İNATÇILIK
Çocukta inatçılık, çocuğun belli bir makul nedeni olmaksızın, bir
harekette ısrar etmesi, davranışını, düşüncesini, durumunu
değiştirmemesi şeklinde tanımlanabilir.
"Negativizm" (olumsuzluk) adı verilen inatçılık ve karşı gelme, ana
babaları endişelendirir. Bu dönemde çocuk. büyüklerin sözünü
dinlemez, hatta söylenenin tersini yapar.Eylemleri, davranışları
kısıtlandığında öfkelenir, kendini yerlere atar.Her işi yardım
görmeden kendi başına yapmakta direnir.
İnatçılık çocuğun duygusal gelişiminin bir sonucudur ve en çok 3-6
yaş arasında yaşanır. Bu yaşlarda inatçılık normaldir. Çocuk ben
duygusunun ve özgür olma bilincinin gelişiminden kaynaklanan
inatçılık gösterir. Çocuk her şeyi kendi yapmak ister. Yaptığı
şeyler hoşuna gider, çevresinden gelen direnmeyi yenmeye çalışır.
Kendi varlığını hissettirmeye, kabul ettirmeye çalışır. Kendince o
hep haklıdır.
İnatçılığın Nedenleri:
a. Çocuğa fazla
baskı yapılması
b. Çocuğun tüm isteklerinin önüne geçilmesi
c. Yanlış ve yersiz eğitim
d. Kıskançlık
e. Yetişkinlerin kendi istekleriyle çocuğun istekleri arasında
çelişkili davranış sergilemeleri
f. Çocuğa bağımsızlık duygusunun verilmemesi

ANNE-BABAYA ÖNERİLER
Ø
Hayır” diyen çocukla alay etmeyin, ceza
ile korkutmayın, kimin güçlü olduğunu ispatlamak için zor
kullanmayın. Bazen çocuk sizin sevginizi, sabrınızı, kendisine ne
kadar katlanabildiğinizi denemek için “Hayır” diyerek inatlaşabilir.
Sinirlenir, bağırıp çağırır ve hele ceza verirseniz “Haklıymışım,
beni sevmiyorlar” diye düşünebilir.
Ø
İnatçılık yaptığı zaman neden böyle
davrandığını sorun. İnat çoğu zaman çocuğun varlığını kabûl ettirme
ve bağımsızlık isteğinden kaynaklanır. Gösterdiği sebep ne kadar
saçma ve yersiz olursa olsun, sabırla dinleyin. Şüphelerini,
kaygılarını ve korkularını anlamaya çalışın. Kızmadan, sabırla
dinlediğinizi gördüğü zaman duygularını ifade etmeyi ve gerektiğinde
kontrol etmeyi öğrenecektir.
Ø
Haklı istekleri yerine getirilmeyen bir
çocuk inatçılık yaparak isteklerine kavuşmayı deneyebilir. Anne
babaya kızan çocuk gizli bir öç alma duygusuyla inatçılık yapabilir.
Kardeş kıskançlığı, kardeşinin kendisinden daha fazla sevildiği
kanaati inatçılığa yol açabilir.
Ø
Çocuğu kardeşi ile kıyaslayarak
kıskançlık duygusunu tahrik etmemeliyiz.
İnadını fazla
önemsediğimiz, kızdığımız veya üzüldüğümüz zaman çocuk inadı bize
karşı bir silah olarak kullanabilir.
Ø
Kuralları belirlemede ve uygulamada
aile üyeleri arasında uyum ve söz birliği olmalıdır. Babanın kızdığı
bir davranışı anne gülerek karşılar veya “Çocuğun üstüne gitme”
diyerek korumaya kalkarsa çocuk neyin doğru neyin yanlış olduğunu
öğrenemez.
Ø
Aile büyükleri çocuk terbiyesine fazla
müdahale ederek anne ve babanın işini zorlaştırmamalı. Çocuğu
dilediği gibi eğitme öncelikle anne ve babanın hakkıdır. Büyükanne
ve büyükbaba çoğu zaman torunları korumaları altına alarak
şımartırlar. Çocuk cezadan kurtulmak veya bir isteğine kavuşmak için
büyükbabayı ve büyükanneyi kullanır.
Ø
Çocuğa isteklerini olumlu bir dille
ifade etmesi hatırlatılmalı, haklı istekleri yerine getirilmelidir.
Yerine getirilmeyen haksız ve zamansız isteklerin sebepleri
açıklanmalı; bazı isteklere kavuşmak için hak etmesi, beklemesi ve
sabretmesi gerektiği öğretilmelidir.

Ø
Kurallar gerekli, anlaşılır ve mümkün
mertebe az olmalıdır. Gereksiz konularda ve ayrıntılarda fazla kural
ve yasaklama getirirseniz bir süre sonra çocuğunuza çok fazla
“Hayır” demek zorunda kalırsınız. Bu da çocuğunuzda bağımsızlığının
elinden alındığı, kendisine güvenilmediği ve her şeyi yanlış yaptığı
duygusu uyandıracaktır
Ø
Kurallara uymasını kolaylaştırmak için
“Hayır” demek yerine seçenek sunmak daha doğru bir yaklaşımdır.
Yemekten önce çikolata veya şeker yemek isteyen çocuğa “Hayır,
yemekten önce çikolata yemek yasak” demek yerine; kuralın sebebini
açıkladıktan sonra ona bir seçme fırsatı verebilirsiniz:
“Biliyorsun, yemekten önce çikolata yememen konusunda anlaşmıştık.
Yemekten önce çikolata yersen iştahın kapanır, yemeğini yemek
istemeyebilirsin. Eğer istersen çikolatanı saklayıp yemekten sonra
yiyebilirsin.”
Ø
Duvarı karalayan çocuğa, “Duvarı
kirletiyorsun, bırak o kalemi” demek yerine; “Duvarı çizersen duvar
kirlenir, canın resim yapmak istiyorsa sana kağıt verebilirim
”diyerek seçme şansı vermek “Hayır” demekten daha etkili ve daha az
incitici olur.
Ø
“Sütünü iç” diye dayatmak yerine,
“Sütünü cam bardakla mı yoksa fincanla mı içmek istersin” diye
seçenek sunmak daha doğru olacaktır.
Kaynakça
YAVUZER, Haluk.
Çocuk Psikolojisi,1999
ÇANKIRILI,Ali. Aile
Öyküleri