ÇOCUKTA DİSİPLİN
Disiplin ilişki içindeki tüm kişileri eşit
olarak bağlayan herkes için açık ve net olan kurallar olarak
tanımlanmaktadır. Disiplin, istenilen ve düzenli olan
davranışların kazandırılmasını amaçlayan bir yetiştirme
anlayışıdır. Amaç, kişinin özdenetimini sağlayabilmek yani kendi
kendini denetleyebilme yeteneğini geliştirmektir. Aynı zamanda
da çocuğun toplum tarafından kabul gören bir ahlak anlayışı ve
sağlıklı tutumlar geliştirmesine yardımcı olmaktır.
Çocuk için disiplinin vazgeçilmez
ve çok önemli olduğu herkesin birleştiği bir konudur. Çocuk
yanlış davrandığında ikaz edilecek, doğru yaptığında sevgiyle
ödüllendirilecektir. Çocuk ailesinden ilgi, şefkat, destek ve
teşvik bekler. Çocuğun bu beklentilerinden haberdar olan çalışan
aileler anne babalık görevlerini aksatmamak için büyük çaba
gösterirler. Bu çaba bazılarında gerginlik ve suçluluk duygusu
meydana getirir. Bu aileler çalıştıkları için, çocuklarını ihmal
ettiklerini düşünerek kendilerini suçlarlar. Bir kısmı, bu
duygudan kurtulmak için, çocuklarına ılımlı bir disiplin
uygularlar. Bazıları ise çocukların üzerine aşırı düşerler, onu
gereğinden fazla korurlar. Evde kendisine
hiçbir iş yaptırmazlar, hatta çocuğun yapabileceği işleri bile
kendileri görürler. Ailenin bu tutumu çocuğun aşırı hassas,
bağımlı ve çekingen olmasına yol açar. Bazı hallerde de şımarık,
asi ve dik başlı olmasına sebep olur.
Ailelere Öneriler
Çocukta Özdenetim Sağlama:
Çocukların özdenetimlerini sağlamaları
kendileri ve diğerleri hakkında iyi duygular taşımaları,
doğru-yanlışı anlama ve problemleri çözmek için de seçenekleri
olması gerekmektedir.
Sevgiyi İfade Etme ve Koşulsuz Sevme:
Sıcak bir ses tonuyla çocuğa yaklaşma ve onu kucaklama bir sevgi
ifadesidir. Eğer bir çocuk sevildiğini hissederse, ailesini
memnun etmek için istendik yönde davranacaktır. Çocukla iletişim
içindeyken ona sevgi koşullu olarak sunulmamalı, sevginin
koşulsuz ve öze ait bir duygu olduğu hissettirilmelidir.
Tutarlı Olmak:
Görüş birliğinde olan tutarlı ailelerin,
açık bir şekilde belirlenmiş süreklilik gösteren kuralları ve
sınırları vardır. Bir gün izin verilen bir davranışa diğer bir
gün izin vermemek çocuğu şaşırtacak ve konulan sınırlara tepkide
bulunarak olumsuz davranışlar göstermelerine yol açacaktır.
İletişimde Açık Olmak:
Kullanılan kelimelerin ve hareketlerin
çocuğa da aynı mesajı verdiğinde emin olunmalıdır. Yanlış
davranışa onun dikkatini çekerek, onunla göz kontağı kurarak
sert ama sinirli olmayan bir ses tonuyla açıklama yapmak yerinde
olacaktır.
Sorunlu Davranışı Anlamak:
Aile yapılan iyi bir gözlemle çocukların sorunlu davranışlarının
neden kaynaklandığını anlayabilirler. Sorunun kaynağını bulmak
sorunu çözmekten daha zordur.
Çocukların Kendilerini İyi Hissetmelerini
Sağlamak: Olumlu davranışlar
karşısında teşekkür etmek, gülümsemek, ne kadar iyi bir iş
yaptığını anlatarak ona zaman ayırmak, olumlu davranışın tekrar
edilmesini ve çocuğun kendini iyi hissetmesini sağlayacaktır.
Ayrıca olumsuz davranışlar ortaya çıktığında görmezlikten gelmek
ve sabırlı olmak, çocuğun bu davranışının ona bir şey
kazandırmadığını anlamasına yardımcı olacaktır.
Güvenilir Bir Çevre Hazırlamak:
Çocukların eşyaların nasıl hareket
ettikleri, nasıl ses çıkarttıkları ile ilgili meraklarını
gidermek için olanaklara gereksinmeleri vardır. Ailelere düşen
görev ise tehlikeli materyalleri kaldırarak çocukların
çevrelerini düzenlemek olmalıdır.
Sınırlar Koymak:
Kurallar birkaç kelime ile ifade edilebilecek kadar basit
olmalı, çocuğa yapılmasını istemediği şeyleri belirtmekle
birlikte yapılması istenenleri de açıklamalıdır. Ayrıca farklı
yaşlardaki çocuklarda beklenen davranışlar konusunda da gerçekçi
olmak gerekir.
Olayları Önceden Kontrol Etmek:
Büyükler, olayları daha başlamadan önce önlemekle kötü sonuçlar
doğurmasına olanak yaratmamak için etkin birer denetleyici
olmalıdırlar.
Sorun Çözme Becerisi Kazandırmak:
Çocuk kabul edilemez bir çözüm önerirse ona açıkça davranışın
kabul edilemez olduğu ve bunun nedenleri anlatılmalıdır. Ayrıca
her durum için birden çok çözüm olduğu ve her çözümün de sonucu
olduğu açıklanmalıdır. Daha sonra denemesi için olumlu çözümler
önerilmelidir.
Fazla Müdahale Etmemek:
Çocukların yanlış ve zarar verici bir davranışı gözlendiğinde
aşırı tepki verilmemelidir. Azarlamak ya da cezalandırmak yerine
onu oyun alanından uzaklaştırmak ya da kısa bir ara verip onu
oyundan alıp sessizce oturup bekleyeceği daha etkili
olabilmektedir.
Gerektiğinde Uzman Yardımı Almak:
Aile yaşamında ayrılık ya da boşanma gibi stresli dönemlerde
alınan uzman yardımı ile yaşamın bundan sonraki yıllarında
olabilecek sorunlar önlenebilmektedir.
Çocuğa ve Kendinize Karşı Sabırlı Olmak:
Tüm bunları uyguladıktan sonra yapılması gereken bir şey daha
vardır; o da yeni iletişim yolları denerken kendinize ve
çocuğunuza karşı sabırlı olmak.
Kaynakça
Ümraniye Rehberlik ve Araştırma
Merkezi Eğitim Dergisi, Haziran 2006.
Çoluk Çocuk Dergisi, Şubat 2003