TV DE ŞİDDET VE ÇOCUKLARINIZ: ETKİLENMEMELERİ İÇİN NELER YAPABİLİRSİNİZ?

Çev: Prof.Dr. Nesrin H. Şahin

 

Araştırmalar şiddete ve saldırganlığa yönelik davranışların yaşamın erken dönemlerinde öğrenildiğini göstermektedir. Ancak, yine araştırmalar, çocukların duygularını şiddet kullanmadan ifade edebilmeleri için ailelerinin büyük yardımı olabileceğini de göstermektedir.

Bu yazı, anne-babaların gençlerde gözlenen şiddeti azaltmak için aile içinde, okullarda ve toplumda neler yapabileceklerini görmelerinde yardımcı olmak üzere hazırlanmıştır.

Çocuklarınız için yapabilecekleriniz:

Anne-babalar çocuklarının güven ve sevgi dolu bir evde yaşamalarını sağlayarak şiddeti azaltmada önemli bir rol üstlenebilirler. Aşağıda bu konuyla ilgili bazı öneriler verilmektedir. Bunların hepsini harfiyen yerine getiremeyebilirsiniz. Ama elinizden geleni yaparsanız, çocuklarınızın içinde yaşayacakları dünyayı onlara daha az zarar verici hale getirebilirsiniz.

Çocuklarınıza yönelik sevgi ve ilginiz sürekli ve tutarlı olsun:

Kendisini güvencede hissedebilmesi ve diğerlerine güvenebilmesi için, her çocuğun anne-babasıyla ya da bir yetişkinle güçlü , sevecen bir ilişki, bir "bağ" kurabilmesi gerekir. Kendisine sevgi ve ilgi gösteren bir yetişkinle böyle bir bağ kuramayan bir çocuğun, düşmanlık duyguları içinde gelişmesi ve "zor" bir genç olması ihtimali vardır. Kendileriyle çok küçük yaşlardayken ilgilenilmiş çocuklar arasında , "sorunlu davranışları" olan gençlere daha az sayıda rastlanmaktadır.

Bir çocuğa her zaman sevgi gösterebilmek hiç de kolay bir şey değildir. Hatta eğer genç, deneyimsiz ya da çocuğunu tek başına yetiştirmek durumunda kalan bir anne ya da babaysanız, çocuğunuz hasta ya da özel ihtiyaçları olan özürlü bir çocuksa, bu iş daha da zordur. Eğer çocuğunuzu idare etme konusunda herkesinkinden daha farklı güçlükler yaşıyor ve çok zorlanıyorsanız, bunu çocuğunuzun doktoru ile ya da bir başka hekimle tartışınız. Eğer çocuğunuzun görünen tıbbi bir problemi yoksa, bu durumda bir psikoloğa başvurabilirsiniz. Böylelikle, çocuk yetiştirme konusunda bilimsel kanıtlara dayalı bazı yöntemler hakkında bilgiler edinebilirsiniz.

Çocukların kendi akıllarının olduğunu unutmamak çok önemlidir. Çocuklarınızın giderek artan bağımsızlık ihtiyaçları ve bu ihtiyacı doyurmaya yönelik davranışları bazan sizleri kızdırabilir, engelleyebilir ya da hayal kırıklığına uğratabilir. Onlara herhangi bir tepki göstermeden önce, durumu çocuğunuzun bakış açısından değerlendirme konusunda göstereceğiniz istek, sizin de kendi duygularınızla başetmenize ve daha sabırlı davranmanıza yardımcı olur. Çocuklarınıza öfke ve düşmanlık dolu sözler ve davranışlarla tepki vermekten kaçınmak için elinizden geleni yapın.

Çocuklarınızı gözetim altında yönlendirin

Çocuklar kendi ayakları üzerinde duruncaya kadar, cesaretlendirilmek, korunmak ve destek almak için ebeveynlerine ve aile üyelerine muhtaçtırlar. Uygun yönlendirme ve gözetim olmadığı zaman, ihtiyaç duydukları bu rehberlikten yoksun kalacaklardır. Araştırmalar, zamanında ve yapıcı bir yönlendirme almayan çocukların davranış problemleri olduğunu göstermektedir.

Çocuklarınızın her zaman nerede olduğunu, arkadaşlarının kimler olduğunu bilmekte ısrarlı olun. Çocuklarınızı kendiniz gözetemeyecekseniz, bir başka yetişkinin gözetiminin altında olduklarından emin olun. Çok kısa bir süre için bile olsa çocuklarınızı evde yalnız bırakmayın.

İlk-okul yaşındaki ve daha ileri yaşta olan çocuklarınızın, bir yetişkinin gözetiminde yapılan, okul-dışı spor faaliyetlerine, eğitim programlarına ya da düzenli ve yapılandırılmış eğlencelere, katılmalarını teşvik edin. Değerlerine saygı duyduğunuz kurum, kuruluş ya da bireylerin yönetiminde olan toplumsal programlara kaydettirin.

