Öğretmen:    Ayşe ödevini yaparken Lale’nin eşin olmasını istiyorsun. Lale sen de Ayşe ile 

  çalışmak istediğini ama ödevini önemsemediği için onunla çalışmanın zor olduğunu söylüyorsun. Bu sorunu çözmek için ikinize de uygun gelecek yollar     bulmaya çalışalım.

Ayşe:            Lale daha sabırlı olup bana yardımcı olabilir.

Lale:             Ayşe’den ayrılabilirim, ayrı ayrı çalışabiliriz.

Ayşe:            Sıranı benimkinden uzaklaştırabilirsin.

Lale:             (Alaycı) Ayşe’nin annesine onun baş belası olduğunu bildiren bir not

                     gönderebiliriz.

Ayşe:           (Şiddetle karşı koyarak) Lale’nin annesine de onun kendisini kusursuz sandığını

                    söyleyen bir not gönderebiliriz.

Lale:           Ayşe sınıf içinde dolaşmayı bırakıp oturup ödevini yapabilir.

Ayşe:          Lale ödevini yapmaya ara versin, ben ona yetişeyim, sonra birlikte devam ederiz.

Lale:           Birlikte çalışmayı bir kez daha deneriz.

Öğretmen:  Önerileri okuyalım, en iyi çözüme karar verelim.

Ayşe:          Tekrar deneyebiliriz ve eğer olmazsa sıraları ayırabiliriz.

Öğretmen:  Bir şey önerebilir miyim? Şimdi birbirinizin canını sıkan şeyi bildiğinize göre

                   bunları yapmamaya çalışabilirsiniz. Bunu bir gün deneyin, sonra bana gelip

                   bunun işe yarayıp yaramadığını söyleyin. Oturup konuşalım. Sıralarınızı şimdiden

                    ayırabilirsiniz, ama bu kolaya kaçmak olur. Hem sizin gibi yetişkin iki kız bu

                    sorunu arlarında çözümleyebilir.

(Not: Öğrenciler iki gün geçmesine rağmen hala sıralarını ayırmak istediklerini söylememiştir.)

 

Sonuç:

     Öğretmenin sınıf önünde duruşundan ödevleri kontrol edişine kadar pek çok husus sınıf yönetimini, sınıf disiplinini etkilemektedir. Bunlar şu şekilde özetlenebilir(Küçükahmet, 1998).

1-                 Öğretmenin Sınıf Önündeki Duruşu: Genel kural öğretmenin sınıf önünde ayakta durmasıdır. Oysa bu kuralın değişmesi gerekmektedir.Öğretmen grubuyla bütünleşmeli, fakat kontrolü elinde tutacak bir pozisyonda da olmalıdır. Öğrencilerin tümünü görebilmeli, aynı zamanda tüm öğrencilerin de kendisini görmesini sağlamalıdır. Eğer bu pozisyonu sağlayamazsa gerçek yöneticilik yapamaz, öğrencilerin dikkatlerini çekmede zorlanır. Konuşurken oldukça sakin olmak ve dikkati çekmek için el ve kolları yerinde kullanmak gerekir. Öğrencilerin sıralarından birine oturmak, hatta (eğer sıralar sabit değilse) öğrencilerle birlikte yarım daire şeklinde oturmak en iyi yoldur. 

2-                 Öğretmenin Konuşmasının Etkinliği: Derste hiçbir şey, monoton bir sesten daha fazla dikkati dağıtamaz. İyi konuşmacılar önemli bilgilere sahiptirler ve onları nasıl sunacaklarını bilirler. Söyledikleri oradaki her birey tarafından rahatça işitilebilir. Seslerini önemli yerleri vurgulamak için yükseltirler. Dramatik bir etki için seslerini değiştirirler.   Öğretmen de iyi bir konuşmacı olmalı, ne zaman sesini yükselteceğini bilmelidir. 

