SALDIRGANLIK
Saldırganlık cinsel dürtüler gibi
insanda doğuştan var olan bir dürtüdür. Çocuk, kontrol edebilir ya
da olumlu yollara kanalize edebilir. Çocuk istekleri engellendiğinde
öfke nöbetleri gösterir. Yaş ilerledikçe isteklerini ertelemeyi ve
beklemeyi öğrenir.
Özellikleri:
Ø
Saldırgan çocuklar
yaşıtları ve büyüklerle çok sık kavga ederler.
Ø
Çevreleriyle uyumlu
ilişkiler kuramazlar.
Ø
Geçimsidirler.
Ø
Öfkelidirler ve parlamaya
hazırdırlar.
Ø
Kuralları çiğner ve sık
sık cezalandırılırlar.
Ø
Kendilerini haklı çıkarma
eğilimindedirler.
Ø
Sorunları kavga ederek
çözmeye çalışırlar.

Ø
Çocukların yaramazlık
yapması, arkadaşlarıyla sürtüşmeleri, ara sıra kavga etmeleri
onların saldırgan çocuk oldukları anlamına gelmez.
Çocuğu saldırgan olarak tanımlamak için
bu davranışı sık sık tekrarlıyor olması gerekir.
Ø
Erkek çocuklar kız
çocuklarına göre daha saldırgandır. Özellikle erkek çocuklar
sorunları dövüşerek çözme, kız çocukları ise sözle sataşarak
halletmeyi tercih ederler.
Nedenler:
Ø
Çocuğa aile içinde sözel
ve fiziksel şiddet uygulanması
Ø
Çocuğun sürekli baskı ve
kısıtlamaya karşı karşıya kalması
Ø
Temel güven gereksinim
azlığı
Ø
İlgi ve sevgi eksikliği
Ø
Evde ya da çevresinde
saldırgan
davranışlarda bulunan bir modelin
varlığı
Ø
Anne babanın uyguladığı
katı disiplin çocukta saldırganlık ve başkaldırma gibi davranışlara
yol açar.
Ø
Televizyondaki şiddet
içeren yayınlar çocukların saldırganlığı görerek öğrenmelerine sebep
olabilir.
Anne-Babaya Öneriler:
Ø
Ev ortamında kesinlikle
sözel ve fiziksel şiddetten kaçınılmalı, çocukların yanında diğer
insanlara, aile bireylerine saldırgan davranışlar sergilenmemeli,
çocuklara saldırgan birey örneği olunmamalıdır.
Ø
Çocuğa saldırgan
davranışları sonucunda neler olabileceği, ne gibi zararlarla
karşılaşabileceği
anlatılmalıdır. Davranışları üzerinde
düşünerek zararları kendisinin keşfetmesi de sağlanabilir.
Ø
Çocuğun saldırgan
davranışları dayakla cezalandırılmamalıdır. Bu, çocuğa saldırganlık
örneği sergilemekten başka işe yaramaz.
Ø
Çocuk eğitiminde baskıcı
ve otoriter bir yaklaşımdan kaçınılmalı, çocuğa duygu ve
düşüncelerini ifade etme olanağı sunulmalıdır.
Ø
Çocuk saldırgan
davranışlar sergileyerek bir şey elde etmeye çalıştığında isteği
yerine getirilmemelidir. Aksi halde isteklerini bu şekilde ifade
etmeye başlayacaktır.
Ø
Evde ve okul ortamında
yerine getirebileceği görev ve sorumluluklar verilmesi saldırganlığı
azaltır. Yaptığı zarar verici davranışlardan dolayı özür dilemesi
sağlanmalıdır.
ÖFKE
Saldırganlık, öfkeyle ilişkili olmasına rağmen ikisi aynı değildir.
Saldırganlık bir davranış, öfke bir duygudur. Öfke, hakkımız olanı
alamadığımızda ya da önem verdiğimiz bir insan beklentilerimiz
doğrultusunda davranmadığında yaşanan, salt o olaya ilişkin
yaşanması sınırında kaldığında insan doğasının gereği olarak
nitelenen bir duygudur.

Belirtiler
Ø
Her gün sınıf
arkadaşlarıyla tartışıyor ve başkalarına vuruyorsa,
Ø
Aynı yaştaki diğer
çocuklara göre daha yoğun öfke gösteriyor ve sık sık ağlıyorsa,
Ø
Yanlış yaptığında ya da
zorlandığında çoğu zaman öfkeleniyorsa,
Ø
Engellenmeye karşı
toleransı düşükse,
Ø
Olayları olduğu gibi
kabullenmekte güçlük çekiyorsa,
Ø
Çocuk kendini
öfkelendiren kişi yada duruma karşı bir şey yapamayıp kendi kendine
vurarak, kendimden nefret ediyorum şeklinde ifadeler kullanarak
öfkesini kendine yöneltiyorsa, öfke bir sorun haline gelmiş olabilir.
Nedenler
Ø
Genetik ya da fizyolojik
bir nedeni olabilmektedir. Bazı çocuklar doğuştan daha sinirli,
alıngan ve kolayca öfkelenebilen bir yapıda olabilirler.
Ø
Evde ya da okulda
fiziksel ve cinsel açıdan istismar edilerek benliğinin zedelenmesi,
Ø
İstekleri ve fiziksel
ihtiyaçları karşılanmadığında engellenmenin yarattığı gerginlikten
kurtulma isteği,
Ø
Kardeşi ya da diğer
çocuklarla karşılaştırılması, çok sık eleştirilmesi ve çocuktan
yapamayacağı şeylerin beklenmesi,
Anne-Babaya Öneriler:
Ø
Öfke duygusuyla yapıcı
bir şekilde başa çıkılmadığında dışa yönelik saldırganlık ve şiddete
ya da kendisine zarar verme şekline dönüşebilir. Öfke kontrolünde
amaç öfkenin dışa vurulmasını engellemek değil öfkenin nasıl uygun
bir dille ifade edilebileceğini bilmektir.
Ø
Bebekken temel
ihtiyaçlarının zamanında, düzenli olarak ve yeterli düzeyde
karşılanması, rahat hareket edebileceği, enerjisini aktarabileceği
ortamlar hazırlanması çok önemlidir.
Ø
Anne-baba ve diğer
yetişkinler çocuğa uygulanan eğitim ve gösterilen davranışlar
konusunda ortak kararlar alarak, tutarlı olmalıdırlar.
Ø
Öfke ne kadar şiddetliyse
o kadar önemsenmeli, ancak çocuk öfkelenmesin diye de onun her
istediğini yapması hoş görülmemelidir.
Ø
Çocuğa yapabileceği
işlerde sorumluluklar vermekten çekinmemelidir. Ancak verilen
sorumlulukları yerine getirmesi eziyet verici bir hal alıyor ise, bu
işi yapması için ısrar etmemelidir.
Ø
Anne babanın yerine
getirmesi gereken önemli sorumluluklardan biri, çocuklarına
duygularına nasıl yön verebileceklerini öğretmektir. Çocuğa
kızgınlığını sağlıklı bir yolla ifade etme öğretilmezse, içinde
birikenler bir gün patlamayla ortaya çıkabilir.
Ø
Anne baba incindiğinde bu
duygusunu paylaşarak çocuğa davranışlarının kendisi dışındaki
bireyleri nasıl etkilediğini gösterebilir.
Kaynakça
Yörükoğlu, A., Çocuk Ruh Sağlığı, Özgür
Yayınları, Mart, 2002.