Gözetim altında yapılan eğlence faaliyetlerine çocuklarınızla birlikte gitmeye çalışın ve diğer kişilerle ilişkilerini izleyin. Diğer çocukların aşağılayıcı, tehditkar, küfürlü konuşmalarına onun nasıl cevaplar verdiğine; vurma, çarpma davranışları ile öfke ifadelerine nasıl tepki gösterdiğine dikkat edin. Kızgınlık ve öfkenin ifadesi için bu tür davranışların uygun yöntemler olmadığını çocuğunuza anlatın ve benzer biçimde davranmasını engelleyin.

Çocuklarınıza uygun davranışları öğretebilmek için kendiniz model olun

Çocuklar genellikle taklit ederek öğrenirler. Ailelerinin değerleri, tutumları ve davranışlarının onlar üzerindeki etkisi büyüktür. Saygı, dürüstlük, ailemizden ve akrabalarımızdan gurur duymak gibi değerler, çocuklarımız için önemli bir güç ve güven kaynağı olabilirler. Çocuğunuzun olumsuz arkadaş baskısı altında olduğu, şiddetin yoğun rastlandığı bir ortamda yaşadığı ya da davranış bozuklukları olan öğrencilerle aynı okullara gittiği durumlarda bu değerler özellikle önemlidir.

Çocukların çoğu, bazan saldırganlaşıp bir başka insana vurabilirler. Bu tür şiddete yatkın davranışların olası tehlikeleri hakkında çocuklarınızla konuşurken kesin olun. Sorunlarını şiddete başvurmadan daha yapıcı yöntemlerle çözmüşse, onu bunun için takdir ettiğinizi hemen belirtin ve ödüllendirin. İyi davranışlarına daha fazla dikkat gösterilerek ve takdir dedilerek, çocukların bu davranışlarını tekrar etmeleri ve sürdürmeleri sağlanabilir.

Çocuklarınızın sorunlarını saldırgan olmayan yöntemlerle çözmelerine yardımcı olabilmek için aşağıdsaki önerilerden yararlanabilrsiniz.

Sorunlarını onlarla birlikte tartışın.

Sorunlarını şiddet kullanarak çözmeye kalkarlarsa neler olabileceğini sorun.

Sorunlarını şiddet kullanmadan çözmeye kalkarlarsa neler olabileceğini sorun.

Bu tür bir, "birlikte sesli düşünme" egzersizi, çocuklarınızın şiddete başvurmanın yararlı bir yöntem olmadığını görmelerinde yardımcı olacaktır.

Anne-babalar bazan farkında olmadan şiddet dolu davranışları teşvik edebilirler. Örneğin bazı ebeveynler, erkek çocuklarının kavga etmeyi öğrenmeleri gerektiğini ileri sürerler. Çocuklarınıza anlaşmazlıklarını, tehdit, yumruk ya da silah kullanarak değil, sakin ve yerinde kullanılan sözcüklerle çözmelerini öğretin.

Boş zamanları için yapıcı, şiddet-dışı oyunlar, faaliyetler bulmalarında çocuklarınıza yardımcı olun. Onlara sizin de bir zamanlar hoşlandığınız oyunları, spor faaliyetlerini, hobileri öğreterek, kendi beceri ve yeteneklerini geliştirmelerinde destek olun. Küçük çocuklarınıza hikayeler okuyun, daha büyüklerini kütüphanelere götürün ya da akrabalarınız arasından değer verdiğiniz, hayran olduğunuz, çevresi ve diğer insanlar için birşeyler yapmış olanların hayat hikayelerini anlatın.

Çocuklarınıza vurmayın

Çocuklarınıza ceza vermek için onları itmek, kakmak, tokatlamak, vurmak ya da dayak atmak gibi davranışlar, onlara sorunlarını iterek, kakarak, vurup, çarparak çözmenin uygun olacağı; ceza vermeleri gerektiğinde onların da benzer şekilde cezalar verebilecekleri mesajını vermektedir.

Fiziksel cezalar istenmeyen davranışları ancak belli bir süre için durdurabilmektedirler. Hatta çocukların çok sert cezalara bile uyum yapabildiği bu nedenle de cezanın hiç bir etkisi kalmadığı bilinmektedir.

Oysa ki fiziksel olamayan disiplin yöntemleri çocukların duygularıyla daha kolay başaçıkmalarına yardımcı olmakta; sorunlarını şiddet-dışı yöntemlerle çözebilecekleri yolları öğretmektedir. Aşağıda bazı öneriler bulacaksınız:

Çocuğunuzun her yaşı için bir dakika sürecek şekilde, sesini çıkarmadan bir köşede oturmasını isteyebilirsiniz. (Bu yöntem çok küçük çocuklarla kullanılamaz)

Bazı izinlerini ya da harçlığını geri alabilirsiniz

Arkadaşları ile çıkmasına ya da bazı okul/toplum etkinliklerine katılmasına izin vermeyebilir evden dışarı çıkarmayabilirsiniz (Bu ceza daha çok büyük yaştaki çocuklar ve ergenler için uygundur)

Harçlığın, önceden verilmiş izinlerin geri alınması ya da evden dışarı çıkarmama gibi cezaların, tutarlılıkla ve kısa süreler için uygulanması daha uygundur.