3-                 Öğrenci Çalışmalarının Kontrolü: Öğrencinin hazırladığı her ödevin, öğretmeni tarafından kontrol edileceğini bilmesi disiplinli çalışmasına neden olacaktır. Öğrencileri ders dışında, boş zamanlarında gönüllü çalışmalara yönlendirmek disiplin sağlamanın diğer bir yoludur. 

4-                 Yazı Tahtasının Kullanımı: Yazı tahtasına ne yazılacağı kesinlikle bilinmeli ve çabucak yazılmalıdır. Yazı tahtasını kullanmanın ilk kuralı (eğer kullanılacaksa) ona yakın durulmasıdır. Yazı tahtasını kullanan bir öğretmenin yüzü kesinlikle yazı tahtasına dönük olmamalıdır. Zamanın büyük çoğunluğunu tahtaya yazı yazarak harcayan öğretmen,  öğrencisine de zamanını boşa harcama ve yaramazlık etme fırsatı vermiş olur.

  Disiplin Sağlama Konusunda Kısa Öneriler

1- Ara sıra ufak tefek disiplin olaylarını şakaya dönüştürünüz.  Eğlenceli durumlarda sınıfla birlikte gülerseniz sınıfı kontrol edemez hale gelmekten korkmayınız.
2- Öğrencinin hiç bir soru sormaksızın itaatkâr davranmasının arzu edilir olmadığını biliniz.
3-Bir öğrenciyi uyarmanız gerekiyorsa bunu herkesin önünde yapmayınız.
4- Disiplin sağlamanın birçok öğretmenin iddia ettiği kadar önemli bir sorun olmadığını, amaçlara ulaşmak için araç olduğunu unutmayınız.
5- Bazen öğretmenlerin tutumu yüzünden de öğrencilerin disiplin kurallarına uymadıklarını aklınızdançıkarmayınız.
6. Öğrencilerinizde kendi kendini disipline edebilme alışkanlığı geliştirmeye çalışınız. Kötü bir davranışın her şeyden önce kendi kişiliğine karşı bir saygısızlık olduğunu belirtiniz.
7. Unutmayınız ki öğretmenin sınıfta disiplin sağlamak için çok sert olması gerekmez.
8. Suçluyu bulamadığınız zaman tüm sınıfı cezalandırmaktan kaçınınız.
9.
Disiplin problemlerine mani olmak, bir kere olduktan sonra onu düzeltmek için uğraşmaktandahakolaydır.
10.
Disiplin problemi sizi aşmadıkça başkalarına duyurmayınız. Önlem alınması gereken durumlarda ya da sınıfta ders yapmanız imkânsızlaştığı hallerde idareye haber veriniz.
11.
Sınıfta disiplini bozan bir davranış oluştuğunda tepkide bulunmadan önce bir dakika düşününüz. Örneğin, içinizden altmışa kadar sayınız.

Kaynaklar

 

- Erdoğan, İ. 2001. Sınıf Yönetimi. Sistem Yayıncılık, İstanbul.

- Gordon, T. 2001. Etkili Öğretmenlik Eğitimi. Sistem Yayıncılık, İstanbul.

- Küçükahmet, L.1998. Öğretim İlke ve Yöntemleri. Alkım Yayınları, İstanbul

- Sarıtaş. M.  2000. (Akt: Erdoğan, 2001) “Sınıf Yönetimi ve Kurallarla İlgili Kurallar Geliştirme ve Uygulama, Sınıf Yönetiminde Yeni Yaklaşımlar.” Nobel Yayıncılık, Ankara.

- Tertemiz, N. 2000, “Sınıf Yönetimi ve Disiplin.” (Sınıf Yönetimi: Edit: Leyla Küçükahmet). Nobel Yayınevi, Ankara.

- Temel. A. 1997. "Lise ve Üniversite Öğrencilerinin Sıra ve Masaları Yazıp Çizmelerinin Nedenleri". Anadolu Üniversitesi  4. Eğitim Bilimleri Kongresi. 10-12 Eylül- Eskişehir.

 

 Yrd. Doç. Dr. Ali TEMEL

Maltepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi