KORKU
Korku,
canlı varlıkların görünen veya görünmeyen olaylar karşısında
gösterdikleri en doğal tepkidir. Bir başka deyişle korku,
tehlike anına duyulan endişe, kaygı, tasa, ürküntü ve dehşet
olma halidir. Korku normal gelişimin bir parçasıdır ve kişinin
kendisini tehlikelerden sakınmasını sağlar.
Araştırmalar çocukların % 90’ında gelişimlerinin herhangi bir
döneminde bir şeyden korktuklarını göstermektedir. Bu nedenle
çocuklardan korkusuz olmalarını beklemek çok gerçekçi değildir.
Çocukların bilmediklerinin çok olduğu düşünülecek olursa,
korkularının çok olması normal karşılanacaktır. Çocuklar çevreyi
tanıdıkça beden ve zihin güçleri geliştikçe korkuları
azalacaktır.
Çocuklar
içinde bulunduğu yaş dönemine göre korkular değişiklik
göstermektedir. Bunun nedeni çocukların hayal güçlerinin ve
bilişsel becerilerinin gelişmesiyle, dünyayı algılamalarının da
gelişmesidir. Aslında çocukların verdikleri tepkiler normal
tepkilerdir. Çocuk kendisini farklı bir kişilik olarak
düşünmemelidir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, her yaş
döneminin özelliğine göre değişik korkuların çıkabileceği,
zamanla bu korkuların ortadan kaybolmalarının gerekli
olduğudur. Örneğin
6
yaşındaki bir çocuğun hala yabancı korkusu devam ediyorsa, bu
duruma dikkat etmek gerekmektedir.
Çocuklarda Korku
Çeşitleri
0-1,5 yaş arası dönemde ses,
korku yaratan uyarıcılar arasında birinci sırada gelir. 6. ayda
ya da daha ileriki aylarda bebeklerin yaşındaki ilerlemeye bağlı
olarak bebeklerde uçurum görüntüsüne karşı korku tepkileri
artmıştır.
Diğer bir korku türü ise bebeklerin
yabancılara karşı gösterdikleri korku tepkileridir. 7. ve 8.
aylarda yabancılara karşı hissettikleri korku duyguları 1. yaşın
sonuna doğru yoğunluk ve sıklık gösterir. Yine bu yaş döneminde
en sık rastlanan bir diğer korku türü ise gürültülü uyarana
bağlı irkilmedir.
1,5- 3 yaş arası dönemdeki
korkulara bakacak olursak çocukların korkularında korkulan
objeye bağlı bir artma görülür. Bu dönemdeki korkular arasında
hayvan( örneğin köpek) gök gürültüsü, ani ses, yalnız yatma,
tuvalette sifonun çekilmesi, elektrik süpürgesi vs. sayılabilir.
3-4 yaşlarında bu korkulara
karanlık, dilenci, hırsız, öcü korkuları eklenir. Tuvalet
alışkanlığı kazandığı dönemde bedeninden bir şeylerin koptuğunu
görerek korkması da yine bu dönemdedir. Karanlık korkusu
bebeklikten itibaren en sık rastlanan korkuların başında gelir.
Anne-babanın en sık pekiştirdiği korku türüdür. Bu korku türünde
de model alınması olağandır. Çocuk anne-baba ya da yakınlarından
birinin karanlık korkusu yaşadığını bilirse, bu korkuya maruz
kaldığında ister istemez karanlığın ürkütücü olduğu düşüncesine
kapılabilmektedir. Şayet bu korku anne-baba tarafından
pekiştirilmezse ve uygun bir şekilde yaklaşılırsa kendiliğinden
kaybolmaktadır. Bu bağlamda çocuklara güven vermek, onlara
yalnız olmadıkları mesajını vermek önem taşımaktadır.
4 yaşında
doruğa ulaşan korkularda bu yaştan itibaren yavaş yavaş azalma
görülmesi beklenir. 5 yaş fazla korkulu bir yaş değil daha çok
somut korkular görülmektedir. Çocuklar bu dönemde daha ziyade
düşüp yaralanmaktan, köpekten, bir yerinin kanamasından
korkarlar.
0-6 yaş
arasında anne-babadan ayrılma korkularına çok sık
rastlanmaktadır. Annenin çocuğunun yaramazlık yapmasına engel
olmak için ‘seni bırakırım, dilenciye veririm’ tarzındaki
yaklaşımı farkında olmayarak çocukta korku tepkisi
oluşturabilir.
6
yaşlarında korkularda yeni bir artma gözlenir. Özellikle sesle
ilgili korkular, hayalet, hortlak, cadı, şimşek, yalnız
uyuyamama ve benzeri korkular üst düzeydedir. Hatta bazen
‘yatağın altında biri var’ diyerek tek başlarına kendi
odalarında yatmak istemezler. Ayrıca izledikleri filmlerin
etkisinde kalarak da korku geliştirebilirler. Bu nedenle
çocuklara korku içeren sahneler seyrettirilmemeli veya filmi
izleme esnasında ortamdaki sessizliği bozup onunla film üzerinde
konuşulmalıdır.
2-6 yaş
arasındaki okul öncesi çocuklar, en çok korku yaşayan
çocuklardır. Bunun nedeni korkuların gelişiminin toplumsal
gelişim ve kişilik gelişimi kadar bilişsel gelişimle de ilgili
olmasıdır.