Hata yaptıkları zaman çocukların bu hatalarını düzeltebileceklerine inanabilmeleri lazımdır. Hatalardan nasıl öğrenilebileceğini onlara gösteriniz. Hatalarını bulmalarına, gelecekte benzer hataları yapmaktan nasıl kaçınabileceklerini anlamalarına yardımcı olunuz.

Bu tür durumlarda çocuklarınızı aşağılamamanız, utandırmamanız özellikle önemlidir. Çocuklarınızın her zaman için sizin sevginizi ve saygınızı hissetmeye ihtiyaçları vardır.

Davranış değiştirme yöntemlerinden biri de hatalı davranışları cezalandırmak yerine, olumlu davranışları ödüllendirmektir. Takdir etme, ilgi, şevkat göstermenin en etkili ödüller olduğunu unutmayın.

Kurallarınız ve disiplin yöntemleriniz konusunda tutarlı olun

Bir kural yaptıysanız onu yerine getirin ve vazgeçmeyin. Çocukların kendilerinden hangi davranışların beklendiği konusunda açıklığa ve belirginliğe ihtiyaçları vardır. Oluşturduğunuz bir kuralın yerine getirilmesi konusunda gelişigüzel biçimde davranırsanız, bu sadece çocuklarınızın kafasını karıştıracaktır ve "kaçamak yollar" aramalarını destekleyecektir.

Kurallarınızı oluştururken olanaklar ölçüsünde çocuklarınızın da katılımlarını sağlamaya çalışın. Neyi beklediğinizi ve kurallara uyulmadığı zaman ne tür sonuçlarla karşılaşacaklarını açıklayın. Böyle bir yaklaşım, onların hem kendileri hem de çevrelerindeki insanlar için en iyi olanı elde edebilmeleri amacıyla neler yapmaları gerektiğini öğrenmelerini sağlayacaktır.

 

Çocuklarınızın ateşli silahlara ulaşamayacaklarından emin olun

Silahlar ve çocuklar çok öldürücü bir bileşimdir ve biraraya getirilmemelidir. Eğer kullanıyor ya da evinizde bulunduruyorsanız, silahların ya da diğer öldürücü araçların tehlikeleri konusunda çocuklarınızı bilgilendirin. Eğer evinizde tabanca ya da tüfek varsa, içini boşaltıp, kurşunları ve silahları ayrı ayrı kilitli dolaplarda saklayın. Doldurulmamamış bile olsalar bu silahları asla çocuklarınızın bulabileceklari yerlerde saklamayın.

Asla üzerinizde tabanca ya da öldürücü bir silah taşımayın. Silah taşımanın çocuklara verdiği mesaj, sorunların silahlarla çözülebileceğidir.

Çocuklarınızın çevrenizde ya da evinizde şiddet görmelerini önlemeye çalışın

Evdeki şiddet çocuklar için korkutucu ve zararlıdır. Çocukların korku duymadan, sevgi içinde yaşayabilecekleri güvenli bir eve ihtiyaçları vardır. Evinde şiddete tanık olan çocukların, ileridemutlaka şiddet gösterecekleri söylenemese de karşılaştıkları sorunları şiddete başvurarak çözmeye "yatkın" olacakları söylenebilir.

Evinizi şiddetten uzak, güvenli bir yer haline getirmek için elinizden geleni yapın ve kardeşler arasındaki şiddet içeren davranışları kesinlike engelleyin. Anneler babalar arasındaki düşmanlık ve saldırganlık dolu kavgaların da çocukları çok korkutacağını ve onlar için kötü örnekler oluşturacağını unutmayın.

Eğer evinizdeki bireyler birbirlerini sözel ya da fiziksel yöntemlerle incitiyorlarsa ya da kötüye kullanıyorlarsa, çevrenizdeki bir psikologdan yardım almanızı öneririz. Bu profesyonel kişi, sizin ve ailenizin,şiddetin hangi nedenlerle oluştuğunu ve durdurulabilmesi için neler yapılabileceğini anlamanızda yardımcı olacaktır.

Bazan çocuklarınızın sokaklarda, okulda ya da evde şiddete maruz kalmasını engelleyemeyebilirsiniz. Bu durumlar olduğunda, yaşadıkları korku duygularıyla başedebilmeleri için kendilerine yardım etmeniz gerekebilir. Onlara bu konularda yardımcı olabilecek kişiler arasında okulundaki rehber öğretmeni ya da bir psikologu sayabilirz.

Çocuklarınızın medyadaki şiddete çok fazla maruz kalmalarını önlemeye çalışın

Televizyonda, sinemada ya da bilgisayar oyunlarında çok fazla şiddet izlemenin de çocuklarda saldırgan davranışlara yol açtığı bilinmektedir. Bir ebeveyn olarak çocuğunuzun izlediği şiddet miktarını kontrol altında tutabilirsiniz. Aşağıda bazı öneriler bulacaksınız:

Televizyon izlemeyi günde bir ya da iki saat ile sınırlandırın.

Çocuklarınızın hangi televizyon programlarını izlediklerini, hangi filimlere gittiklerini ve hangi tür bilgisayar oyunlarını oynadıklarını bilin.

Televizyon programlarında, sinemalarda ve bilgisayar filimlerinde izledikleri şiddet hakkında onlarla konuşun. Bu tür davranışların gerçek hayatta ne kadar acı verici olduklarını ve ne tür ciddi sorunlara yol açabileceklerini anlamalarını sağlayın.

Sorunların şiddet kullanmadan nasıl çözülebileceğini onlarla tartışın

Çocuklarınıza şiddet kurbanı olmayacakları yolları öğretmeye çalışın.

Çocuklarınızın şiddet kurbanı olmamaları için ne tür önlemler almaları gerektiğini öğrenmeleri çok önemlidir. Aşağıda kendinizi ve çocuklarınızı şiddetten korumanızda yardımcı olabilecek bazı yollar önerilmektedir:

Çocuklarınıza çevrenizdeki güvenli sokak ve caddelerin hangileri olduğunu öğretin

Her zaman için aydınlık, kalabalık yerlerde ve bir arkadaşla yürümelerini öğüt verin

Gördükleri kuşkulu davranışları ya da tanık oldukları suçları size, öğretmenlerine, güvenilir bir başka yetişkine ya da polise bildirmelerinin ne kadar önemli olduğunu anlamalarını sağlayın. Polis Acil 155 nolu telefondan nasıl arayacaklarını öğretin.

Kendilerine zarar vermeye kalkan biri olduğunda , "Hayır" deyip kaçmalarını ve güvenilir bir yetişkine bu konuyu mutlaka söylemeleri gerektiğini anlatın.

Yabancılarla konuşmanın tehlikelerini vurgulayın. Bilmedikleri ve güvenmedikleri kimseye kapıyı açmamalarını ve bir yere gitmemelerini öğütleyin.

Çocuklarınıza şiddete karşı olmalarını öğretin

Şiddete karşı davranışlar sergiledikleri her ortamda çocuklarınızı destekleyin ve ödüllendirin. Arkadaşlarından birinin diğerine vurduğu, küfrettiği, tehdit ettiği durumlarda çocuğunuza sakin ama kesin sözcüklerle nasıl tepki gösterebileceklerini öğretin. Şiddete karşı durmanın ve direnç göstermenin, daha fazla cesaret gerektirdiğini anlatın.

Çocuklarınızın farklı yörelerden, farklı aile yapılarından gelen kişilerle geçinmelerine, onları kabullenmelerine yardımcı olun. İnsanları sadece farklı oldukları için eleştirmenin ve etiketlemenin acı verici, incitici olduğunu öğretin ve kesinlikle bu tür davranışlara izin verilmeyeceğini anlamalarını sağlayın. Şiddeti başlatan ya da cesaretlendiren sözcükleri kullanmanın ya da şiddet dolu davranışları sessizce seyretmenin, yanlış ve zararlı olduğunu anlatın. Tehditlerin ve itip-kakmanın şiddeti körükleyen davranışlar oldukları konusunda kendilerini uyarın.

Yetişkinler için ekstra öneriler

Ailenizle, arkadaşlarınızla, çevrenizdekilerle yakın olun ve onlarla ilgilenin. Arkadaşlardan oluşan bir grup, size hoş zaman geçirmenizde katkıda bulunabileceği gibi, zor zamanlarınızda destek vererek, yardım iletebilir. Çocuklarınızı büyütürken stresi ve yalnızlığı azaltmak çok yararlı olacaktır.

Çevrenizle ilişkiye geçin, komşularınızı tanıyın. Öldürücü silahların komşu evlerde de bulundurulmamasını sağlayın. Suçluluğu ve şiddeti azaltmaya yönelik sivil toplum girişimlerine gönüllü olun. Çevrenizde bu tip programlar yoksa, siz başlatın.

Seçtiğiniz milletvekillerinin ve belediye görevlilerinin şiddet konusundaki hassasiyetinizi bilmelerini ve konuyla ilişkili önlemleri almalarını sağlayın, baskı grupları oluşturun. Şiddet içeren programlar sunan televizyon kanallarına, onlara reklam veren ya da sponsor olan şirketlere şikayetlerde bulunun.