Korkulara Karşı
Anne Baba Olarak Neler Yapabiliriz?
·
Öncelikle kendi
korkularımızla başa çıkmalıyız.
·
Her şeyden önce
anne-baba olarak çocuğumuza iyi bir model olmalıyız.
·
Küçük yaşlarda onları
öcüyle, polisle, doktorla korkutmamalıyız.
·
Daha sonra nelerden
korktuğunu saptayın, onu sadece dinleyin.
·
Çocuğun hissettiği
korku duygularını kabul etmek ve ciddiye almak, paylaşmak, asla
alay etmemek.
·
Çocuğa sevildiği,
ihtiyaç hissettiğinde ailesinin yanında olacağı mesajı
verilmelidir.
·
Çocuk korkusunun
üzerine gidip baş etmek için cesaret gösteriyorsa
ödüllendirilmelidir.
·
Aa ayıp bunda
korkacak ne var (erkek adam korkar mı? Sen artık büyüdün) tarzı
yaklaşımlarda bulunmamak.
·
Çocuğun kendine ve
yeteneklerine güven duyması ön plana çıkarılmalı ve bunlar
desteklenmelidir.
·
Korkunun disiplin
aracı olarak kullanılmaması.
·
Kendi hazır olmadan
korktuğu şey karşısında onu zorlamamak.(Suya atmak gibi).
·
Ona korkuların çok
normal olduğu, her insanın korkabileceğini, korkunun bizde var
olan bir duygu durumu olduğunu belirtmek gerekir.
·
Korkuların geçici
olduğunu çocuğa hatırlatmak.
·
Kafeinli yiyecek ve
içecekleri azaltmak gerekir.
·
Korktuğu duruma ufak
adımlarla yaklaşmasını sağlamak etkilidir.
·
Gevşeme
tekniklerinden yararlanılabilir.
·
İnsan bilmediğinden
korkar düşüncesiyle korkunun üzerine gitme.
·
Odanın sade olarak
düzenlenmesi, gece lambası ile aydınlatılmalı.
·
Korku duygusunun
bastırılması amacıyla suskunluğun bozulması.
·
Korku filmlerinin
izlenmemesi.
·
Televizyonu kontrol
altına alma.
·
Bu dünya tehlikeli
bir yerdir tarzı konuşmalardan kaçınılmalıdır.
·
Doktora giderken
onunla konuşma, canının biraz acıyacağını söyleme.
·
Tuvalette bir hayalet
mi var? Gel bakalım.
·
Korktuğu hayaletleri
resmetme, kuklalarını yapma, onlarla oynama.
·
Gördüğü kabusları
drama yoluyla, kuklalarla canlandırma, resmetme.
·
Hırsız tehlikesine
yönelik onunla daha önceden konuşma.
·
Ona güç veren bir
müzik parçası belirleme.
·
Yatmadan önce ona
eşlik etme, masal okuma.
·
Ona güç veren bir
hayvanı imgesel olarak oluşturma.
·
Ona korku veren
mekanlarda eğlenceli aktiviteler yapma.
·
Zihinde ona bir
koruyucu kalkan oluşturma.
·
Güvenli yer
çalışması.
Korkularla
İlgili Oyunlar
Karanlıkta mum ışığında ellerle
gölge oyunu.(karanlık
bir odada mum ışığında ellerle şekiller yapılır. Bu şekilde
yapılan şekillerin gölgesi duvara yansır.)
Körebe
oyunu: (bir kişi ebe
olur ve gözleri bağlanır. Ebe oyundaki diğer kişileri yakalamaya
çalışır. Kimi yakalıyorsa ebe o olur. Kendisi ebelikten
kurtulur.)

Burnunu
takip et oyunu: (3 yaş
ve yukarısı için) (odanın bir yerine kokulandırılmış bir pamuk
parçası koyulur.) çocuk ya da çocuklar ‘burunlarını takip edip’
pamuğu bulmaya çalışırlar.)
Balkabaklarının içini oyup birer birer beyaz örtünün altına
girip hayalet olma oyunu.(
kıyafetlerden karanlıklardan ve kötü suratlardan fazla korkmayan
çocuklar korkutucu oyunlar oynayarak balkabaklarının içini oyup
üstüne gözler ve ağız delerek ve içine bir mum koyarak üstüne
hayalet elbiseleri giyip ellerinde cep lambalarıyla gece
maceraları yaşayarak birazcık korku hissetmenin zevkli
olabileceğini görürler.)
Hayalet
kardan adamlar: ( 4 yaş
ve yukarısı için) kardan adam hayaleti yapıldıktan sonra
gövdesini oyup içine mum koyabilir, iki kömür parçasından da
kömür yapabilirsiniz.
El
feneri.( 5 yaş ve yukarısı için). ( Karanlıkta bir el
fenerini ağzınıza soktuğunuzda ve ışıklandırdığınızda ürpertici
ve ilginç bir görüntü oluşur. Ellerinizi de korkutucu bir
şekilde alttan ışıklandırabilirsiniz.)
İçe dönük
çocuklarda kukla oyunları oynanabilir.
Kaynakça
Ümraniye
Rehberlik ve Araştırma Merkezi Eğitim Dergisi
Preuschoff,
Gisela, (1998), ‘Çocukların İçindeki Korkular’, 1. Basım,
İstanbul, Beyaz Yay.