Çocuklarınızın çevrenizdeki "çevre temizliği", "ağaç dikme", vb. etkinliklere katılmalarını ve içinde yaşadıkları toplumla bütünleşip, onunla gurur duymalarını sağlayın. Bu tür gruplar, bir yandan çevrenizi daha "yaşanır" ve güvenli bir hale getirmeye çalışırken, diğer bir yandan da çocuklarınızın güvenli, yararlı ve ödüllendirici etkinlikler içinde hoş zaman geçirmelerine yardımcıdırlar.

Potansiyel tehlike işaretleri

Çocukları aşağıdaki belirtileri gösteren ebeveynler, bu konuları profesyonel bir kişiyle görüşmeli ve çocuklarını anlamaya çalışmalıdırlar.

Bebekler ve okul-öncesi çocuklarda gözlenen tehlike işaretleri

Bir gün içinde çok sık olarak ortaya çıkan, 15 dakikadan daha uzun süren ve ebeveynler, bakıcılar ya da diğer aile üyeleri tarafından sakinleştirilemeyen öfke nöbetleri

Nedeni olmadan çok sık ortaya çıkan saldırganlık patlamaları

Çocuğunuzun aşırı aktif, kontrolsüz ve korkusuz olması

Yetişkinleri ve kuralları hiçe sayması

Ebeveynlerine yönelik bağlılık davranışlarını göstermemesi, yabancı yerlerde onları aradığını, onların yakınında olmak istediğini gösteren davranışları sergilememesi

Televizyonda sıklıkla şiddet içeren programlar araması, şiddet teması olan oyunlara girmesi, diğer çocuklara yönelik hain davranışlarda bulunması

 

Okula giden çocuklarla ilişkili tehlike işaretleri

Dikkat ve konsantrasyon sorunlarının olması

Sınıf aktivitelerinde "oyun-bozan davranışlar" göstermesi

Okulda başarısız olması

Okulda diğer çocuklarla sık sık kavga etmesi

Hayal kırıklıkları, eleştiriler ve alaylara, yoğun öfke patlamaları, suçlamalar ya da intikam temalı davranışlarla tepki göstermesi

Televizyonda çok sayıda şiddet içerikli program seyretmesi, bu tür filimlere gitmesi ve bu tür bilgisayar oyunları oynaması

Çok az sayıda arkadaş sahibi olması, davranışları yüzünden arkadaşları tarafından dışlanması

Saldırgan, kural dinlemez olduğu bilinen çocuklarla arkadaşlık kurması

Diğerlerinin duygu ve düşüncelerine duyarsız olması

Ev hayvanlarına ya da sokaktaki hayvanlara yönelik hainlikler yapması

Kendini çok çabuk engellenmiş hissetmesi

Ergenlik-öncesi ve ergenlik dönemi çocuklarınız için tehlike ,işaretleri

Otoriteye sürekli karşı durması

Diğerlerinin duygu ve davranışlarını hiçe sayması

İnsanlara kötü davranması ve problemlerinin çözümü için fiziksel şiddete ya da şiddet tehditlerine başvurması

Sık sık hayatın kendisine haksızlık ettiğini vurgulaması

Okulda başarısız olması ve "ders asma" davranışlarının sıklığı

Herhangi bir nedeni olmadığı halde okula gitmemesi

Okuldan uzaklaştırılması ya da atılması

Çetelere, kavgalara katılması, hırsızlık ya da vandalizm gibi davranışlarda bulunması

Alkol, ilaç ya da uçucu madde kullanması

 

 

ZORBALIK NEDİR?

 

Daha iri yapılı,daha kuvvetli ve güç sahibi bir çocuğun,daha küçük ya da daha güçsüz bir çocuğa ya da bir grup çocuğun tek bir çocuğa yaptığı taciz edici davranışları kapsayan ve süreklilik gösteren olaylardır.

 

Ø           Zorbalık aşağıda belirtilen şekillerde olabilir.

  • Sözlü:Adlar takma,küçük düşürme,tehdit etme
  • Fiziksel:Vurma çelme takma iteleme,tekmeleme ya da çocuğun eşyalarını çalma veya onlara zarar verme
  • Sosyal:Çocuğu dışlama,önemsememe, ve hakkında söylentiler yayma
  • Psikolojik:Çocuğu sürekli izleme ya da ters bakma.

 

Ø           Zorbalık sıradan şaka yollu takılma,boğuşma ve okul bahçesi kavgalarından

farklıdır.Bu fark olayların süreklilik göstermesinden ve olaylara karışan çocuklar arasındaki fiziksel yapı,kuvvet ve güç dengesizliğinden kaynaklanır.

Ø           Zorbalık çoğunlukla gözden uzak öğretmen ya da diğer yetişkinlerin bulunmadığı yerlerde olmaktadır.Olaylar hakkında bilgi sahibi olanlar büyük olasılıkla  diğer çocuklardır.

 

KİŞİLİK ÖZELLİKLERİ

 

  • Evde az zaman geçirir, aile içinde olumlu etkileşimi azdır.
  • Güvenli, hazırcevap, dalgacı ve alaycıdır. İletişimde başarılıdır. Başı otorite ile derde düştüğünde kurtulmayı bilir.
  • Kendi sosyal idealine uygun olan baskın ve güçlü erkeklere uyma gösterir, yaşıtlarınca kabul gören "maço" imajı taşır (erkekler).
  • Kaygı düzeyi düşüktür.
  • Güce dayalı benlik algısına sahiptir; kendisini sert, başarılı ve becerikli görür; tatminsizlik duymaz. Kendisini okulda aldığı notlara göre daha akıllı bulur; güvenli, dışa dönük ve rahattır.
  • Başetme becerileri yüksektir, bağımsızdır ve kendini güvenle ortaya koyabilir.
  • Mağdurun cezayı hak ettiğine inanır.
  • Sosyal yönden cüretkâr olarak tanımlanır.

 

 FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ

 

  • Fiziksel olarak güçlü ve saldırı güvenleri yüksektir.
  • Koordinasyonları yüksektir, sporda ve bahçe oyunlarında başarılıdırlar.
  • Enerjik ve aktiftirler.
  • Acıya dayanma eşikleri yüksektir, gözüpektirler.
  • Mağdurlardan yaşça ve bedence büyüktürler.
  • Görünümleri normaldir.
  • Fiziksel olarak çekicidirler

.

 

 

 

 

 

ZORBALIK  KONUSUNDA  ÖĞRETMENLERE ÖNERİLER


1. Çocuklara saldırganlık örneği olmayınız. Onların gördüğü,duyduğu veya fark ettiği yerlerde hiç bir zaman saldırgan davranışlar göstermeyiniz.
2. Öğrencilere her fırsatta topluma uymayan saldırganca yapılan davranışların zararını topluma uyan davranışların yararlarını örneklerle anlatınız.

3. Zorba davranışlar karşısında vurdum duymazlık etmeyiniz, tolerans göstermeyiniz. Davranışlarının istenmeyen davranışlar olduğunu gösteriniz.
4. Zorbaca davranışları saldırgan davranışlarla cezalandırmayınız. Aksi takdirde öğrencinizin düşmanlık hislerini geliştirmiş olursunuz.

5. Zorba çocukları mümkün olduğu kadar grup etkinliklerine teşvik ediniz. Her fırsatta geniş grup faaliyetleri hazırlayarak öğrenciye bu gruplarda en iyi yapabilecekleri görev ve sorumlulukları veriniz.

6.Çocuğun sosyal olgunluğunu artırmak üzere ona çeşitli sorumluluklar verilmelidir.

7.Çocuğun olumlu davranışları anında pekiştirilmelidir

8. Çocuklar öfkeli,gergin,heyecanlı iken onlarla tartışmayınız. Çünkü bu arada etkileme olmamaktadır. Çocuk sakinleşip hazır hale geldikten sonra davranışının mantıksızlığını  birlikte görüşünüz.
9.Öğrencide zorbaca davranışlar hakim olduğu zaman onun boşalmasını sağlamak amacıyla çocuğa çekişle bir şeyler kırması ,makasla bir şeyler kesmesi,yumruklayacağı çeşitli oyun araçları(hacıyatmaz) vb. olanaklar sağlayınız. Bunlar çocuğun saldırgan yönlerini doyuracak ve biriken saldırgan enerjilerini zararsız şekilde sarf etmelerini sağlayacaktır.
10. Çocuğa spor gibi enerjisini boşaltabileceği kaynaklar sunulmalıdır.

11.Çocukla belli bir süre kavga etmeyeceği zorbaca davranış sergilemeyeceğine dair kontrat yapılabilir.Bu davranış anlamlı bir azalma görülünceye kadar kontratı görüşmeye devam edin.Olumlu davranışlarını ödüllerle pekiştirmeyi unutmayın.
12. Aile ile iletişim halinde olunmalı,ailedeki ortamın da huzurlu olması gerektiği hatırlatılmalıdır..
13. Zorba davranışlarıla çocuk amacına ulaşamamalıdır. Ebeveyn bu konuda kararlı davranmalıdır.
.

 

 

ÇOCUKTA SALDIRGANLIK VE ŞİDDET

 

İçgüdü ; Freud,Mc Dougal, Lorenz ve daha başkaları insanda doğuştan saldırganlık dürtü yada içgüdülerinin bulunduğunu ileri sürmüşlerdir. Yapılan labaratuvar ve alan çalışmalarıyla içgüdü kuramını güçlendirmeye çalışmışlardır. Kurama göre içgüdü insanda doğuştan vardır. Dolayısıyla saldırganlık eğilimi taşıyan bireylerin saldırgan davranışta bulunma ihtimali artmaktadır.

Rahatsız edilme ve saldırı ; Birisi tarafından rahatsız edildiğimizde ya da bir saldırıya uğradığımızda, karşımızdakine yönelik saldırganlık eğilimine girmekteyiz. Örneğin,trafik ışığının yeşilden kırmızıya dönmesini bekleyen bir şoförün daha yeşil yanmadan korna çalan arkadaki araba sürücüsüne tepkisini düşünelim. Veya sınıfta fikrini açıklayan bir öğrenciye fikrinin,ne kadar aptalca olduğunu söyleyen bir başka öğrenciye karşı tepkisini düşünelim. Bütün bu durumlarda birisi diğerine hoş olmayan bir davranış sergilemiştir. İncinen ya da zarar gören kişi, bunu nasıl algıladığına bağlı olarak rahatsız edilmiş ve saldırıya uğramıştır. Büyük ihtimalle bu kişi kızacak, saldırının kaynağına karşı saldırganlık tepkisi verecektir.

Engellenme (zorlanma) ve saldırı ; Engellenme,bir amaca ulaşmanın önlenmesi ya da yavaşlatılmasıdır. Engellenme saldırganlık duygularına yol açmaktadır görüşü psikolojideki temel varsayımlardan birisidir. Örneğin ekonomik çöküntüler herkesi etkileyen engellemelere neden olurlar. İnsanlar iş bulamaz,ihtiyaçlarını karşılayamaz ve tüm yaşantılarında kısıtlanırlar. Saldırganlığın ortaya çıkışı genelde engellenmenin varlığını öngörür ve engellenme her zaman bir şekilde saldırganlığa neden olur. Keyfi engellenme ya da zorlanmalar,keyfi olmayanlardan daha fazla kızgınlık ve saldırganlığa neden olmaktadır.

Öğrenilmiş saldırgan tepkiler ; İnsanda saldırganlık önemli ölçüde onun ne öğrendiğine bağlıdır. Yeni doğmuş bir bebek,saldırganlık duygularını tümüyle denetimsiz biçimde ifade eder. Ne zaman azıcık engellense ya da zorlansa,istediği bir şeyi elde edemezse öfkeyle ağlar, ulaşabildiği her şeye zarar verir. Bir çocuğa saldırganlığın kabul edilebilir olduğunu öğreten her şey saldırganlık eğilimini artıracaktır .Saldırganlığın yanlış olduğunu öğreten her şeyde tam tersi bir etki yapacaktır. Dolayısıyla toplumsallaşmada temel sorun,çocuklara saldırmamayı öğretmek değil, saldırganlığın ne zaman uygun olup-olmadığını öğretmektir.

Pekiştirme ; Belli bir davranış ödüllendirildiğinde,bireyin o davranışı gelecekte tekrarlama ihtimali artacaktır. Cezalandırıldığında ise bu ihtimal azalacaktır. Bir çocuk evdeki halının üzerine çamur taşımamayı öğrendiği gibi saldırganlık göstermemeyi de öğrenir. Saldırgan davranışlar önemli ölçüde öğrenilmiş tepkilerdir ve pekiştirme saldırganlığın öğrenildiği temel süreçtir.

Taklit ; Taklit bir çocuğun davranışına biçim vermede önemli rol oynayan diğer bir süreçtir. İnsanda ve özellikle çocuklarda başkalarını taklit etme eğilimi güçlüdür. Taklit her tür davranışı kapsar. Bir çocuk, diğer insanları saldırganlık gösterirken ve saldırganlığını kontrol ederken gözler ve onları kopya eder. Sözle saldırmayı,insanlara bağırmayı,sövmeyi ve eleştirmeyi,taş atmayı ve şiddeti öğrenir. Çocuklar her modeli aynı oranda taklit etmezler. Önemli,güçlü,başarılı ve sevilen kişileri taklit etme eğilimi daha güçlüdür. Ayrıca en çok taklit ettikleri kişiler en çok gördüğü kişilerdir. Tüm bu ölçülere uyan ana-babalar ilk yıllarda çocuk için temel modelleri oluştururlar. Ana-babalar hem temel pekiştirme kaynakları hem de başlıca taklit modelleri oldukları için çocuğun gelecekteki saldırgan davranışları büyük ölçüde, ana-babaların birbirlerine karşı nasıl davrandıklarına bağlıdır.

       MEDYA VE ŞİDDET : Saldırgan davranışların ortaya çıkmasında en önemli etkenlerden biri öğrenmedir. T.V.nin çocuklar üzerindeki etkileriyle ilgili araştırmaların büyük çoğunluğu "gözleme dayalı öğrenme" adı verilen geniş bir konu alanında yoğunlaşmaktadır. Bu yaklaşıma göre bir çocuk başkalarını gözleyerek yalnızca yeni davranışlar öğrenmekle kalmaz, saldırgan davranışlara başvurmanın yada böyle davranışlardan kaçınmanın uygun olduğu zaman ve ortamları da öğrenir. Berkowitz'e göre T.V.de saldırganlığı gözleme,izleyicilerde saldırganlıkla ilgili düşüncelerin uyarılmasına yol açar. Bu düşüncelerdeki etki duygulara ve davranışsal eğilimlere yayılır,gözleyenleri saldırgan eyleme daha bir hazır hale getirir. T.V. deki saldırgan görüntülerin,şiddet içerikli filmlerin ve eylemlerin, pornografik öğelerin yer alması çocukları ve gençleri olumsuz yönde etkilemektedir. Uzun süre T.V. izleyenlerin izlemeyenlere oranla daha güvensiz,kuşkulu,kızgın ve öfkeli oldukları görülmüştür. İnsanlar gerek T.V. de  gerek yazılı basında şiddeti sürekli görür,tedirgin edilir,diken üstünde tutulursa, o insanların dünyaya olumlu bakmaları,kendilerini olumlu algılamaları beklenemez.      T.V. deki şiddet içerikli programların çocuklar üzerindeki etkileri 1961'de A.Bandura ve arkadaşları tarafından yapılan deneyde ortaya konmuştur. Bu deneyde çocuklar bir yetişkini,basit oyuncaklar ve şişirme bir bebekle oynarken seyrettiler. Deneysel koşullardan birinde,yetişkin yaklaşık bir dakika için basit oyuncakları toplamakla işe başladı. Sonra dikkatini şişirme bebeğe çevirdi. Bebeğe yaklaştı, onu yumrukladı, ağaç bir çekiçle ona vurdu, havaya fırlattı ve odanın içinde orayı burayı tekmeledi. Bütün bunları yaparken de "kır burnunu ,vur başına, al sana" diyerek bağırdı. Çocukların gözleri önünde bu davranışları yaklaşık 9 dakika sürdürdü. Diğer bir durumda  yetişkin sessizce diğer oyuncaklar üzerinde  çalıştı,şişirme bebekle ilgilenmedi. Bir süre sonra her çocuk şişirme plastik bebeği de içeren bir dizi oyuncakla 20 dakika  yalnız bırakıldı. Yetişkin saldırgan davranışlarda bulunurken seyreden çocukların onu diğer oyuncaklar üzerinde sessizce çalışırken seyreden gruptaki çocuklardan çok daha saldırgan davrandıkları görüldü. İlk grup bebeği yumrukladı ,tekmeledi ,hırpaladı ve saldırgan yetişkinin söylediklerine benzer saldırgan yorumlarda bulundu. Bu çocukların saldırmaya deney öncesinden daha eğilimli oldukları açıkça ortaya çıktı. Taklit süreci içerisinde daha fazla saldırgan davranış gösteriyorlardı.

Şiddet ve cinsel içerikli filmler çocukları olumsuz etkileyebilir. Ergenlik çağına gelmiş çocuk bu tür filmleri   kontrolsüz bir ortamda izledikten sonra daha saldırgan olabilirler. Şiddet ve cinsellik içeren filmler çocuklarda korku oluşturur,akılları karışabilir. T.V. ve radyolardaki olumsuz programların çocuklar üzerinde oluşturduğu etkiler sonucu ortaya çıkan davranış değişikliklerinin neler olduğunu şöyle sıralayabiliriz;

·         Çocuklar T.V. de izledikleri dizi kahramanlarını kendilerine model seçiyorlar, günlük yaşamlarına ve oyunlarına yansıtıyorlar. Bu dizilerdeki kahramanların davranışları çocuklardaki saldırganlık dürtülerini harekete geçiriyor.

·         Şiddet,saldırganlık,cinsellik içeren programlar,onları izleyen çocukları psikolojik sorunlara itiyor, içine kapanık,kavgacı,istismar ve şiddet eylemlerine yatkın duruma getiriyor.

·         Çocuklardaki cinsel ve saldırgan davranış dürtülerinin küçük yaşta aşırı uyarılması,  olumsuz bir koşullandırma yaratıp cinsel sapıklıklara ve sadist duyguların ortaya çıkmasına neden olmaktadır.

·         Öğrencilerin şiddet içeren filmlerde gördüklerini okuldaki arkadaşları üzerinde uyguladığına tanık oluyoruz. Hemen-hemen bütün sorunlarını şiddet uygulayarak çözmeye çalıştıkları gözlenmiştir.

·         Öğrencilerin yaptıkları oyun araçlarında ve çizdikleri resimlerde bile bu filmlerin etkileri görülmektedir. Bu tür filmleri izleyen çocukların arkadaşlık kurmada güçlük çektiği,yalnız yaşamayı, kendi dünyalarıyla baş-başa kalmayı yeğlediği ve böylesi filmlerin bağımlılık oluşturduğu belirlenmiştir.

·         Çocuklar çeşitli yaş gruplarına göre değişik filmlerden hoşlanmaktadır. Küçük çocuklar çizgi filmlerden, küçük kahramanlı dizilerden, büyüdükçe kovboy filmleri ,dedektiflik,filmlerinden hoşlanmakta,bu filmlerin kahramanlarının hareketlerini ve konuşmalarını günlük yaşamlarına yansıtmaktadırlar.